• $ 5,8826
  • € 6,5712
  • 241.259
  • 96.142
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Hukuk İçinde Kalarak Üniversite Yönetmek

Yükseköğretim yönetimi (highereducationmanagement), yükseköğretim kurumları işletmeciliği ve benzeri kavramlar ülkemiz için oldukça yeni.

Dünyanın en başarılı üniversiteleri sıralamasında önlerde yer alan pek çok ülkede bu konularda çalışan araştırma merkezleri, enstitüler var. Yükseköğretim yönetimi konusunda yüksek lisans ve doktora seviyesinde her yıl pek çok tez yazılıyor, makaleler, araştırma raporları,kitaplar yayınlanıyor. Yüzyıllardan beri üniversitelerin katı bir tutumla korumaya çalıştığı akademik-hiyerarşik teşkilat yapısının, 20. yüzyılın ortalarından itibaren çağın şartlarına uyum göstermede zorlandığı biliniyor. Evine sandalye alırken pazarlık yapmamış bir fizik profesörünün, rektör olması durumunda milyonlarca dolarlık bir bütçeyi çekip çevirmesini hangi rasyonel düşünce bekleyebilir ? Dünya değişiyor.

TÜRKÇE KAYNAK SAYISI ÇOK AZ

Yükseköğretim yönetimi konusunda yıllardır çalışmakta olan biri olarak, zengin bir kitaplığa sahip olduğumu söyleyebilirim. Türkçe olanların sayısı maalesef çok az. Yabancıların yazıp çizdiklerini okuyup, Türkiye şartlarında yorumlamak gerekiyor. Bu, kolay olmadığı gibi bazen yazılanları Türkiye özelinde değerlendirmek hiç mümkün olamıyor. Geçenlerde yükseköğretim yönetimi konusunda yeni yayınlamış bir Türkçe kitap elime geçti. YÖK Denetleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. İlyas Doğan’ın Dr. Dilşat Yılmaz ile yazdığı Üniversiterde Yönetici El Kitabı, yükseköğretim mevzuatı çerçevesinde üniversite yöneticilerinin yapmaları gerekenleri özetliyor. Kitabın önsözü üniversite yöneticileri için ders niteliğinde saptamalar içeriyor: “Her yönetici başarılı olmak ister. Ancak başarısını başta kendi donanımı olmak üzere elinde olan ve olmayan şartlar belirler.

ÖĞRENCİNİN HAKKINI GÖZETMEK

Donanımlı idari personelden mahrum bir üniversitede rektörlük görevi fedakârlıkla yerine getirilse de olumu çıktılar elde etmek güçtür. Sayıca kalabalık akademik kadrosu, öğrencisi ve idari personele sahip kurumlaşmış üniversitelerde ise bütün birimlerin koordineli çalışmaları ciddi gayret ve beceriye ihtiyaç gösterir. Yükseköğretim mevzuatı aslında başlangıçta profesyonel, başarılı yöneticilik yapacağı varsayılan rektörler üzerine bina edilmiştir. Rektörlük görevine gelmekteki zorluk bir yana, görevde iken mevzuata uygun davranmak da özel bir çaba gerektirir. Yöneticiler bir yandan icraat yapmaya çalışırken diğer yandan sorumlulukları altındaki akademik ve idari personel ile öğrencilerin haklarını gözetmekle yükümlüdür. Hukukun içinde kalarak başarılı olmak, kuruma katkıyı hukuka uygun davranarak yapmak durumundadırlar. Bu ve benzer kitapların hızla artması ve ülkemiz yükseköğretiminin gelişmesine katkıda bulunması dileği ile.

KAMU YETKİSİ ÖDÜNÇ ALINIR

Akademisyenler için asıl olan yöneticilik değildir. Yani bir akademisyen yöneticilik eğitimi almaz. Ama bir üniversiteyi büyük oranda akademisyenler idare eder. Çünkü kanunlar bunu öngörmüştür. Kamu yetkisi kullanmak yönetici olmanın doğal sonucudur. Fakat unutmayalım ki kamu yetkisi ödünç bir yetkidir. Bu yetkinin kullanımında çok çekingen davranılmamalı veya abartıya kaçılmamalıdır. Bu yetkileri herkese aynı ölçüde uygulamaya çalışmak hakkaniyetin bir gereğidir.İdareci hata yaparsa yargı makamları düzeltici olarak devreye girer. Bu nedenle yönetici, verdiği kararlara karşı hak arama yollarına başvurulmasını yadırgamama olgunluğuna sahip olmak durumundadır. Unutmayalım ki hiçbir şey ömür boyu bizimle beraber olmayacaktır. Amaç hem başarılı bir yükseköğretim yöneticisi hem de bulunduğu makama katkı sağlayan insan olmaktır.”

1986 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi´ne alınan Hattuşa, Hitit İmparatorluğu´nun ilk ve en önemli

Hitit İmparatorluğu´nun Başkenti: Hattuşa

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Kuzey Kore lideri Putin'le görüşmek için Rusya'da

Mehmet Aydın'a büyük şok! Uruguay’daki malvarlığına el konuldu