• $8,2854
  • €10,0072
  • 483.37
  • 1427.73
28 Ocak 2014 Salı

Çocuktan gelin olmaz

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Türkiye her ne kadar siyasi tartışmalara odaklanmışsa da, bu süreçte diğer sosyal sorunlar toplumda yeni gedikler açmaya devam ediyor. Çocuk yaşta evlilik de son günlerin önemli sosyal meselelerinden birisi. Kim bilir biz toplum olarak cemaat-hükümet tartışmasına odaklanmışken, kaç çocuğun yolu okuldan evliliğe çevrildi.
Bu nedenle acil çözüm gerektiren sosyal meseleleri ihmal etmeden çözüm yolunda adımlar atmak gerekiyor. Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) geçtiğimiz günlerde ilahiyatçılar, uzmanlar, STK temsilcileri ve medya mensuplarının katıldığı 'Erken yaşta evliliklere karşı mücadele' çalıştayı düzenledi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Sayın Aşkın Asan'ın kapsamlı bir sunum yaptığı çalıştayda sorunun hukuki boyutu net olarak ortaya kondu. Türk Ceza ve Çocuk Koruma Kanunlarına göre 18 yaşını doldurmamış her kişi çocuktur. On yedi yaşını doldurmayan kişi evlenemez. -Ancak, olağanüstü durumlarda ve çok önemli bir sebep söz konusu olduğunda 16 yaşını doldurmuş olanlara izin verilebilir-. Aksi durumlarda çocuk yaşta evlilik cinsel istismar kapsamında değerlendirilir ve hapis cezasına tabidir.
Bu kanuni çerçeveye rağmen her yıl yüzlerce çocuk evlendiriliyor. TÜİK verilerine göre son on yılda evliliklerin yaklaşık %7.5'i kız çocuklarının kanun dışı bir şekilde çocuk yaşta evlendirildiği gerçeğini ortaya koyuyor. Erkek çocukların evlilik oranı ise %0,3 civarında. Özellikle kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmesi kuşkusuz bir yanda çarpık gelenek ve görenek algısından bir yanda da eğitimsizlikten kaynaklanıyor. Toplumsal duyarsızlık da meselenin bir başka boyutunu teşkil ediyor. Oysa bir toplumsal sorunla baş edebilmenin yolu önce farkında olmak, sonra tepki göstermek, çeşitli sosyal ortamlarda konuyu tartışmaya açmak ve sorun karşısında organize olmayı gerektiriyor. Duyarlı ve bilinçli bir toplum, ancak kanunun verdiği yetkiler çerçevesinde gerektiğinde ihbar mekanizmasını devreye sokmakla mümkün olabilir. Türk Ceza Kanunu'na göre, resmi nikâh kıyılmadan sırf dini nikâhla düğün yapılması durumunda düğüne iştirak eden, teşvik eden, alkışlayan herkes kanun önünde suçlu sayılıyor. Olayı öğrenmesine rağmen ihbarda bulunmayan kamu görevlileri para cezasına çevrilmeyecek şekilde iki yıla kadar hapis ile cezalandırılıyor. Fakat buna rağmen ihbar mekanizması yeterince işlemiyor, çünkü ihbar eden kişi kendini güvensiz hissedebiliyor. Meseleyi görmezden gelmeyi tercih ediyor. Ya da muhtar, imam gibi kamusal görevliler meseleyi suç olarak görmüyor ve çeşitli geleneksel bakış açıları ile tevile çalışıyorlar.
Bu noktada devlet, medya, sivil toplum ve akademinin seferberliği gerekiyor. Devlet bir yandan 4+4+4 zorunlu eğitimle çocuğa okuldan başka bir alternatif bırakmayacak şekilde önlemler alırken bir yandan da kanuni düzenlemeler yapma noktasında -bazı uygulama sorunlarına rağmen- çabalar sarf ediyor. Söz gelimi ALO 183 ihbar hattı son yıllarda bu tür sosyal sorunlara devlet müdahalesini kolaylaştıran önemli bir imkân olarak işlev görüyor. Diyanet'in geçtiğimiz günlerde resmi nikâh olmaksızın dini nikâh yapan imamlara yönelik uyarısı da önemli bir adım olarak değerlendirilebilir.
Çocuk yaşta evlilikle mücadelede sivil toplum ayağı da meselenin önemli parçasını oluşturuyor. Kadına yönelik şiddet, cinsel istismar ve çocuk sorunları gibi konularda yalnızca feminist kadın kuruluşları değil, farklı toplum kesimlerinden kuruluşlar da artık sesini yükseltiyor. KADEM de, referanslarını bu toplumun değerlerinden alan henüz genç bir STK olmasına rağmen sosyal meselelerle mücadele yolunda çaba gösteren önemli bir adres haline geldi. 'Erken yaşta evliliklere karşı mücadele' çalıştayının sonuçlarını da önümüzdeki günlerde kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.

<p>Alkol kısıtlaması, görüntü alınmasının engellenmesi tartışılıyor. 17 günlük kapanma süreci nasıl

Terör örgütü PKK için yolun sonu geliyor: 'Bu yıl örgütte kaçış yılı'...

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı