• $7,5029
  • €9,0698
  • 443.326
  • 1524.49
16 Ekim 2012 Salı

Başımızın belası alan savunması!

Futbolumuzda ciddi ve tedavisi zor bir sorun olduğu artık açık seçik ortaya çıktı.  Medyanın milli  takımın performansının nedenlerini analiz etmeyi bırakıp, Galatasaray'ın Braga karşısındaki performansının da ciddi bir analizini de üretmeyip, çaptan düşmüş ve koşmayan 35'lik Alex'in sulugözlü yaklaşımını sahiplenmesi spor analizi ve yazarlığı adına bir fecaattır. Alex artık koşmuyordu, gücü yoktu, verimli olduğu günler geride kalmıştı ve bugünün futbolunda koşmayan, oyunun her iki yönünü de oynamayan oyuncuya, hele çaptan düşmüş ise,  yer yok. Hele bu oyuncu twitterden kabul edilemez açıklamalar yapmış ve takımın huzurunu bozmuşsa bu da hoş görüyle karşılanamazdı. Ve tabii Alex, Ayşe Arman ve Ercan Saatçi, Alex ile röportajı yapıyorsa da, zaten söylenecek hiçbir şey yoktur, olay 'Brezilya dizisi' haline gelmiştir!
Futbola dönelim ve sorunlarımızı özetle ifade edelim. Galatasaray'ın Braga maçındaki sorunları ile milli takımın Romanya karşısındaki sorunları aynıdır. Tüm dünya farkına vardı ki Türk futbolunda sıkı alan savunmasına karşı gol atabilme becerisi ve organizasyonu yok. Böyle bir savunmaya karşı ne yapacağınızı bilmediğiniz zaman ne kolay gol pozisyonu ne de gol üretebilirsiniz. Takımlarımıza orta alanı geçmemeleri ve organize olamamaları için de, yarı sahada, hep baskı yapılacaktır ve biz de topu geriye döndürmeye mecbur olacağız! 
Yani sorunumuz medyada tartışıldığı gibi Selçuk, Nuri, Caner veya Ahmet, Mehmet oynadı veya oynamadı değildir. 
Messi dünyanın en iyi futbolcusu olabilir. Arjantin de dünya futbolunda yeri sağlam olan bir ülkedir. Ama Messi, Barcelona'da sağladığı başarıyı genelde Arjantin Milli Takımı'nda sergileyemez. Çünkü Barcelona'nın bir oyun sistemi vardır. Messi o çok paslı topa hakim olan sistemde en büyük yıldızdır. Ama farklı bir sistemde oynayan Arjantin Milli Takımı'nda ise normal bir futbolcu gibidir. Ama biz yıldıza inanırız da, sistemi de pek çakmayız.

YILDIZCIKLARLA BU KADAR
Bu nedenle önce bazı gerçekleri anlamamız gerek. İngiltere ligleri dünyanın en rekabetçi ligleri olabilir ama İngiliz Milli Takımı nerede ise 20-30 yıldır başarısızdır, yerlerde sürünmektedir. Şimdi iyice düşünelim: Bizim hamle yaptığımız son yirmi yılda  İngiliz Milli Takımı'na karşı atılmış hiçbir golümüz var mı? Cevap: Yok! Neden? Çünkü alan savunmasına nasıl gol atarız türü bir çalışmamız, stratejimiz ve sistem yaklaşımımız, ne milli takımda ne de kulüplerde var.
Bu şartlar altında sıkı alan savunması yapanlara karşı da duran top veya karambol golünden başka golümüz kolay kolay olamaz. Bir iki zayıf kafa vuruşu pozisyonu yakalarız, onları da hem Romanya hem de Braga kalecileri önlediler ve aciz kaldık. Aciz kaldıkça saldırdık, risk aldık ve hep duvara çarpıp geri geldik. Bu acı gerçek milli veya kulüp, tüm takımlarımız için geçerlidir.
Guiza İspanya'da kontratak oynayan bir takımda gol kralı olmuştu. Fenerbahçe'ye geldi ve sürekli 4-5-1 alan savunmalarına karşı oynamaya başladı ve başarılı olmadı. Eğer Emenike Fenerbahçe'de kalsa idi o da çok zorlanacaktı.
Peki bizim hem Galatasaray hem de milli takımda forvetlerimiz kim ve nasıl oyuncular? Her iki kadroda yer alan Umut ve Burak da kontratak oyuncusu, teknik değil, fizikle oynayan, çok koşan ama düz oyuncular değil mi? İkisinin de katı ve kapalı alan savunması içinde hem milli maçlarda hem de Avrupa kulüp maçlarında kaybolduklarını görmüyor muyuz? Kalabalık alan savunması Hector Cuper'in yönettiği ordu takımında  organize edildiği zaman da, GS aynen Braga karşısında olduğu gibi aciz kalmadı mı?
Aciz içinde kalıp son ümitle aşırı saldırdığımız zaman da, birincisi yorgun oluyoruz, ikincisi savunmada az adamla kalıyoruz ve yakalanıyor, sonunda  kontratak golünü yiyiveriyoruz. Hem milli takım hem de GS iki kişiye iki kişiyle yakalanıp golü yemediler mi?
Peki biz kendimiz katı ve kapalı alan savunması yapmakta başarılı mıyız? Yapabilir miyiz? Cevap hayır! Biz alan savunmasına hücüm edemediğimiz gibi, kendimiz de alan savunması yapmakta başarılı değiliz. O zaman da acı gerçek tepemize çöker, Avrupa Şampiyonası veya Dünya Kupası'na gidemez, evde oturursun! Sistemi düşünmeyip, çözüm üretmeyip, kolektif spor futbolda bireysel takılan,  'yıldızcıkları' sürekli gündeme getirenlerin acı dramı budur!

<p><span>Türkiye ile Pakistan arasında tarihi bir televizyon dizisi projesi için harekete geçildi.&n

Türk yapımcılara Pakistan'da üst düzey karşılama

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Haftanın yalanları

Kısıtlamaların sona ermesiyle İstanbul'da hareketlilik başladı