• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
7 Ocak 2014 Salı

Asya açılımı

Türk siyasi iradesi son yıllarda adeta bir pergel gibi bir ayağını Türkiye’de sabit kılarak hareketli ayağı ile Doğu’dan Batı’ya tüm dünyaya açılma gayretinde. Türkiye için yeni kazanç alanları açmak adına kilometreler katediliyor. Başbakan Erdoğan, çok sayıda işadamı, işkadını, sivil toplum kuruluşu ve medya temsilcisi ile kapsamlı bir Asya turuna çıktı.

Seyahatin ilk durağı Japonya
Japonya Türkiye ile ortak bir geçmişe sahip. 19. yy’da modernleşme tecrübesini Türkiye ile benzer kaygılarla yaşadı. Bir yanda modernleşirken bir yandan da ‘kendi kalabilme’nin mücadelesini verdi. Türkiye’de Batılılaşmanın karşısına farklı bir paradigma olarak İslamcılık ve Osmanlıcılık çıkarken, Japonya’da Asyacılık ve Japon milliyetçiliği çıktı.
Bugün Türkiye’de yaşadığımız pek çok toplumsal sorun aslında özünde çarpık batılılaşma hikayemizle irtibatlı. Japonya da kültürel açıdan bundan azade değil, Japon gençler bugün ciddi bir kimlik arayışı içinde. Göz estetiği operasyonlarının yaygınlığı bile bu arayışın fiziksel boyutunu temsil etmesi bakımından önemli.
Fakat Japonya siyasi istikrardan yana Türkiye’den daha şanslı. Mevcut Başbakan Şinzo Abe’nin partisi Liberal Demokrat Parti yaklaşık 50 yıldır iktidarda. Kuşkusuz bu Japonya’nın gelişimi adına önemli bir siyasal arka plan. İstikrarın bir ülkeye neler kazandırdığını en son Tokyo’ nun olimpiyatları alması sırasında görmüştük. 10 yıllık istikrar İstanbul’u finale bırakırken -ki bu önemli bir başarıydı-, 50 yıllık istikrar Tokyo’yu olimpiyatların ev sahibi yaptı.
Olimpiyatlar demişken, Buenos Aires’te olimpiyat şehrinin Tokyo olduğu açıklandığında Başbakan Erdoğan’ın Japon Başbakanı’na sarılıp, tebrik etmesi hepimizin hafızasında bir fotoğraf karesi olarak kaldı. Bu kare Şinzo Abe’nin ise kalbinde yer etmiş. Zira Abe, Marmaray’ın açılışı için İstanbul’a geldiğinde bu tavırdan etkilendiğini ifade etmişti. Hatta açılış duası sırasında da hepimiz gibi ellerini duaya kaldırmıştı. Bu duruş, Türkiye halkının hayli sempatisini toplamıştı.
Küçük bir jest yalnızca hafızaları, duyguları değil, siyasi ilişkileri de etkileyebiliyor. Nitekim sempati yaratan bu tavırlar Türkiye ve Japonya arasındaki stratejik ortaklığın duygusal arka planını güçlendirdi.
Başbakan ve Türk heyeti şimdi bu stratejik ortaklığın hasadını yapmak, ilişkilerde yeni sayfalar açmak üzere Japonya’da. Sinop Nükleer Enerji Santralı, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi gibi projelerin görüşmeleri yapılıyor.
Tarihi ipek yolunun doğusunda ve batısında olan Japonya ve Türkiye, Türk Cumhuriyetleri başta olmak üzere Asya’da işbirlikleri yapabilecek iki ülke. Japonların Türkiye’ye ilgisi son yıllarda daha da artıyor. Yalnızca iş dünyası bağlamında değil, Türkiye kültür ve sosyo-politiği üzerine de yakın ilgileri var Japonların. İçlerinde Osmanlıca dahi bilen yüz civarında Türkiye uzmanı olduğu biliniyor. Japonya ile daha iyi işbirlikleri yapmak için Türkiye’nin de aynı şekilde bu ilişkilere yön verecek uzmanlar yetiştirmesi şart görünüyor.
İmparatorluk geçmişi, kültürel zenginlik ve bugün dünya siyasetinde önemli güçler olarak ortaya çıkmaları Türkiye ile Japonya’yı birbirine yaklaştıran arka planlar.
Bu sıcak iklimde Başbakan Erdoğan’ın Japonya’daki temasları bugün başlıyor. Gezinin ikinci ve üçüncü ayağı ise Singapur ve Malezya olacak.

<p>Duygu Gecü Yüzseven'in sunduğu Sağlık Raporu programında Prof. Dr. Gürkan Arıkan sağlıklı doğumda

Kök hücre tedavisi hangi hastalıklara çare oluyor?

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!