• $13,6631
  • €15,2337
  • 788.992
  • 2018.17
25 Şubat 2013 Pazartesi

Canlanmanın neresindeyiz?

Ekonomi konuşanlar sanki bir sosyal bilim değilmiş, insan, birey ve grup olarak yokmuş, onların tercih ve davranışları, beklentileri hiç etki etmezmiş  gibi konuşurdu. Bugün, neredeyse 50 yıl sonra geldiğim noktada, kesin olarak bildiğim bir şey varsa, o da beklentilerin ekonomik sonuçları belirlemekte en önemli faktör olduğudur. Halbuki bugün bile beklentilerin nasıl oluştuğu, nasıl etki ettiği iktisat dalında iyi anlaşılmış, analizlere ithal edilmiş  değildir. Bir de buna ülkemizde ekonomiye bakışın siyasi etkilerle polarize olduğunu eklersek, beklentiler daha da önemli olur. Bu nedenle medyada ekonomi konuşanların veya yorum yazanların biraz dikkatli olmaları gerekir. Şimdi de özellikle para politikasında neler yapıldığını kavramayan ve anlamayanlar inanılmaz bir saldırı içindeler.     

Bu değerlendirmenin dışında tutulması gereken birkaç uzman, dürüst ve bilimsel eleştiri yapan insan var. Bunlardan biri uzun zamandır tanıdığım, saygı duyduğum ve  arkadaşım olan Fatih Özatay'dır. Fatih TEPAV'ın sitesinde aşağıdaki yazıyı yazmış. Konu ekonomide büyümenin ve canlanmanı başlayıp başlamadığı.

KAPASİTE AZALIYOR
Fatih der ki, kapasite kullanım oranı bir yıl öncesine kıyasla yüzde 1 oranında azaldı. Düşüş sürüyor, ancak düşüş oranı son yedi ayda gözlenenin en düşüğü. Güven endeksi ise geçen şubattakinin yüzde 0.2 üzerinde. Artış oranı çok düşük ama hiç olmazsa aralık ve ocak ayında gözlenen iyileşme tersine dönmedi, sınırlı da olsa sürdü. Kapasite kullanım oranının yıllık yüzde değişimleri ile sanayi üretiminin yıllık yüzde değişimleri arasında aynı yönlü ve yakın bir ilişki var. Reel kesim güven endeksinin yıllık yüzde değişimleri ile de özel yatırım harcamalarının yıllık yüzde değişimleri arasında aynı yönlü ve yakın bir ilişki var. Grafik bu ilişkiye gösteriyor. Hem sanayi üretiminin hem de özel yatırım harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılanın büyüme oranı açısından belirleyici oldukları ise yeteri kadar açık. Ne anlama geliyorlar? 

2012'nin üçüncü çeyreği büyüme oranı açısından bayağı kötüydü. Dördüncü çeyrekte sınırlı bir toparlanma olmuş olabileceği düşünülüyordu. Bunun gerçekleşmediği görüldü. Ocak ve şubat ayı kapasite kullanım oranı verileri, 2013'ün ilk çeyreğinde, 2012'nin en kötüsü olan dördüncü çeyreğe kıyasla sınırlı bir toparlanma olduğunu söylüyor bize. Güven endeksi ise, şirketlerin risk algılamasının çok yavaş da olsa düzelmekte olduğunu belirtiyor. Ama bu düzelmenin kırılgan olduğu da açık. Diğer yandan da bu bilgiler ışığında yüzde 4 büyüme hala ulaşılabilir görünüyor. Ama bu  iyimser tahminin giderek sorgulanır hale geldiğini de vurgulamak gerekiyor.

<p> </p>

Kamu işçisinin maaşı ne kadar artacak?

Dalış sırasında köpekbalığına yem oluyordu! Okyanusta dehşet anları

Polisleri şaşkına çeviren suçluların ilginç fotoğrafları

dünyanın en zor testi olduğu iddia edilen dikkat testi! Sosyal medyayı salladı