• $8,8689
  • €10,474
  • 499.049
  • 1384.68
6 Eylül 2021 Pazartesi

SİHA'LARIN SİYASAL VE EKONOMİK ETKİLERİ

Dr. Eray Güçlüer
Dr. Eray Güçlüer
Dinle

Bayraktar TİHA ile birlikte TUSAŞ Anka ve TUSAŞ Aksungur sistemleri ülkemizin stratejik güvenliğinin çok boyutlu olarak sağlanmasında son derece önemli taarruzi hava araçları olarak literatüre girdiler. SİHA denince akla doğal olarak ilk önce işin güvenlik boyutu geliyor. Güvenlik, toplumların devlet olabilmesinde en temel motivasyondur. Devletin temel görevi toplumun gelecekte yaşamasını garanti altına alacak güvenliği sağlamaktır. Fakat Türkiye'nin ürettiği silahlı veya silahsız insansız hava araçlarının güvenliği sağlamanın ötesinde sosyo ve eko politik işlevlere de sahip olduğunu söylemek gerekir.

EMPERYAL ÜST AKLIN OYUNLARI

Geçmişten günümüze sömürge odaklı emperyal üst aklın bileşenleri durumundaki devletler, çeşitli yöntemlerle hedef aldıkları ülkeleri istikrarsızlaştırmaya çalışırlar. Örneğin döviz üzerinde operasyon yaparak hedef ülkenin ekonomisini zayıflatmayı deneyebilirler, her bir adımda ekonomik yaptırımlar ve yaptırım tehditlerinde bulunabilirler ki Türkiye bu tür operasyonlarla çok karşılaştı. Zayıflattıkları ekonominim faturasını o ülkenin yönetimindeki hükümetlere çıkarılar, sosyal fay hatlarında tahribat yapacak ve mesafe açacak şekilde borç para verirler örneğin IMF'ye borçlandırmak gibi. Ayrıca iç siyasette destekledikleri elemanları vasıtasıyla istikrarsızlaştırıcı siyasal aparatlar üretebilirler, zayıflattıkları ülkeleri kendilerine daha da bağımlı kılabilmek için civar ülkeleri askeri açıdan güçlendirip tehdit haline getirebilirler, örneğin Yunanistan gibi. PKK, DEAŞ, FETÖ gibi terörist unsuları desteklemek, hedef ülkenin medyasını ele geçirmek, görünüşte sanatçı veya aydın olan ancak özde emperyalist güçlere bağımlı kukla evrenseller yaratmak, adeta o toplumu kendisine yabancı, kendisine düşman hale getirmek gibi çok çeşitli oyun ve senaryolar bu küresel emperyal aklın seçenekleri arasında bulunmaktadır.

