• $8,0636
  • €9,6736
  • 461.339
  • 1408.14
20 Mart 2011 Pazar

Mekan açan bir çiçekmiş Anadolu

İnsan, kendisine zaman boyunca mekan, mekan boyunca zaman açılan bir varlıktır. Mekan, zaman boyunca, zaman içinde mekandır. Bu anlamda bize tarihi açar, geleceğe olanak sağlar, şimdiye destek olur. Zaman, mekan boyunca zamandır; tarihi mekanda buluruz, şimdiyi mekanda yaşarız, gelecek bize mekanla gelir. Mekan, tarihe, şimdiye, geleceğe gebedir, zamansa mekana gebe.
Mekan açar Anadolu; zaman içinde mekanlar doğurur. Mekanın zenginliği, tarihin zenginliğinden de gelir. Bu açıdan, genç, pek gençtir Anadolu; genç bir mekan doğurucusudur. Devinmiştir mekan, devindikçe insan toplulukları, kültürler, yerleşimler.
Bu devinimde, Anadolu'nun doğurganlığı, topraklarında örtülü mekan tohumlarının çeşitliliğiyle ortaya çıkmıştır. İnsana Anadolu'yla açılan mekan, henüz yeterince anlaşılmadığı gibi, bu olanaktan yola çıkılarak geliştirilebilecek mekan oluşumları, mekan düzenlemeleri gerektiğince başarılamamıştır.
Anadolu, biz Anadolular için bir oikos'dur, bir çevredir, bir ortamdır, yuvadır; bize bir yaşam sunma olanağıdır. Anadolu denen geçit mekan, köprü mekan, anavatanımız olmuştur. Sorun bu vatanda nasıl yurt tutacağımız sorunudur. Mekan bulur, orada yaşam tohumu atarız. Yaşam o mekanda tutunur, sürer ve açarsa (çiçeğin açması gibi!), mekan bize bir yaşama tabanı sağlayabilirse orada, o taban, o altyapı üstüne anlam dünyamızı kurmaya başlarız. Mekan yaşamı sarar, yaşam da mekanı. Mekan yeniden sarar yaşamı, yeniden yaşam mekanı... Bu oluşuma mekan-yaşam sarmalı diyorum. Bu sarmalın oluşmaması, yaşam-mekan kucaklaşmasının gerçekleşmemesi durumunda, mekan da, yaşam da güdük kalır.
Mekanı çoğaltan, sarıp sarmaladığı, onun tarafından da sarmalanan yaşamdır. Yüzyıllardır yurt kılınmaya çabalanan bu topraklar ana doludur, mekan doğuran analarla dolu. Bu anlamda yinelemekten kaçınmadan, yeniden yeniden söyleyelim: Bu topraklarda yaşam her dem gençtir. Devingen, sürekli yenilenen yüzüyle. Elbette bu yüzü görmek gerekir, elbette mekan yaşam sarmalı bilinci, bir zorunluluk; bu mekanın yaşandığı mekan adabı da. Buraların diliyle, yüzyıllar öncesinden oluşmuş anlam kürenin diliyle, bir mani söylersem:
Sardı mekan, yaşamı,
Düşünce yoldaşımı.
Kendini arayana,
Anadolu, boşa mı?
Anadoluluysak, ölünceye dek gencizdir, binlerce yıllık geçmişimizle. Bu denli derin geçmişi olan gencin dünyada eşi menendi yoktur.
Bu toprakta özgül olan, bize özgü olan, özge olanla iç içedir. Bundan dolayı, Anadolu'da mekan tükenmez. Ele geçirilemeyen, yabancı, uzak, farklı bir şeyler vardır hep. Sır, Anadolu'da kol gezer. Yaşama dokunamayan yapılarla, kentlerle bu sırrı ne örtebilirsiniz ne de açabilirsiniz. Sırra yakışmayan yerleşimleri yaşam kovar bir gün. Özge olanı aramadıkça, özgü olanı da bulamayız.
Unutmayalım ki, buralı insan hep gurbettedir. Garba baktığı için Anadolu'nun bir yüzü; yalnız bundan ötürü değil, arada olduğumuzdan, Şarkla Garp arasında, bin bir renk olduğumuzdan. Burada olurken, orada olduğumuzdan. Gurbet doğurur Anadolu'da mekanı. Nereye gitsek oradadır; şairin dediği gibi, içimizdedir gurbet. Gurbetle otururuz yuvamızda. Yurdumuzda. İçimizde. Uzağı yakın, yakını uzak kılan, bu sıla özlemidir. Bu özlemi hiçbir vuslat alamaz elimizden. İşte bir açıdan, mekanın çiçeğe durması bundandır Anadolu'da.
Yaşam tasarılarımız var gönüllerimizde. (Yoksa yok mu?) Bu tasarılar, belirlenmişliğimizi aşmada bize kılavuzluk edecek. Bu topraklara doğru, bir türlü uzun soluklu yolculuğa çıkamayışımızın ardında ne var? Neden bu denli özlü varlığımızı özürlü yaşıyoruz? Neden özümüzü özümseyemiyoruz? Yoksa özlemlerimizde mi bir eksiklik, yanlışlık var? Yeterince özverili değil miyiz bu yolculuk için?
Nereye gidiyoruz? Mekana. Onu sarmış yaşama. Bu yaşam kimin yaşamı? Bizim. Biz kimiz? Biz özgü ve özge olanlar. Neredeyiz? Yeterince içten, yeterince özden olamadığımız için mi gönül bahçemize hoyrat mekanlar girmiş?
Sen yolcu, yıllardır içinde bulunduğun, aşina olduğunu sandığın yaşamın kuruduğunu, mekanın kokuştuğunu mu düşünüyorsun? Gördüğün çirkinliğin ne kadarı gözündendir? Ardından gelenlerin göremediğin çiçekleri görüvermesine sakın şaşırma!

<h3>TÜRKİYE DEAŞ İLE MÜCADELE KAPSAMINDA BAŞİKA'DA</h3><p>Başika'daki Türk Üssü'ne en son yapılan sa

Başika Saldırısı: Irak'ta neler oluyor?

Fenerbahçe, Medipol Başakşehir maçı hazırlıklarını sürdürdü

Amerikalı Rapçi Kanye West'in ayakkabısı 2 milyon dolardan satışa çıktı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, KKTC'de