• $7,3879
  • €8,9788
  • 442.977
  • 1547.18
15 Aralık 2011 Perşembe

Zaman ahlakı üzerine

Zamanı anlayıp, yorumlayamadıkça yaşamın anlamı eksik kalacaktır. Zaman karşısında duyarlılığımızı kazanamadıkça, eylemlerimizin ahlak değerlerini kavramakta zorluk çekeceğiz. Zamanı anlayamadıkça insanı anlayışımız eksik olacaktır. İnsanın kendisiyle, diğer insanlarla, doğayla, bilgisiyle, değerleriyle ilişkisi, zamanla ilişkisiyle açığa çıkarılabilir.
Çağlar boyunca, değişik kültürlerde, zaman anlayışları farklı görünüşler göstermiş. Her kültürün bilgeliğinde zamana değgin düşünceler, ilkeler, anlam çerçeveleri geliştirilmiş. 'Aktığı', 'düz gittiği', 'ilerlediği' söylenmiş. Doğum, ölüm, kayıplar karşısında zamana ilişkin görüşler geliştirilmiş. Zamanın ne olduğu üstüne, 'evrensel' kavrayışların ardına düşülmüş, felsefe ve bilimde zaman kuramları oluşturulmuş.
***
İnsan zamanla derdi olan bir varlık. Derdinin ardında benim zaman tutmak dediğim bir kaygı da var. Dilimizdeki yol tutmak deyimine benzer bir anlam yüklüyorum: Yaşamımızdır, zaman tutan. 'Şu sıralar, ömrüm zaman tutmuyor ya da öyle bir dönemimdeyim ki zaman tutmuyor hiçbir şey' diyebiliriz, örneğin. Ömrümüzün, yaşayışımızın, işlerimizin zaman tutmaması ne demektir? En azından iki anlamı var bu deyimin: İlki, zamanı kullanamıyorum demektir. Zaman elimden akıp gidiyor, olup biteni denetleyemiyorum, planlar yapamıyorum, düzenlemeler gerçekleştiremiyorum. Zamanı 'tutamıyorum', yapıp ettiklerim zaman tutmuyor, 'uygun' zamanda 'uygun' şeyler yapamıyorum. Sürekli itildiğimi, sürüklendiğimi hissediyorum, örneğin. Sıkıldığımı ya da zamanın hiç 'geçmediğini', büyük bir boğuntuyla anlıyorum. 'Bugünlerde ben zaman tutmuyorum', diyebilirim. 'Ne zaman tutmayan bir yaşamım var!' ya da, biraz anlam değişikliği ile 'zaman beni hiç tutmuyor' diyebiliriz; zaman, benim yanımda değil, anlamında. İkinci anlam, zamanı kullanmakla değil de anlamakla ilgili. Acılarım zaman tutmuyor: İki anlamıyla, baş edemiyorum ve anlayamıyorum. Zaman ahlakı açısından, zaman tutmayan bir yaşam nasıl bir yaşamdır? Zaman, insan yaşamıyla, yaşam süresiyle, ömürle ilgili olduğuna göre, ömrün, ömürlerimizin ahlak açısından değerlendirilmesi sorunu, zaman ahlakı dediğim bir ahlak alanını gündeme getiriyor.
***
Zaman ahlakına Batı dillerinde Ethicus temporum ya da h éthik khronou diyebiliriz. (Latince ve Eski Yunanca'yı biraz zorlayarak!) Eski Yunanca'da thik h en ofthalmois diye bir deyim var: 'Gözlerden okunan karakter' diye çevirebiliriz. Bunu zaman için söylersek h éthik en khron™i olur; zamandan okunan karakter, zamandan okunan yaşam, zamandan okunan ömür, zamandan okunan ahlak diye anlayabiliriz bunu. Zamana bakarak, ömrümüzün zamanla ilişkisine, zamanı değerlendirişine bakarak, okuyabiliriz ahlak değerini!
Zaman ahlakını yaşayabilmek, zaman bilinci taşıyabilmekle olanaklı. Önce zaman tutmalı insan, zamanla ilişkiye geçebilecek dönüşümler geçirebilmeli, böylece zamankürede (kronosfer!) yaşayabilmeli ki zamanından sorumlu tutulabilsin. Zamanı saatten, işgününden, vapur tarifelerinden ibaret sanan kronosferin dışındadır. Zaman bilincinden yoksun milyonlarca insanın zaman önünde verecekleri hesap yoktur! Hiç ölmeyeceğini sanan sağlıklı bir delikanlıya, yastık altında altınlarını saklayan ihtiyar cimriye, 'sonra, sonra' diye yaşayabileceklerini erteleyen yaşama korkağına kronosfer kapalıdır. Gün gelir, zamanın değerini anlar, zaman alemine girerse, zaman ahlakı işlemeye başlar onun için.
***
Yitikler yaşamış, yaşayan, acılar çekmiş, çekmekte olan, bilgisiyle yaşamını bütünleştirerek, zaman zaman ya da çoğu zaman kaçırsa da zaman tutabilen, yaşadıklarının anlamını, değerini takdir edebilen, kısaca zamandan öğrenebilen, zamandaki karakteri okuyabilen insan, zaman ahlakının insanıdır; zamanından sorumludur, hem kendi bireysel, öznel zamanından hem yaşadığı çağın zamanından, elbette geçmişinden.
Zaman ahlakı, doğum, ölüm, ömür, süre an, gençlik, yaşlılık, yitik, hastalık, pişmanlık, suçluluk, anımsama, anma, umma, bekleme, direnme, vazgeçme... gibi kavramlar alanında etkindir.
Zaman ahlakı açısından insan zamanı nasıl kabul etmeli? Çağımızın koşuşturan insanı, Batı kültüründe şimdide kabul ediyor zamanı. Birbirini de şimdide yaşıyor. 'Carpa diem', 'günü yakala', 'şimdinin hakkını ver, tadını çıkar', ilkeleriyle yürüyor. Geçmişte kalan kültürler de var. Zamanı her zaman bir mazi olarak yaşamaya çalışanlar! Zamanı geçmişte kabul eden bireyler de yaşıyor aramızda.
Levinas, 'Öteki'nin mazide olduğunu söylüyor. Ötekinin zaman tutmadığını düşünüyorum. Zaman ahlakının temel ilkelerinden biri: Öteki zaman tutmaz. Ne demek? Onu ne kullanabilir ne de anlayabilirsin! Tüketesiye kullanamayız Ötekini. Doğrusu kullanmamalıyız. Öteki insanı, bizden farklı olanı tüketesiye anlayamayız. Benim zaman ahlakı anlayışım açısından Öteki bize gelecekten gelir! Kendimizi, fark ettiğimiz zaman açısından şimdide yaşarız. Öteki, tüketilemez, belirlenemez, zaman tutmayan yanıyla gelecekte kalır hep! Onun gelecekte kalması demek, onun çerçevelenip, geçmişe gönderilememesi demektir. Açık uçludur Öteki. Ötekinin gizi, onun hep gelecekte bulunmasında yatar.

<h3>Süper Lig'in 21. haftasında Galatasaray, Yeni Malatyaspor'a konuk oldu. Sarı Kırmızılılar çok zo

Galatasaray - Yeni Malatyaspor maç yorumu

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Kimyasal tuvalet, bomba gücü göstergesi, radyasyon ölçüm cihazı... Nükleer sığınak açık artırmaya çıkarıldı

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Mustafa Şentop'u ziyaret etti