• $7,3498
  • €8,9418
  • 437.241
  • 1536.11
23 Ekim 2012 Salı

Almanya sanıldığından daha zorda!

Dün Almanya'nın ekonomik açıdan sanıldığı kadar güçlü olmadığını, tercih ettiği ekonomi politikalarının sürdürülemeyecek durumda olduğunu vurgulayan ve Yale Üniversitesi Profesörü Adam Tooze tarafından yazılmış Ekim 2012 tarihli bir makaleyi özetlemeye başlamıştık. Bugün devam ediyoruz.
Almanya son dönemde geleceğe dönük zor temel strateji seçimleri yapmak durumuna gelmişti. Alman seçmenleri iki adet kuşaklararası tercihten birini seçmek durumundaydılar. Bu tercihlerden biri pozitif bir tercihti, yani bu kuşağın bir sonraki kuşağa daha iyi bir dünya bırakması tercihi! Diğer tercih ise negatif bir tercih olarak adlandırılabilirdi, yani bu kuşağın gelecek kuşağa büyük bir problem miras bırakmaması veya daha açık bir ifadeyle bir sonraki kuşağa büyük bir kamu borcu bırakmamak!
Almanya ikinci tercihi yaptı ve borcu sınırlayacak katı yasalar kabullendi ve işin kötüsü bu tercihi diğer Euro Bölgesi ülkelerine de empoze etmeye başladı. Alman ekonomisinin federal bütçe açığı küçük görülebilir, Bavyera gibi zengin güney eyaletlerinin de durumu kabul edilebilir boyutta! Ama kuzey ve doğu eyaletlerinin bütçe açıkları dev boyutta. 2011 yılında Berlin'in borç oranı eyalet GSYİH sının yüzde 66 kadarı, nerede ise Türkiye'nin toplam kamu borcu/GSYİH oranının iki misli kadar!
Bugün Almanya'nın doğum oranı çok düşük. OECD içinde sadece üç ülkenin  dışında tüm OECD ülkelerinden daha az 'bebek bölü kadın sayısı' oranına sahip. Bu nedenle de nüfusu yaşlanıyor ve hızla küçülüyor.
Bu şartlarda Almanya'nın 1960 sonrasında olduğu gibi göç ve göçmen alması gerek. Ancak bazı sorunlar var. Yeni doğan çocukların yüzde 35 kadarı göçmen ailelerinin çocukları. Ve Alman eğitim siteminin bu çocukları yetiştirecek ve verimli kılacak bir 'çok kültürlü' yaklaşımı (multiculturalism) yok.
Diğer taraftan Alman kadınlarının hem çalışması hem de çocuk yetiştirmesi yaklaşımı kullanılabilirdi. Bu çözümün önünde engel olarak da son altmış yıla damgasını vurmuş olan tutucu parti Hıristiyan Demokratlar Birliği'nin (CDU ) kadınları evde tutmak yaklaşımı var. Merkel bu durumu değiştirmek ve kadınları iş hayatına almak yaklaşımını savunuyor ve bunun için de çalışan annnelerin çocuklarına bakılması için kamu projeleri hazırlatıyor ama bu da milyonlarca euro finansman ve yeni borçlanma gerektiriyor.

200 MİLYAR EURO YATIRIM ŞART
Kaldı ki Almanya'nın büyük de bir enerji sorunu oluşmaya başlıyor. Japonya'da Fukushima felaketinden sonra Almanya bütün nükleer santralları 2020 yılında kapatma kararı almıştı. Ancak örneğin Bavyera gibi zengin eyaletlerde enerjinin yüzde 58 kadarı nükleer kaynaktan sağlanmakta. Bu nedenle de Almanya kuzeyde 'off shore' rüzgar çiftlikleri altyapısı kurmak ve enerjinin kuzeyden güneye aktarılması için dev bir altyapı yatırımı sağlamak zorunda. Bu enerji üretim yaklaşımı değişikliğinin maliyetinin 200 milyar euro kadar olacağı düşünülüyor.
Tabii bütün bu konuşulanlar bugüne kadar yapılmayan iç yatırımın yapılması demek. Bu yatırım iç talebi artırır. Ama Berlin henüz finanasmanın nereden geleceği, nasıl sağlanacağı konusunda bir plan ortaya koymamış bulunuyor. Finansman bulmanın önündeki en büyük engel de kemer sıkma, borç kullanmama ve borçluluğu düşürme  konusundaki, anayasaya  2009 yılında eklenmiş olan katı hukuki engeller.
Bu nedenle de Almanlar şu anda elektrik için ABD'nin üç misli fiyat ödemekteler ve Energiewende programı başladığında da enerji maliyeti yüzde elli artmış olacak. Halbuki kanuni engeller olmasa, Alman kamu sektörü bugün negatif reel faizle istediği kadar borçlanabilir durumda! Borçlanamazsa da sorunları çözmek için vergileri artırmak zorunda kalacak!
Yarın Almanya'yla devam edeceğiz!

<p>İki ülke arasında gerçekleştirilen istikşafi görüşmelerin 61. turu tamamlandı. Bir sonraki turun

Atina ile hangi konular masada?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Muğla'da tarım alanları su altında kaldı

''Eren-4 Karlıova-Varto'' ve ''Eren-5 Bagok'' operasyonları başlatıldı! İşte ilk kareler