• $13,219
  • €15,0124
  • 757.427
  • 1857.4
12 Nisan 2014 Cumartesi

Din ile olmuyor dinsiz de olmuyor

Gerici, yobaz bir cehaletin hafta başından beri ülke gündeminde yer işgal etmesi Türkiye adına utanç verici. ‘Başörtüsü takmak gericiliktir’le başlayıp, bu köşeyi fikren kirletmek istemediğim için yazmadığım o sözlerin temsil ettiği zihniyet bu çağa ait olamaz. Hal böyleyken ve yeni bir Türkiye inşa etme yolunda yapacağımız onca iş varken, nesli tükenmekte olan bu çağdışı zihniyetin hezeyanlarına ayıracak vaktimiz yok. Onları ve uzantılarını cehaletlerinin ve gün geçtikçe artan acziyetlerinin bunalımına terk ederek, Türkiye gündeminin sıklıkla neden böyle bağnaz yorumlarla kirletildiğinin arka planına odaklanalım.
Prof. Dr. İsmail Kara’nın çok isabetle formülize ettiği bir cümle var, Türk modernleşmesinin dinle olan imtihanını anlatan. ‘Din ile olmuyor, dinsiz de olmuyor’. Dine ve onun temsillerine olan nefretini yayarken bile, babasının hacılığına, annesinin başörtüsüne, dedesinin Kuran'ına sığınma zavallılığı başka türlü nasıl izah edilebilir?
Kendi hayatlarında dini düşüncenin hiçbir izdüşümüne rastlamadığınız bu insanlar, işlerine geldiği zaman ebeveynlerinin hayatından devşirdikleri dini göstergeleri ‘kültürel’ bir fon olarak kullanmakta hiçbir beis görmüyorlar. Anlama çabasına girmeden kavgalı oldukları bir dinin çevresinde oluşan kültürel birikimi keyiflerince harcıyorlar. Meselenin etik ve ahlaki boyutu bir yana, bu çalıntı göstergelerin kendi üzerlerinde ne kadar rüküş durduğunun da farkında değiller.
Felsefi, sosyolojik ve siyasal paradokslar üzerine inşa ettikleri bu zihin yapısı içinde üstelik bir de ilerlemenin, çağdaşlığın temsiline soyunuyorlar. Ne yazık ki 90 yıldan beri Türkiye’de ilerici olduğunu iddia edenlerin durumu bu. Kavrayış derinliğinden yoksun, sathi ve çapsız bir din algısı üzerinden, dinle iç içe geçmiş bir kültürel yapı içinde kendilerinde konuşma hakkı görüyor, hem kodlarını kavrayamadıkları hem de anlamak istemedikleri toplum üzerinde hegemonya kurma cüretini gösterebiliyorlar.
Çapsız bir fikir dünyası içinde debelenen bu zihniyet, referansları meçhul, özgünlüğü olmayan, özenti ile dopdolu düşünce kıyılarda dolaşırken hayatlarını kör bir statüko yobazlığına adamış olduklarının farkında bile değiller. Bu zihinler, inanmama özgürlüğünü kullanarak inananlara saygı duyanların erdemini bile gösteremiyorlar.
Cumhuriyet dönemi din politikaları ne yazık ki, Türkiye’ye böylesine sorunlu bir siyasal miras ve kültürel enkaz bıraktı. Siyasal ve kamusal alanda İslam’ı ve Müslümanlığı paranteze alma girişimi, beklenenden çok daha büyük bir sorun ortaya çıkardı. Bugün gündemimizi meşgul eden pek çok konu, bu ideolojinin dinin toplum üzerindeki izlerini silemeden yok sayma girişimi ile yakından alakalı.
Kendi içinde tutarsız ve kendi içine kapalı, statükocu bir zihnin yeni dünyayı anlaması da beklenemez. Akılları ve kalpleri dünyanın yalnızca bir yarısına açık, orayı da acziyet dolu bir hayranlık ve eleştirel aklın uzağında bir teslimiyetle izleyen bu zihinlerin miadı doldu.
İnsanların bir arada yaşama formülleri üretmeye uğraştığı bu global dünyada tüm ilkellikleriyle kendini ele veren bu zihniyet, artık bu ülkeyi ve bu dünyayı anlamak için dar geliyor.
Her ne kadar artık bu geniş çerçeveden dünyaya bakacak mecalleri kalmasa da, içinde yaşadıkları 21.yy’ın farkına varmaları umuduyla biz dünyanın bütün dilleriyle onlara seslenelim;
Zihninizi açın! Open your mind!

<p class='MsoNormal'>Peki, Başkan Erdoğan grup konuşmasında hangi mesajları  verdi? Asgari ücretin n

Başkan Erdoğan açıkladı: Asgari ücrette tarihi zam

Harran Sarayı'nın 9 asırlık salonu gün yüzüne çıkarıldı

2. el dükkanından aldı servet sahibi oldu

Kolanın daha önce duymadığınız 8 farklı kullanım alanı