• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
11 Temmuz 2015 Cumartesi

Liberallerin Türkiyeli olma sorunu

Siyasal bir tutum almak bir ilkenin, inancın ya da ideolojinin taraftarı olmaktan ibaret değildir. Siyaset somut koşullarda somut çıkarlar için yapılır. O halde bir çerçeve olmalı, çıkarları savunulan bir toplum ya da toplumsal grup bulunmalıdır. Bu açıdan baktığımızda Türk liberallerini yerli unsurlar olarak kabul edebilmek oldukça sıkıntılıdır.

Bir yazar, AK Parti’nn meşruiyetini yitirdiğinden söz etmiş ve Batı’nın gözünde yeniden meşru olabilmesi için CHP ile koalisyon kurması gerektiğini söylemişti. İşte bu, tipik bir Türk liberal tavrıdır. Sandık ve seçmenin oyu dışında başka bir meşruiyet var mıdır? Liberallerin cafcaflı bir sıfatla ‘Jakoben’ diye adlandırdığı darbeciler de aynı şeyi söylemiyor mu? Mısır’daki darbeci katil Sisi’yi meşru görecek kadar pespayeleşmiş Batı’dan meşruiyet beklenir mi?
Meşruiyeti Batı‘da arama tutumlarına destek olmak üzere aynı çevreler müspet bir bilim sandıkları sosyolojiyi el çabukluğuyla devreye sokmak istiyorlar. Nereden icat ettilerse AK Parti’ye oy verenler altı ayrı kesimden oluşmaktaymış. Neden beş veya yedi değil de altı? Burada önemli olan biri hariç bütün grupların fakirliğinin ve eğitimsizliğinin vurgulanması. Bir tek grup iyi eğitim görmüş üst-orta gelirli insanlardan oluşmaktaymış ve içlerinde ‘bireyselleşmiş aydınlar’ (!) varmış. İşte yüzde 12’lik bu grubu kaybetmemesi için AK Parti’nin ‘rasyonellik, meşruiyet ve etik’ ilkelerine dikkat etmesi gerekmekteymiş. Ya diğer gruplar? Cahil ve parasız insanlar için ilkelerin önemi olmadığını ima ediyorlar. Neredeyse makarna, kömür de diyeceklermiş de diyememişler.
Bir merkez ve çevre teorisi uydurmuşlar. İflas etmiş yapısalcılıktan abartma, zaman ve mekân dışı her kapıyı açan bir anahtar sanki. Türkiye’de Müslümanlar çevre, Batıcı elitler merkezmiş de çevrenin merkeze gelmesi söz konusuymuş. Kapitalizm ve saldırgan küresel sermaye gerçeği hesaba katılmadan yapılan bu merkez-çevre analizine bir bakalım:
İngiltere’de ortaya çıkan ve oradan tüm dünyaya kan ve ateşle yayılan kapitalizm birçok başka ülkeye olduğu gibi Türkiye’ye de zorla ve tepeden inme kabul ettirilmiştir. Ülkemiz içindeki çağdaş merkez-çevre ayrımı bu gelişmeyle ortaya çıkmıştır. Bu sistemin değerleri İslam’la tabii ki kesin bir uzlaşmazlık içindedir. Kapitalist sosyalleşme ile ortaya çıkan burjavanın birincil ve türev ahlak değerleri insanlığın binlerce yıllık geleneklerine tamamıyla terstir. Bir örnek verecek olursak kapitalist gece yarısı dağın başında kırmızı ışıkta durur da, ortağını yasal sınırlar içinde kazıklamaktan gocunmaz. Borcunu ödeyememeyi büyük bir ahlaksızlık olarak görür de eğitim ve sağlık ticaretini salt piyasa rasyonelliğiyle değerlendirir.
Türkiye’ye yukarıdan aşağı giren kapitalizmin önce bu değerlere daha yakın olan komprador (tezgâhtar) azınlık unsurlar daha sonra Batı eğitimi almış diğerleri tarafından benimsenmesi gayet normaldir. Bugün de küresel kapitalist sistemin içinde aynı pozisyonda kaldığımız sürece merkezde yine aynı unsurların bulunması kaçınılmazdır. Nitekim, bize ne kadar Anadolu sermayesi hikayeleri anlatılsa da rakamlar ekonominin büyük ölçüde TÜSİAD kontrolünde olduğunu ve ekonomik iktidarın asla değişmediğini söylüyor. Kültürel iktidar da buna bağlıdır ve Türk liberalleri işte bu iktidarın sözcüleridir.
Liberallerin Müslümanları merkeze çekmek dedikleri aslında onları bir ‘aslan terbiyecisi’ zihniyetiyle ehlileştirme çabasıdır. Esasında ancak Türkiye’nin dünya sistemi içinde daha merkezi bir konuma gelmesiyle içerideki ekonomik yapı değişir, dışarının uzantısı işbirlikçiler silinir ve asıl o zaman Türkiye’nin kendi halkı merkeze oturur. Güzel cümleler ve parlak laflarla da olsa küresel kapitalizm merkezleriyle işbirliği içinde Müslümanlara ayar vermeye çalışanların kendileri meşruiyet sorunuyla karşı karşıyalar.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü