• $13,4726
  • €15,2894
  • 793.592
  • 2011.16
20 Şubat 2013 Çarşamba

Merkez Bankası'nın Başkanı memur mu?

Merkez Bankası'nın adı "Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası" değildir. Resmi adı "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" olarak kuruluşta belirlenmiştir. Yani 'Cumhuriyeti' değil, Cumhuriyet döneminde kurulduğunu belirten 'Cumhuriyet' ibaresini taşır. O sonda bulunmayan 'i' harfi çok önemlidir. 1923 İzmir İktisat Kongresi'nde kuruluş fikri ilk öne atılan Merkez Bankası, 1928 yılında Hollanda Merkez Bankası'ndan Dr. Gerard Vissering'in çalışmaları sonrası ve Lozan Üniversitesi'nden Profesör Leon Morf'un hazırladığı yasal çerçeve ile, 1930 yılında 1715 sayılı kanunla kurulmuştur. Bu kanunda Hükümetin Merkez Bankası'ndaki A tipi hisse senetleri içindeki payı yüzde 15 olarak belirlendi. Bu bilinçli bir "hukuki bağımsızlık" tercihi idi. 

BAĞIMSIZLIK KAVRAMI

1715 sayılı Kanun 1970 yılında yeni çıkartılan 1211 sayılı kanunla ortadan kalkmış, ancak bankanın bağımsızlığını zedeleyen bir çok hüküm de "planlama ile  kalkınma" çabasına yol açmak için getirilmiştir. Nitekim yeni kanunla özel ve özerk anonim şirket statüsündeki yapı bozularak hükümetin sermaye içindeki payı yüzde 51'den az olamaz denmiştir. Böylece bağımsızlık geri plana itilmiş ve sonuç tabii para basılarak karşılanan büyük bütçe açıkları, dev Kredi Mektuplu Döviz Tevdiat Hesapları adlı ve 1976 yılında başlayan milyarlarca dolara varan işçi dövizi borçları  ve kök salan yüksek enflasyon oldu. 
Kendi çıkarttığımız 1994 krizinde ise Merkez Bankası'nın  bağımsızlığının önemi bir kere daha ön plana çıkmış, 2001 yılında ise kriz ortamında çıkartılan 1211 sayılı yeni Merkez Bankası Kanunu, bağımsızlığı yeniden kanunlaştırmıştır. Bu kanunda Merkez Bankası'nın bağımsızlığının temel ilke olarak kabul edilmesi, temel görevinin ise fiyat istikrarını sağlamak olduğu kabul edilmiş ve bir kurumsallaşma çabası başlamıştır. 
Merkez Bankası'nın  para politikasının öncelikle enflasyon hedefine dönük olması kanuna yazılmış, ama kanun finansal sistemin istikrarını da Merkez Bankası'na yüklemiştir. 2008 yılındaki global krizde Merkez Bankası enflasyon yaklaşımının yanına kanunda yazılı finansal istikrar hedefine dönük "makro ihtiyati" tedbirleri de uygulamaya koyarak ülkenin krizde büyük darbe almamasını temin etmiştir. 2012 yılında da iç taleple yükselen cari açığı BDDK ile beraber çalışarak kontrol altına almak için gerekli çabayı göstermiştir. Bugün Türkiye, ekonomik durumu ile dünya genelinden farklı bir konumda ise, bunun arkasında Merkez Bankası ve diğer kurumlar arasındaki iletişim ve bilimsel para politikası yaklaşımı yatmaktadır.
Merkez Bankası tabii ki okyanusta bir ada değildir. Bağımsızlık kelimesi "amaç bağımsızlığı" içermez. Yani enflasyon, istihdam, büyüme gibi konularda ekonomik hedefleri seçilmişler belirler, Merkez Bankası da burada teknik cephe olarak katkı yapar. Ancak hedeflere nasıl gidileceğinde de yani uygulamada araçların seçilmesinde Merkez, "araç bağımsızlığına" sahiptir. Toplumu da şeffaflık ilkesi çerçevesinde bilgilendirir, teknik hedeflerini peşinen açıklar ve tabii gerçekleşmeler konusunda da sorumlu tutulur, hesap verir. Çünkü modern Merkez Bankacılığı yaklaşımı şeffaflık ve hesap verme ilkelerini içerir. 
Ama Merkez Bankası Başkanı da bazılarının düşündüğü gibi "memur" değildir!

<p> </p>

'İBB Engelleniyor' algısı neden yapıldı?

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (15 Ocak 2022)

Almadan önce etiketteki detaya dikkat! Peynir sahtecilik nasıl yapılıyor

Bear Grylls herkesi böyle kandırdı! Kamera arkası görüntüleri ortaya çıktı