• $8,1279
  • €9,7217
  • 455.922
  • 1378.37
15 Haziran 2011 Çarşamba

İnternet Yasası'yla prova anayasayla gala

Yurtsan Atakan
Yurtsan Atakan
YAZARIN SAYFASI

Her seçimden sonra adettendir. Seçmen şu mesajı verdi, seçmen şu uyarıda bulundu gibilerinden yorumlar yapılır.
Saçma sapan yorumlardır tabi bunlar. Seçmen mesaj filan vermez. Veremez. Seçim sonucunda çıkan tablo, seçmenlerin birey olarak yaptıkları tekil seçimlerin aritmetik toplamından ibarettir. Seçmen oy verirken, seçim sonrasında çıkacak yüzdeleri bilemez. AK Parti yüzde 50 oy alsın ya da almasın diye oy vermez. CHP yüzde 27'de kalsın mı kalmasın mı diye yapmaz seçimini.
Seçim sonuçlarını seçmenin mesajı diye yorumlamak saçmadır saçma olmasına ya, her seçim sonucunun altında bir mesaj da vardır aslında. Bu mesaj seçmenin değil ama sistemin mesajıdır.
En demokratik olanları da dahil her devletin geri planında seçim sonuçlarından, halkın seçiminden bağımsız çalışan bazı çarklar vardır. Bu çarklar demokratik kültürün oturmadığı ülkelerde, demokratik sistemin doğasına aykırı çalışan çarklar olabilir. Hatta kimi ülkelerde demokratik seçimle gelen iktidarlar bile totaliter yönetimleri benimseyebilirler. Her iki örneği de Türk siyasi tarihinde gördük. Birincisini askeri darbeler sırasında, ikincisini ise Menderes iktidarında.
Öte yandan demokrasi kültürünün oturduğu ülkelerde, seçim sonuçlarından bağımsız çalışan çarklar yine demokrasiye hizmet ederler. Bu çarklar yasama, yargı ve bir ölçüde de dördüncü kuvvet denilen medyadır. Bu üç güç bağımsız olduğunda, azınlığın temel haklarını koruyarak, çoğunluğun karşısında ezilmemelerini sağlar. Çünkü demokrasi genel inancın aksine çoğunluğun mutlak iktidarının değil, azınlığın haklarının teminatıdır. Ayrıca sistemin devamlılığının ve istikrarının güvencesidir.
Seçim sonuçları işte bu sistemin bir mesajıdır. Halk oyunu verir, yöneticilerini seçer. Sistem ise seçim sonucunda çıkan güç dengesinde, her bir oyuncunun rolünün sınırlarını belirleyerek mesajını verir.
Seçim sonucunda sistemin verdiği mesaj apaçık. 'Eğer beni değiştireceksen' diyor sistem, 'Bu değişikliği iktidar olarak tek başına yapamazsın. Diğer partilerle işbirliği yapıp toplumsal uzlaşma ile yapmak zorundasın'.
Türkiye'de şu anda görüldüğü kadarıyla toplumun her kesiminde bir yeni anayasa beklentisi var. Büyük çoğunluk daha demokratik ve en önemlisi sivil bir anayasa beklentisi içinde. Sorun demokrasi, özgürlük, sivil gibi kavramlardan herkesin farklı anlamlar çıkartmasındaydı.
Seçim sonucunda oluşan sandalye dağılımının anayasayı değiştirme, hatta referanduma götürme gücünü tek bir partiye vermemiş olması sağlıklı ve güçlü bir anayasaya kavuşabilmek adına Türkiye için çok büyük bir şans. Üçüncü kez üstelik yüzde 50 gibi büyük bir oy oranı başarısıyla 'bir daha' başbakan olan Erdoğan'ın, seçim öncesindeki '330'u aşamazsak, anayasa işi yatar' ve 'Bu CHP ile mi mutabakat oluşturulacak' söyleminden vazgeçmiş olması da aynı şekilde büyük bir şans.
Anayasayı tek başına değiştirme gücüne sahip olmak her iktidarın hayali olabilir. Bu nedenle Erdoğan'ın seçim öncesindeki söylemini anlamak mümkün. Önemli olan şu anda gelinen nokta ve Erdoğan'ın bu noktadaki yaklaşımı son derece olumlu. Gelinen noktada tüm partilerin bu olumlu yaklaşım içinde olması ve toplumun yeni bir anayasa beklentisine, toplumsal uzlaşma ile yazılmış bir anayasa ile cevap vermeye çalışması Türkiye'nin ayağına gelen fırsatı yakalaması anlamına gelecek.
Yeter ki sivil anayasanın en başta, toplumun katılımıyla yazılmış bir anayasa anlamına geldiğini unutmayalım. Geçmişimiz, toplumun tartışmasına açılmadan hazırlandıkları için topal doğan pek çok yasa cesediyle dolu. İnternet sansürünü başımıza bela eden İnternet Yasası bunların en canlı örneği. Şimdi herkes bu yasanın değişmesi gerektiği konusunda görüş birliği içinde ama kimse bir adım atmıyor. Atanlar da yine gizli gizli, toplumdan saklayarak birtakım değişiklikler hazırlıyor. Oysa İnternet Yasası'nda yapılacak değişiklikte izlenecek katılımcı yöntem, anayasa değişikliği için de küçük ama önemli bir örnek olabilir.
İnternet Yasası'nda yapılacak değişikliği, anayasa değişikliği için bir prova olanağı olarak değerlendirelim. Bu yasa değişikliği de çok acil ilgi bekliyor.

<p>Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özlem Esen Koronavirüs'ün kalp rahatsızlığı olanlar üzerindeki etkis

Koronavirüs Kalp Krizine Yol Açar Mı?

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler