• $9,4514
  • €10,9731
  • 547.74
  • 1506.87
18 Eylül 2021 Cumartesi

Günümüzün yeni istihbarat paradigması

Paradigma, toplulukların, kurumların ve ülkelerin belli başlı meselelere nasıl yaklaşması gerektiğini belirleyen ortak kanaatler ve bakış açıları anlamına gelmektedir. Bu bakış açıları ve kanaatlerin oluşması pek çok faktörün birleşimiyle gerçekleşir. Aslında devletler de insanlar gibi sürekli olarak kendilerini yeni durumlara adapte etmek ve geliştirmek zorundadırlar. İşte devletleri bu adaptasyona iten sebepler aynı zamanda istihbarat temelli güvenlik yaklaşımlarının da ortaya çıkmasında son derece belirleyici olmaktadır. Bu bakımdan ülkemizin geçmişte karşılaştığı olaylardan elde edilen tecrübeler ve sahip olduğu yeni imkânlar ile binlerce yıllık devlet geleneği kültürü bu günkü yeni Türk istihbarat yapılanmasının en önemli unsurlarıdır.

KLASİK İSTİHBARAT ANLAYIŞI

Güvenlik odaklı istihbarat paradigmasının ortaya çıkışı günümüzden yaklaşık on bin yıl öncesine dayanır. İlk orduların da Neolitik dönem olarak adlandırılan bu zamanda ortaya çıktığını görürüz. Dolayısıyla istihbaratın ortaya çıkışının asıl sebebinin güvenlik ihtiyacı olduğu söylenebilir. Yüzyıllardır istihbarat yöntem ve teknikleri değişse de toplumların her türlü tehlikeden ve kaygıdan uzak olma halini ifade eden güvenlik kavramının çok da değiştiği söylenemez. Tehlike oluşturan unsurlar zaman içinde değişmiştir ancak sonuçta bunların insan psikolojisinde her zaman kaygı oluşturmak şeklinde karşılığı olmuştur. Bu bakımdan MÖ 8000'li yıllardan yani Neolitik dönemden özellikle 1800'lü yıllardaki sanayi devrimine kadar geçen sürede istihbarat paradigmasının çoğunlukla askeri kuvvetler içerisinde geliştirilmeye çalışıldığına şahit oluruz. Başlangıçta rakip silahlı güçler hakkında önceden bilgi almak için özellikle insanların kaynak ve vasıta olarak kullanıldığı sınırlı kapasitede istihbarat yapılanmaları oluşturulmaya çalışılmıştır. Devletlerin daha da büyüyerek güçlü imparatorluklara dönüşmeye başladığı ilk çağ dönemlerinde askeri unsurlar dışında rakip güçlerin ekonomik, siyasi ve demografik kapasiteleri hakkında da bilgi edinmeyi amaçlayan faaliyetler şeklinde gelişimini sürdüren istihbarat anlayışı, sanayi devrimiyle birlikte teknolojide yaşanan gelişmelere bağlı olarak pek çok alanda kurumsallaşmaya başlamıştır. Bu kurumsallaşmayla birlikte; Yöneltme-Toplama-Analiz ve Yayım şeklinde sistemleşen klasik istihbarat anlayışı ikinci dünya savaşı sonrası döneme kadar varlığını sürdürmüştür. 1960'lı yılların ortalarından itibaren ortaya çıkan uydu ve bilgisayar teknolojileri ve 1990'lı yıllarda kullanılmaya başlanan internet ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler sistemleşmiş klasik istihbarat anlayışını değiştirmiştir.

DÜNYADA İSTİHBARAT PARADİGMASINDAKİ DEĞİŞİM

Görüleceği üzere Batı 1970'lerden itibaren yer ve uzay teknolojilerinin sunduğu imkânlarla sadece insan değil çok boyutlu kaynaklar üzerinden çok yönlü tehditlere odaklanabilen istihbarat sistemlerine geçiş yapmıştır. Yeni istihbarat sisteminde sadece haber toplama değil haberlerin saniyeler içerisinde analizlenerek neredeyse eş zamanlı istihbarata dönüştürülebilmesi mümkün hale getirilmiştir. Aynı zamanda geçmişteki klasik anlayışta uzun sürelere ihtiyaç duyulan toplama ve analiz safhaları artık saniyelere indirgenebildiği için çok kısa sürelerde elde edilebilen istihbaratın gereği olan özellikle tehdit durumundaki hedeflerin yok edilmesi yine istihbarat birimleri tarafından yerine getirilmeye başlanmıştır. Böylece geçmişteki pasif istihbaratın yerin günümüzde aktif istihbarat almıştır. Zira daha önceki klasik yaklaşımda istihbarat birimleri sadece haber toplayıp elde ettiği istihbaratı ilgili birimlere sunarken kaybedilen o çok değerli zaman artık istihbarat enerjisinin önemli bir parçası haline getirilmiştir. Bu da tabi ki istihbaratın yeniden yapılanmasını da gerekli kılmıştır. Bu yeni yapılanma içerisinde yüksek uzmanlık gerektiren bilimsel alanların istihbarat örgütlerinin doğrudan bünyesine alındığını gözlemliyoruz. Böylece ihtiyaçları doğrultusunda spesifik konularda kendi teknolojisini kendisi üreten, kendi laboratuvarları, araştırma ve üretim merkezleri bulunan, bünyesinde bilim insanlarının çalıştığı, diğer birimlerle iç içe geçişi sağlayan güçlü entegrasyonlara sahip ve bir anlamda hem besleyen hem de beslenen, organik yapılı yeni istihbarat teşkilatları ortaya çıkmıştır.

Türkiye bu sürecin neresinde diye bakacak olursak ülkemizdeki çok başlı ve oldukça dağınık istihbarat yapılanmalarıyla sürdürülmeye çalışılan klasik istihbarat faaliyetlerindeki devrimsel dönüşüm 2010'lu yılların başına rastlamaktadır. Yakın dönemde Türk istihbaratındaki değişim ve dönüşümler ile günümüzde ulaşılan sonuçları müteakip yazımda anlatacağım.

<p>Onlar Türkiye'nin Vurcu İHA'sı. Mehmetçiğin  kötü gün dostu. Yerli ve milli İHA sistemi Kargu.</p

Kargu Vurucu İHA'lar Teşkilat dizisinde marifetlerini sergiledi

Mersin Uluslararası Limanı'nda 60 kilo 950 gram kokain ele geçirildi

Hayvancılıktan sağladıkları gelirle 35 ülke gezdiler

Japonya'da Prenses Mako ile Komuro Kei evlendi