• $7,5422
  • €9,0323
  • 411.169
  • 1538.04
10 Nisan 2011 Pazar

Gönül üzerine

- Gönül felsefesini tanımlar mısınız? Gönül felsefesi sizde nasıl bir süreç sonucu oluştu?
- Gönül ile ilgim, gönlümün tomurcuk olarak büyük sancılarla ortaya çıkmasıyla başladı. 16 yaşımdan bu yana edebiyatla yoğun ilgimde gönlümü yoklamaktayım. Bunu henüz Batılı anlamda felsefeye geçiremedim. Dünyada ve Türkiye'de çektiğimiz sıkıntıların toplumsal, siyasal, ekonomik boyutlarının yanında, birey ve toplum olarak gönül oluşturamamanın derin acılarını da yaşıyoruz.
- Öncelikle gönlün ne anlama geldiğini açıklar mısınız?
- Gönül, insanın insan olma iradesidir. İnsan olma, olgunluğa erme aşamasında gönül olmadır. Gönül, insanın birçok etkinliğini, özelliğini taşıyan bir kavramdır. Gönlü dört ana özelliğiyle betimlemeye çalışabilirim:
Öncelikle gönül, bir güçtür. Bir yaşam enerjisi; öğrenmeye, anlamaya, yaratmaya, zorlukları yenmeye, yaşamı ve kendimizi dönüştürmeye yönelik bir yaşam gücüdür. Bilinçli bir güçtür. Bir arzu-bilinçtir; isteyen, talep eden, iradesi olan bir bilinç... İnsanı insan kılan özellikleri bütünleyen, bu bütünleme çabasında onun kendini, kendine özgü bireyselliğini ortaya çıkaran güçtür.
İkinci olarak gönül bir havadır, bir yaşam alanıdır. Bir ortamdır, çevredir. Gönül hem içimizdeki güç, hem dışımızda bizi kuşatan bir atmosfer, bir küredir. Onda yaşarız.
Üçüncüsü gönül, bir tavırdır. Bir duruştur. Yaşamayı, çevremize, kendimize karşı takındığımız bir tavır. Kendimizi olanaklarımızı gerçekleştirmeye hazır, açık tutma çabamız. İçtenlik, kendiliğindenlik tavrı. Bir göze alma, hayata 'ben de varım' diyebilme tavrı.
Son olarak da gönül, bir yaratmadır, meydana getirme, dönüştürmedir. Gönül bir eylemdir, gerçekleştirmedir. Hayatı etkileme başarısıdır.
Öyleyse gönül; bir güç, bir hava, bir tavır, bir eylemdir. Bir tomurcuk kavram olarak kendini güç, hava, tavır, eylemde sunar.
- Burada gönülden kasıt, bireyin gönlü mü, yoksa toplumun gönlü mü?
- Gönül, bireyin ya da birey topluluklarının gönlü olabilir. Birey, gönül insanı; topluluk, gönül topluluğu olabilir. Her birey, gönül taşır ama gönül sahibi, gönül insanı olamaz. Gönül bir gizil güç olarak bizde bulunur; yaşanması için bizden tavır ve eylem bekler. Benzer biçimde, topluluklarda, toplumlarda, kültürlerde gönül gizil güç olarak vardır. Gerçekleşmesi ve ortaya çıkması için uygun koşullar ile topluluk bireylerinin gönül atılımları gerekir.
- Gönül atılımları bize ne kazandıracak?
- Gönül atılımları, kokuşmuş ortamı dönüştürerek canlandırmayı başaracak anlam doğurmaları ve yaşantıları ile gerçekleşir. 'Öteki' çıkışlı atılımlardır. 'Öteki'nin varlığını gözeten, farklı olanı fark etmeye yönelik çabalardan oluşur. İnsanın tükenmezliğini ve olanaklarını, yaşamın bitimsizliğini ve sonsuzluğunu kavrayan gönül gücü ile sağlanır bu atılımlar... Atılımı gerçekleştiren bireylerin, kendi kendileriyle, içinde bulundukları gerçeklik ile yüzleşmeleri gerekir. İçten, yapmacıksız insanlar, atılımı hedefine ulaştırır. Gönüllerini ve dürüstlüklerini ortaya koyarak, atılımlarını tamlayabilirler. Gönül atılımı, birey ya da toplulukların gönülleyebilmesinin, gönüllerini gerçekleştirebilmesinin ilk koşuludur. Gönülleme, uzun bir yoldur. Ancak gönül atılımlarıyla yürünebilir bu yolda...
- Gönül kavramını merkeze oturtmamız bize nasıl bir değişim/dönüşüm getirecek? 
- Gönül oluşumu, bireyde ve toplumda, onların varlığını oluşturan bileşenler arasındaki etkileşimi gerçekleştirerek bütünlük sağlar. Bütünlük olanaklara açıklık demektir; bireyin bedeninin, duygularının, düşüncelerinin, toplumsal ilişkilerinin ve gelişimlerinin dayandığı olanakların bilincine sahip olması demektir. Toplumu toplum yapan özelliklerin de belli bir çerçevede ilişkilendirilip toplanmasıdır. Gönül atılımlarıyla varılan gönül oluşumu, özgül bir varlığa aittir. Gönül topluluğu ve gönül insanı, kendine özgü özellikler taşır. Bütünlük ve özgüllükle gönül insanı, 'öteki'ne yönelmiş insandır. Ben-merkezli bir yaşamdan, ötekini öne alan bir yaşama doğru yürüyendir. Dünya gönül insanlarını, gönül topluluklarını yaratmada çok mu geç kaldı dersiniz?
- Gönül felsefesi içinde gelenek kavramına nasıl yaklaşıyorsunuz?
- Gelenekten yoğun bir biçimde besleniyorum. Gelenek müzelik bir şey değil, geleceğimi hazırlayan bir şey. Ben geleneği kişiliğimle birleştirmek istiyorum. Gelenek kalbim gibi olmalı; sırtımda bir yük gibi değil... Gelenek nefes aldığım hava gibi tabii bir şey olmalı. Gelenek tekrarla yaşamaz; yenilik katarak, tazelenerek yaşatılır. Gelenek bazı yazarlarda çok hissedilir, bazı yazarlarda da sadece satır aralarında vardır. Esasen gelenek, geleneği reddeden yazarlarda bile vardır. Çünkü Türkçe'yi iyi ve güzel kullanan bir yazar ise gelenek dil aracılığıyla satır aralarına girer.

<p>İnsanların, hayatı boyunca kilosunu sağlıklı bir düzeyde tutabilmesi kalbin de ilerleyen yaşlarda

Kalp hastaları dikkat! Fazla kilolar kalp sağlığımızı nasıl etkiliyor?

Kahramanmaraş'ta 3 mahalle karantinaya alındı

Türkiye'deki yaban hayatı fotokapana yakalandı

Güneş patlamalarının kaynağı ilk kez belirledi