• $13,5234
  • €15,2981
  • 800.303
  • 1916.19
2 Aralık 2021 Perşembe

Çerkes soykırımını kim yaptı?

Edebiyatından mimarisine, hukukundan müziğine, biliminden devlet teşkilatlanmasına kadar tarihin gördüğü en büyük medeniyetlerden birini kurmuş Türklerin cihan imparatorluğu çöküyordu. Türk–İslâm medeniyeti saldırılara karşı her cephede direnmeye çalışıyordu. Özellikle iki cephe çok kritikti: Bunlardan biri Balkanlar diğeri de Kafkaslardı. Etnik kökeni ne olursa olsun Balkanlar ve Kafkaslardaki tüm Müslüman unsurlar Türklüğün birer uç kalesi gibi görülüyor; İslâm Sancağını düşürmek için saldıranlara karşı hem Osmanlı hem de Osmanlı'nın desteklediği bu yerel unsurlar direniyordu.

Balkanlar'da Boşnaklar için durum buyken, Kafkaslarda da Çerkesler hedefteydi. Anadolu Türkleri ile etnik olarak farklı olup olmadıkları tali bir mevzuydu. Kültürel ve tarihsel yakınlık olduğu gibi kaderleri de Türk-İslam Medeniyetinin tüm unsurları ile ortaktı. Düşman da bu yüzden saldırıyordu. Çerkesler Ruslara karşı direniyor ama hem güç hem silah hem de nüfus bakımından çok üstün olan Ruslar direnişin sonunda Çerkesleri bu topraklardan silmeyi hedefliyordu. Yüzbinlerce insanın sürüldüğü ve katledildiği Çerkes Soykırımı böyle vuku buldu.

Çerkesler yurtlarından koparılırken yerleşecekleri yer tabii ki Türkiye'ydi. Zira bu medeniyetin çocukları için "tüten en son ocak" burasıydı. Anne tarafımda anlatılanlardan iyi biliyorum: 1860'ların sonunda gelen Kafkas Müslümanı ailelerin hafızasında o sürgüne dair acılar hâlâ canlıdır. O hafızada da soykırımın, katliamların, işgallerin sorumlusu nettir: Çarlık Rusya'sı.

Geçtiğimiz günlerde bir yabancı devletin medya organı Çerkesler'in geçmişten günümüze yaşadığı sıkıntılar üzerine bir haber yaptı ve yaptığı haber başta Türkiye'deki Çerkesler olmak üzere, etnik köken fark etmeksizin Türk milletinin tüm mensupları tarafından büyük bir tepkiyle karşılaştı. Çünkü haberde Ruslardan ve soykırımdan tek kelime bahsedilmezken sanki Çerkeslerin yaşadığı sıkıntılar Türkiye'den kaynaklanıyormuş gibi operasyonel bir anlatı kurgulanmıştı.

Türklerin bin yıl kullandığı harflerin değiştirildiği, Türk müziği eğitiminin ve çalınmasının yasaklandığı, Alevi Türkmenler'in cemevlerinin kapatıldığı ve benzeri çok sorunlu uygulamalara şahitlik edilmiş Tek Parti Dönemi'nde ve yine pek çok grubun mağdur edildiği darbe dönemlerinde yapılmış bazı münferit hadiseleri alıp bugünün Türkiye'sinde sistematik bir ayrımcılık uygulanıyormuş gibi yazılmış bu haber ancak kötü niyetle açıklanabilirdi.

Birincisi Nazi artıklarının, bugün bile Türkleri asimile edip sistematik olarak ayrımcılık uygulayanların Türkiye'ye vereceği bir ders bulunmamaktadır.

İkincisi bu millet imparatorluk kurmuş ve etnik kökenleri ne olursa olsun yüzlerce yılda tarih, kültür ve millî şuur ortaklığı (zaten milleti millet yapan esas hasletler kan bağı değil bunlardır) ile Türk milleti çatısı altında milletleşme sürecini tamamlamış büyük bir millettir. Burası etnik kompartmanlardan oluşmuş bir üçüncü dünya ülkesi değildir. Dahası Çerkesler de bir azınlık değil, ordusundan devlet yönetimine, istihbaratından siyasetine kadar Türkiye'nin aslî unsurudur. Batının oryantalist sığlıkları bu toprakları anlamaya asla yetmez.

Daha önce yine bir yazımda bahsetmiştim: 11 Eylül sonrası Irak'ı işgale giden süreçte ABD medyası Irak etnik-mezhepsel istatistiklerini yayınlar ve haritada "Sünni-Şii, Arap-Kürt-Yezidi-Keldâni oranlarının" hesaplamalarına girerdi. Adeta kelebek türlerini anlatan ve doğada birbirine karışmamış biçimde paralel evrenlerde var olan canlı türlerinden bahseder gibi bahseden bu dili Türkiye'ye uyarlamaya çalışan unsurların niyeti belli.

Peki, bu haber niye mi yapıldı? Çünkü birilerine CHP ve İyi Parti kitlesini HDP ile ittifaka ısındırma görevi verilmiş ve akılları sıra bir takım etnikçi kurgularla devlet karşıtlığı inşa ederek bu kitlenin en azından bir kısmını HDP'ye psikolojik olarak hazırlama çalışmaları başlatılmış görülüyor.

Ama bilmedikleri şu ki; etnik kökenleri ne olursa olsun, Türk milletinin hiçbir mensubu etnikçi fitneye fırsat vermeyeceği gibi yine en sert tepkiyi topyekûn verecektir.

<p>Ezgi Aşık soruyor, Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik yanıtlıyor</p><p><

İstanbul'da kar yağışı devam edecek mi?

Dünyada girilmesi yasak en gizemli yerler! Üzerinden kuş dahi uçurulmuyor

Evindeki tahtalar çürüyünce fark etti! İçinden bakın ne çıktı

İstanbul kara teslim! Vatandaşlar saatlerce yolda kaldı