• $13,4608
  • €15,3719
  • 787.128
  • 2085.76
25 Mart 2014 Salı

Demokrasi göçü

Pazar günü İstanbul'da bir göç görüntüsü vardı. İnsanlar akın akın Yenikapı'ya gittiler. Kara, deniz ve raylı sistem araçları insanlarla doldu taştı.
İstanbullular bu kaotik siyasi atmosfer içinde bir demokrasi aydınlığı aramak için yollara düşmüş görünüyorlardı.
Seçimlere bir hafta kala iki milyon kişi AK Parti'nin İstanbul mitinginde buluştu. Bu tabloyu iyi okumak gerek. Tüm yıpratmalara rağmen, siyasi mitinglere gitme alışkanlığı olmayanları bile tatil gününde mitinge yönlendiren şey, millet iradesinin dokunulmazlığını gösterme çabası olmalıydı.

BU YAZIYI SPİKERDEN DİNLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Meydanlardaki coşkuya ve çeşitliliğe bakılırsa, Türkiye'de insanların demokrasi umudunu bugün yine AK Parti karşılıyor. Kürt vatandaşlara, dindarlara ve toplumun farklı kesimlerine yaptığı açılımlarla demokrasi adına iş yapmış, bedel ödemiş bir siyasi irade çünkü AK Parti.
Toplum bedel ödemeden, masa başında süslü cümlelerle demokrasi edebiyatı yapanlara itibar etmiyor. Üstelik oy verecekleri partiyi bile birilerine sorarak, siyaset dışı yollardan siyaseti dizayn etme çabasındakilerin demokrasi eleştirisini de samimiyetsiz buluyor. Hangi demokrasi anlayışında bir birey oyunu kime vereceğini başkasına sorar? Tepeden inmeci bir aklın tahakkümü ile demokrasi bir arada yaşayamaz.
Demokrasi, bir özgürlük ve hazım meselesi. Bu nedenle 17 Aralık'ın oligarşik aklı demokrasinin temsilcisi olmaktan çok uzak görünüyor.
Bir zamanlar kendileri dışında kimseye hayat hakkı tanımayanların deforme ettiği bir kavramdı demokrasi. Şimdilerde ise Türkiye'yi kendi menfaatlerine mahkum etmek isteyen oligarşik yapının kullandığı bir kılıf. Zahmet çekmeden, gayri meşru yollarla ülkede muktedir olma gayretkeşliği en başta demokrasi kavramının itibarını zedeliyor.
AK Parti demokrasisinin hataları yok mu? Kuşkusuz var. 11 yıllık yorgunluk içinde çeşitli eksikler ve üslup hataları var. Türkiye'nin 90 yıllık sorunlarının çözümü için elini taşın altına koymuş bir siyasal iktidar, bir yandan da geleceğin Türkiye'sini inşa etme sorumluluğu içinde bu eksiklikleri ve hataları telafi yoluna mutlaka gidecektir, gitmelidir. Bu yönüyle 30 Mart sonrası köklü bir reform tüm toplumun beklentisi.
Türkiye, 3.5 aydır demokrasiyi kılıf olarak kullanıp, Türkiye'nin yol haritasını sabote etmeye uğraşan oligarşik yapılar tarafından meşgul edildi. Yerel seçim hazırlıkları yerel demokrasiyi güçlendirmek için bir fırsat olabilecekken, Türkiye vakit ve enerji kaybetti. İtibarlı bir eleştiri mekanizmasıyla kazanılabilecek yeni demokrasi ufukları haysiyetsiz bir savaşla bu milletten çalındı.
Toplum, 30 Mart yerel seçimlerinde bir yanda kaybettirilen bu zamanın hesabını sorma, bir yandan da oligarşik yapının karanlığına karşı demokrasiden yana olduğunu gösterme imkanı bulabilecek. Bu yönüyle yerel seçim bir genel seçim anlamı taşıyor.
Öte yanda bu seçimin küresel bir boyutu da var. Tam da bu günlerde darbe karşıtı olduğu için idamla yargılanan Mısırlı Müslümanların demokrasi mücadelesine bir selam olabilir 30 Mart.
Türkiye bir eşikte duruyor. Geriye dönüp baktığında kimsenin geri dönmek istemediği Eski Türkiye'nin kapılarının artık tamamen kapatılabileceği bir eşik. İçeride kalmak isteyenler varsa kalabilir. Yeni Türkiye'de yol almak isteyenler içinse yapılacak daha çok iş var.

<p>Programda öne çıkan başlıklar:</p><p>AK Parti MKYK Üyesi Emre Cemil Ayvalı:  CHP'nin tüm yandaşla

Başkan Erdoğan'dan Arnavutluk'ta

Emeklilere hangi banka ne kadar promosyon veriyor? İşte banka banka promosyon ücretler...

Gece yarısı çocuk kamerasına takıldı! İşte o anlar

Sosyal medyayı sallayan köpek balığı deneyi! Yürekleri ağızlara getirdi