EMPERYALİZMİN PANZEHİRİ MİLLİ VE MUKTEDİR DEVLET

Vizyon, bir yapının, bir organizasyonun gelecekte olması arzu edilen halidir. Organizasyonun büyüklüğüne göre vizyon taktik (mikro), operatif (mezo), stratejik (makro) planlamalar gerektirir. İşte TİHA'lar da bu planlayıcı vizyoner devlet aklının ürünleridir. Dolayısıyla SİHA'ları sadece birer silah olarak görmek yanlış olur. İHA-SİHA-TİHA şeklinde gelişen Türk hava teknolojisinin bundan sonra da İnsansız Savaş Uçağı (İSU)-Uzay Mekiği-Uzay Üssü şeklinde bir seyir izleyebileceğini söyleyebilirim. Ancak bunlar yapılırken aynı zamanda ülkemizin toplumsal değişiminin ve kalkınmasının da sağlandığını unutmayalım. Binlerce Türk mühendisinin emeğinin ürünüdür bunlar. Her geçen gün daha yüksekleri hedefleyen, daha analitik düşünen, pratik ve çözüm odaklı mühendislik bilincine sahip toplum olma yolunda ilerliyoruz. Halen 3 milyar dolar olan savunma sanayi ihracatının 2023 yılına kadar yani bir buçuk yıl içerisinde 20 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor. Burada önemli olan ulaşılmış olan seviyeye katkı sağlayacak teknolojik zeminin kamu veya özel daha fazla şirketin önderliğinde olabildiğince daha geniş toplumsal kesimlere yayılmasının sağlanmasıdır. Böylece dengeli toplumsal gelişmenin sağlanması ve toplumsal dayanışmanın daha da arttırılması mümkün hale gelebilir. Sonuçta her şeyin temeli insana dayanmaktadır ve teknolojinin de sosyolojisi olduğunu unutmayalım. Bu kapsamda her geçen gün artan milli gücümüzün aynı zamanda kendi insanımızı da geliştirdiğini bilelim. Ama bütün bunları sağlayan sistemin aslında siyasal sistemin ürünü olduğunu da söylemem gerekir. Yukarıda anlattığım sömürgeci yöntemlerin tamamı hedef ülkedeki siyasal sistemin ele geçirilerek o ülke toplumlarının emperyalistler tarafından yönetilmesini amaçlarlar. Dolayısıyla milli devlet olabilmenin ilk şartı milli ve muktedir iktidara sahip olmaktır. Siyasal istikrarın olduğu yerde emperyalizmin olması mümkün olamayacağından, ülkenin güç ve kaynaklarının toplum yararına ve etkili bir şekilde kullanılması gerçekleşebilir. Toplumsal gelişme hızlanır, sürekli gelişen toplum kendini zamanın gereklerine göre çok yönlü olarak güncelleyebilir, olası tehditlere karşı önceden tedbirler alabilir, içeride ve dışarıda kendini savunma mekanizmalarını güçlendirecek kişi ve araçları üretebilir. Dolayısıyla teknoloji-sosyoloji dengesinin merkezinde siyasal istikrar bulunmaktadır.

TİHA'LAR SAVAŞ KONSEPTİNİ DEĞİŞTİRDİ

Teknik kapasitelerine bakıldığında TİHA'ların günümüz harp konseptlerini değiştirdiğini, kendine özgü yeni savaş dengeleri oluşturduğunu görebiliriz. 10 bin metre irtifaya çıkabilen TİHA'lar, üzerlerindeki milli ve yerli akıllı mühimmatlar sayesinde 50-100 km menzilden hedefleri vurabiliyorlar. Dolayısıyla düşmanın alçak irtifa hava savunma sistemlerinden etkilenmiyorlar. Böylece muharebe sahasındaki kara ve deniz birliklerine ani ve yakın hava desteğini savaş uçaklarından çok daha iyi sağlayabiliyorlar. Baskın tarzındaki olası düşman saldırılarını önleyebildikleri gibi yaklaşık 500 km kontrol menzilleri ile düşman ülkedeki uçak ve füze sistemlerini yerinde imha edebiliyorlar. Uçak gemilerine konuşlandırıldıklarında dünyanın her yerinde terör operasyonlarını başarıyla icra edebiliyorlar. Örneğin Gölbaşı'daki yer kontrol istasyonundan ülkemizi koruyan onlarca TİHA'nın 7 gün 24 saat sürekli kontrol edildiğini düşünün. Ortadoğu'dan Kafkaslara, Afrika'dan Balkanlar'a nerede olursa olsun terör yuvalarını vurabilen bir Türkiye hayal edin. Artık bunları hayal etmenize gerek yok, Türkiye zaten bunları yapıyor. Şimdi daha büyük hayallere doğru koşma zamanı. Birlik ve beraberlik içinde.

Dr.D.Eray GÜÇLÜER

Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi

<div><p></p><p><span style='font-size: 1.6rem;'>Antalya'nın Manavgat ilçesinde tur otobüsü ile otomo

Antalya'nın Manavgat ilçesinde tur otobüsü ile otomobil çarpıştı. 2 kişi yaralandı

Biber kurutma mesaisi köyü adeta kırmızıya boyuyor

Sahili kaplayan su sümbülleri temizleniyor

Tescilli kayısı çekirdeğinden kurabiyeler damakları tatlandırıyor