• $7,4178
  • €8,9932
  • 419.73
  • 1473.34
08 Aralık 2014 Pazartesi

Martin Wolf ve petrol sektörü gelişmeleri!

Dün enerji uzmanı Daniel Yergin’in petrol fiyatları konusundaki fikirlerini size aktarmıştık. Bugün ise ikinci uzmanımız, Financial Times Baş İktisatçısı Martin Wolf’un petrol piyasasındaki gelişmeler konusundaki yorumunu özet olarak size aktaracağız.

Wolf der ki Haziran 2014 ayı sonu ile aralık ayının başlangıcı arasında ham petrol fiyatı yüzde 38 değer kaybetti ve de kaybetmeye devam ediyor. Bu büyük bir değer kaybıdır ama örneğin 1985 ilkbaharı ile 1986 yazı arasında daha da büyük kayıplar yaşanmıştı. Ve bu çöküşün sonrasında Sovyetler’in de çöküşü gündeme gelmişti. Bu gelişmenin arkasında iki faktör vardı. Birincisi 1970’li yıllardaki petrol şokları sonrası tüketim ve üretimde enerji kullanımındaki azalışlar ve de Meksika ve Birleşik Krallık gibi OPEC dışı ülkelerde üretim artışı. Bu seferki gelişmelerin arkasındaki olaylar da pek farklı değil. Uluslararası Enerji Ajansı’nın World Energy Outlook adlı yayınına göre OPEC dışı petrol ve doğal gaz günde 50.5 milyon varilden 2013 yılında günde 56.1 milyon varile çıkmıştı. Bu da OPEC dışı üreticilerin global üretimdeki payını yüzde 58 oranından yüzde 60 üstüne çıkarmıştı. Buna karşılık OPEC’in üretimi kabaca sabit kalmıştı.

Üretim günlük 4 milyon varil

Son dört yılda ABD üretimi günde 4 milyon varil likit üretimi artışı sağlamıştı. HSBC araştırmalarına göre de ABD'de bu yıl günde 1.4 milyon varil üretim artışı düşünülüyor. Libya’nın üretimi de artmakta. Diğer taraftan Avrupa, Japonya ve Çin’de yavaşlama global talebin günde 0.5 milyon varil azalmasını getiriyor. Petrol arzını kısmak için OPEC üretimi günde 1 milyon varil daraltmak yönüne gidebilirdi. Görüldüğü gibi şu anda petrol fiyatlarında kalıcı bir düşüş olup olmayacağını öngörmek zor. Ama şimdi bir akıl jimnastiği yapalım.
Birincisi, petrol fiyatında 40 dolar düşüş 1.3 trilyon dolarlık bir fonun her yıl üreticilerden tüketicilere akması demek.
İkincisi, enerji fiyatlarındaki düşüş zaten düşük olan enflasyonu daha da düşürebilir. Burada enflasyonun daha da düşük hale gelmesi riski olabileceği gibi, Merkez Bankaları’nın enflasyon endişelerini bir kenara itmeleri gibi bir sonuç da getirebilir.
Üçüncüsü, enerji fiyatlarındaki düşüş, enerji içeren ürünlerde karlılık artışı gerçekleştirebilir.
Dördüncüsü fiyat düşüşü, geliri net ihracatçı olanlardan, net ithalatçı olanlara aktarabilir. Mesela Japonya, Çin ve Hindistan gibilerine gelir aktarılmış olabilir. Net ihracatçı olup risk altındakiler ise Venezuela, Rusya ve İran gibi ülkeler.
Beşincisi, petroldeki düşüş varlık fiyatlarını değiştirebilir. Fiyat düşüşünden faydalanacak durumdaki ülkelerde karlılık artabilir. Bu da hisse senedi piyasalarında yeni balonlar yaratabilir.
Altıncısı, fiyatların düşmesi bazı ülkeleri daha çok “karboncu” yapar ve enerjinin daha az dikkatle ve etkin olmayan şekilde kullanılmasına yol açabilir. Bu arada hükümetler de enerji fiyatlarındaki vergi oranını artırabilirler.
Tabii son olarak petrol fiyatlarındaki düşüşün ne kadar devam edeceğini tahmin etmek cüretkarlığını da yapamayacağımızı bilmemiz gerekir!

<p>Başkan Recep Tayyip Erdoğan, cuma namazı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başkan Erdoğa

Başkan Erdoğan: Lokantalar ve otellerle ilgili kararları Kabine Toplantısı'nda atacağız

Dünyanın en büyük tam panoramik müzesi 1 milyon ziyaretçi ağırladı

Mavi vatan nöbetinde geçen yıl 12 bin 655 hayat kurtarıldı

Bakan Karaismailoğlu, Filyos Limanı'nda incelemelerde bulundu