• $8,7235
  • €10,3622
  • 498.914
  • 1397.49
13 Mayıs 2014 Salı

Batının verdiği karneleri ne kadar dikkate almalıyız?

H. Hümeyra Şahin
H. Hümeyra Şahin
YAZARIN SAYFASI

Batının zihninde bir modernleşme tasarımı var ve kendi dışındaki dünyaya zaman zaman buna göre karneler veriyor, tanımlamalar yapıyor. Ve bu süreçte bu toplumların içindeki farklılıklarla, öznel şartlarla çok da ilgilenmiyor. Çünkü ona göre kendisi dışındaki dünya yekpare bir bütün. Batı için önemli olan bu toplumların kendi koyduğu standartlara ne ölçüde ulaştığı. Bu yaklaşım batının doğuyu kendinden daha düşük bir seviyede görüyor olmasından kaynaklanıyor. Ve onu bir takım klişe şablonlar üzerinden tanımlıyor. Bildiğimiz oryantalizm...
Batının Türkiye’ye bakışını da bu oryantalist yaklaşımdan ayrı değerlendiremeyiz. Her ne kadar Türkiye Ortadoğu’ya has tipik tanımlamalar içine girmese de, son kertede tamamen batı geleneğine de dahil değil.
Peki batının dünyaya karne düzenlediği bu standartlar ‘nesnel ve evrensel’ mi?
Edward Said ‘uzak ve yabancı olana dair nesnel bilgi edinme beklentisi batıda Nietzsche’den beri azalmıştır’ diyor. Modern batı düşüncesinin en coşkulu öncülerinden Bacon ve Vico’nun dahi dış gerçekliğin insan zihninin biçimlendirmelerinden başka bir şey olmadığını söylüyor. Nitekim II. Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın geçirdiği zihni dönüşümle ‘nesnellik' konusunda kuşkuların derinleştiğini ve yorumlayıcı teorilerin güç kazandığını biliyoruz.
Bir bilgiye sahipseniz o bilginin üzerinde kurduğunuz iktidar da sizin dünyaya bakışınızdan, zihinsel önyargılarınızdan çok da bağımsız olmuyor.
Batı oryantalizm araştırmaları ile elde ettiği bilgi üzerinde iktidar kurup tüm dünyayı tanımlarken, doğunun, İslam dünyasının hiç mi kabahati yok? Elbette var. Hatta çok var. Sebepleri bu köşenin sınırlarını aşacak kadar derin ve uzun.
Burada şimdilik batının bize verdiği karnelerin nasıl bir arka plana yaslandığını ifade etmiş olalım. Aynı zamanda batının kendi ajandası içinde dünyaya verdiği karnelere bizim değer atfedip atfetmeme özgürlüğümüzü ele alalım. Her şeyden önce batının her raporunun Türkiye’deki eurosentrik muhaliflerin yaslandığı ölçüde mutlak hakikatler olmadığını bilmek durumundayız. Kuşkusuz batıda tüm verileri dengeli şekilde analiz ederek daha hakkaniyetli ve bize de ilham verecek değerlendirmeler yapan kurumlar yok değil. Topyekün bir batı karşıtlığına da düşmeyelim. Fakat tek bir kaynağa dayanarak hazırlanan raporlar üzerinden algı operasyonuna maruz kaldığımızda da bunu görelim.
Türkiye’de bazı yaygın kompleksler var. Ne olduğumuzdan çok nasıl göründüğümüzü önemsemek gibi. Sözgelimi Türk basınındaki çeşitlenmeyi batı görmüyor olabilir ama en azından biz ne olduğumuz adına bunu bilelim. Ya da demokratikleşme paketi kapsamında meclise daha önce giremeyen başörtülü muhabirlerin artık meclise girebildiğini farkedelim. Freedom House belki bu hususların son 1-2 yıl içinde gerçekleştiğini hesaba katsa son iki yılda Türkiye’nin basın özgürlüğü notunu Cezayir’in, Bangladeş’in gerisine düşürmezdi. Batının görmek istemediği ama bizim bizzat yaşadığımız çok olumlu gelişmeler var Türkiye’de.
Basın özgürlüğü alanında hiç mi sorun yok. Elbette var. Mesela tutukluluk durumlarıyla ilgili yasal düzenlemelere ihtiyaç olduğu açık. Basın özgürlüğü alanında bir kişi bile mağduriyet yaşıyorsa bunu masaya yatırmak durumundayız.
Fakat bugün bu raporlar üzerinden estirilmeye çalışılan rüzgar başka. Türkiye hakkında kolektif şekilde bilinçli algı operasyonları yapılıyor.
Tabii bu algıları külliyen yok sayamayız, zira algılar dünyasında yaşıyoruz. Fakat önce raporun niyetini tespit etmek ve muhaliflere de bu karnelere teslim olmama özgürlüklerinin var olduğunu hatırlatmak, sonra gerçek verileri ortaya koyarak bu hakkaniyetsiz algılarla mücadele
etmek durumundayız.

<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan ve Abdullah Gül üç

Karamollaoğlu: Ayrılıkların, AK Parti tabanında çözülmeyi sağlayacağını düşünüyordum ama olamadı

Kapıkule Sınır Kapısı'nda duygulandıran kare

Altyapı çalışmaları sırasında bulundu! Osmanlı dönemine ait

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (18 Haziran 2021)