• $13,7317
  • €15,5655
  • 786.849
  • 1910.41
15 Nisan 2014 Salı

‘Kutlu Doğum Haftası‘ konjonktürel mi?

Hz. Peygamber(sav)’in doğumu Türkiye’de ‘Kutlu Doğum’ adı altında 25 yıldır kutlanıyor. Önceden kutlanmıyor muydu? Elbette kutlanıyordu. Fakat 'Mevlit' adıyla. 1989 yılında Diyanet İşleri Başkanlığıöncülüğünde ‘Kutlu Doğum’ adıyla yapılmaya başlanan etkinlikler biraz da Hz. Peygamber’in doğum sevincini cami dışına, modern hayatın farklı mecralarına taşıma amacına yönelikti.

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Hz. Peygamber’in doğum günü olan hicri 12 Rebüulevvel’de yapılan mevlit kutlamaları, miladi 20 Nisan’da sabitlenerek etkinlikler bir haftaya yayıldı. çeyrek asırdan bu yana sayısı binleri bulan konferans, sergi, sempozyum yapılıyor. Anadolu’nun pek çok yerinde berberler, lokantalar, dolmuşçular, çay ocakları müşterilerine bu haftayaözel indirimler yapıyorlar. Sayısız kitap basılıyor, yüzlerce televizyon programı gerçekleştiriliyor.
‘Kutlu Doğum’ geleneği miladi takvime dayanması itibarıyla Türkiye’ye has bir uygulama. Tüm dünyada Müslümanlar İslam Peygamberi’nin doğum gününü hicri takvime göre kutluyorlar. Halen 50’den fazla ülkede ‘Mevlit Günü’, ‘Nebi Günü’ gibi farklı isimlerle ülkelerin kültürelözelliklerini yansıtan kutlamalar yapılıyor. Bu günler bazı ülkelerde resmi tatilken, bazılarında yalnızca Müslümanlara tatil ediliyor. Nüfusunun %8'inin Müslüman olduğu bilinen Büyük Okyanus adalarından Fiji’de dahi 'Mevlit Günü' tatil kabul ediliyor.
Kimileri için bidat sayılsa da ya da zaman zaman şekilci boyutlarıyla içeriği boşaltılmış salon merasimlerine dönüşse de, Kutlu Doğum etkinlikleri modern toplumun seküler yapısı içinde toplumsal bir ihtiyaca karşılık geliyor.
Türkiye'de dini alanda yapılan girişimlerin Cumhuriyet dönemi din politikalarından bağımsız düşünülmesi mümkün değil. Yıllarca halkın bastırılmış dini temayülleri yeni bir yayılım alanı bulduğunda, toplum tarafından benimseniyor.
Türkiye'de Kutlu Doğum Haftası etkinliklerini politik tartışmalardan uzak düşünmek zor. 28 şubat sürecinde de ’23 Nisan’ı gölgelemek üzere kurgulandığı’ gibi aykırı yorumlar yapılmış, hatta etkinlikler ‘irtica tehlikesi’ne mesnet olarak gösterilmişti.öte yandan 2005 yılında Danimarka’da ortaya çıkan karikatür krizi Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinin mahiyetini değiştirmis, halk nezdinde önemini artırmıştı.
Ulusal ya da uluslararası konjonktürel etkiler sadece bugüne has bir durum değil. Tarih boyunca mevlit kutlamaları siyasi şartlardan, hükümdarların yaklaşım biçimlerinden etkilendi. Yaygın kanaate göre Hz. Peygamber’in doğumunun kutlanması resmi olarak ilk defa Fatımiler (910-1171) döneminde yapıldı. Devlet erkanı arasında yapılan bu kutlamalar Eyyubiler döneminde geniş halk kitlelerinin katıldığı şenliklere dönüştü. Osmanlılarda ise III. Murad döneminde görkemli şekilde kutlanarak, mimariden musikiye, edebiyattan tasavvufa geniş bir kültürel birikimin ortaya çıkmasına zemin teşkil etti.
Bir taraftan nevzuhur bir bid'at, bir taraftan 'geleneğin icadı' diye yorumlansa da, bugün toplumun ilgisi ve ihtiyaçları göz önüne alındığında 'Kutlu Doğum' etkinliklerinin toplumsal bir karşılığı olduğu aşikâr. Fakat elbette ideal olan Hz.Peygamber'in örnekliğini yalnızca bir haftaya değil hayatın tüm zamanlarına yayabilecek bireysel dönüşümler yaşamak ve toplumsal arenada kutlamaları otantik takvime göre ve ümmetçe yapabilmek.
Her devirde 'Kutlu Doğum'un kutlanma biçimi konjonktürden etkilenmis olsa da, umarız mevlit, yani 'Peygamber'in doğumu' gerçeği bugünkü konjonktürü de etkiler de, O'nun getirmiş olduğu ahlaki prensipler Türkiye'nin sosyo-politik gündemine istikamet verir.

<p> </p>

Parasosyal etkileşimi çocuklarımıza neden anlatmalıyız?

Güvenlik güçleri teröristlere göz açtırmıyor!

Keykubadiye Sarayı'ndaki kazılarda ortaya çıktı! 1220'li yıllarda yapıldı

2021'in en etkili kadınları seçildi! İşte listede yer alan isimler