• $7,3927
  • €9,0032
  • 442.193
  • 1551.57
27 Kasım 2011 Pazar

İnsana mektup

İnsan, sana bu mektubu yazıyorum, kendime yazdığım mektuplardan biri olarak. Seni sana, beni bana, onu ona anlatıyorum:
Soluk alıyor. Tüketiyor havasını gezegenin. Toprağını deşiyor, suyunu içiyor pınarların. Yeri kazıyor, madenlerini karıştırıyor dehlizlerinde dünyanın. Düştüğünü düşünüyor şimdiki yaşam alanına. Göklerden geldiğini sanıyor. Yerden bitmiştir belki de. Emiyor, sömürüyor, büyüdükçe büyümek istiyor. Her şeye hakkı olduğunu sanıyor. Her şeyin sahibi olma hakkına da. Tutunmuş, bedenine, geçmişine, kültürüne, inancına, parasına; gelmiş ya dünyaya bir daha gitmek istemiyor. Gidici oysa. Baki kalan hoş bir seda. Böğürüyor. Koca bir gürültü geliyor, dünya denen fesat kazanından. Çıkar, ikiyüzlülük, gizli hesap, nefret kaynıyor.
Senden utandığım çok oluyor insan! Kendimden utandığım! Nasıl bu kadar saygısız, nasıl bu kadar vurdumduymaz, nasıl bu kadar hayata saygı duymaz olabiliyorum? Ben insan, beninin odağında, kendinden olmayana çamur sıçratan, dünyayı cehenneme çevirmek için gelmiş. Hala cennete benzer yerleri kaldı mı dünyanın. Dünyadaki bütün cennetler cehennemimiz için boş arsalardır, hepsi de cehenneme dönüştürülmelidir. Cehennemler yükseldikçe rahat ediyor insan. Sen cehennemsin ey insan teki! Ben de senin cehenneminim. İnsanın adı bundan sonra zeban” olsun. Zebanımızda zebanedir insan. Ateştir verdiği dünyaya: Herakleitos'un ateşi değil ama. Kokmuş, pörsümüş, hayatı yok eden bir ateş.
Cehennemden daha kötü bir yere doğru gitmekte ama: Araf'a. Biz insanlar arafiyan olmaktayız giderek. Arada kalanlardan. Araf öyle kötü bir yer ki cehennemi özlediğimiz oluyor. Cennetiyse defterimizden sildik. Uydurunca yaşanıyor çünkü. Uyduramayanlar ya cehennemde yanıyor ya da Araf'ta kavruluyor. Dünya ıssızlaşıyor. İnsan tenhalaşıyor. Arada kalıyoruz sürekli. Uçta olduğumuzu sanarak. Kendimle kendim olmayan arasında kalıyorum. Sevdiğimle kendi aramda, hayatla kendi aramda. Kendimle kendim arasında kalıyorum. Neredeyim ben? Ben insan, araların varlığı. Dünya ile evren arasında. Öteyle beri arasında.
Aranın sıkıntısı içimi boşaltıyor, içimdeki sevinci, umudu. Umutsuzluğu da. Ara sözlerimi boşaltıyor. Düşüncemi de. Ara hiçliği bile boşaltıyor. Boş olanı bile boşaltıyor. Kapkara, bomboş, ıpıssız aradayım. Aranın azabı, hiçliğin gazabı çöküyor insana.
Nereye gitsen orayı aralayacaksın, ey insan! Araladığın mekan, araladığın zamanla arayacaksın. Aralamanın bedelini ödeyeceksin: Uzayın neresine gidersen git, kurtuluş yok. Aradan kurtulmayacaksın ey insan! Cennet sandığın yerlerin cennet olmadığını anladığında, aralayacaksın. Cehennemin cehennem olmadığını anladığında. Sevgilin, sevgilin değildir. Varlık kendini aralamaktadır, ey insan! Sakın şaşma, aralıklardan daha nice aralar görüp de arayıp duracaksın! Berzahlar geçeceksin, otağın hep aralanacak.
Araya tutsaksın! Araya sıkışmışsın. Araya araya yolunu bulabilir misin? Arayabilseydin bulabilirdin belki ama arama ihtiyacı duymuyorsun. Arama körüsün. Takıntıların var, yıkamadığın alışkanlıkların. İçinin dağlaşmış kayalarını bir türlü oynatamıyorsun.
Bedeninden canına giden berzahta aradasın. Hendeklerinde ejderhalar yaşayan uyduruk kalende korunaklı olduğunu sanıyorsun. Korunağın yok. Ejderhalarını korkuların yaratmış, hepsi sanal. Uydursan aralayacaksın arada olmanı. Uyduramıyorsun. Uyuyorsun. Uykunda karabasanlar seni araya zincirliyorlar. Uyuyorsun, uyumun seni aranın tam göbeğinde tutuyor.
Uçlara gitmek istiyorsun. Aranın boşluğundan ürküyorsun. Muallakta olmanın çaresizliğine çareler geliştirmeye çabalıyorsun. Muallak olana tahammül geliştirmedikçe aranın gazabı üzerinde kalır.
Boşluğa, hiçliğe, araya, yokluğa yürümekten çekiniyorsun. Korkma hiçlik seni yemez. Sabah uyanınca de ki: 'Gönlüm beni arala. Beni aralayanlardan kıl.' Hayat seni aralıyorsa sen de onu. Sen de onu ey insan! Aralanmanı arala! Arada olduğunu kabul et. Ara seni aranın farklılıklarına, çeşitliliklerine götürecektir. Arayla zenginleşeceksin. Budur hayat. Dilini çıkar haydi! C'est la vie! Muhterem araya ihtiram dur.
Araya bırak kendini. Arada ayakta durmayı öğren. Ara denen salıncak bırak savursun seni. Kolan vurdukça aranın olanaklarını keşfedeceksin. Aranın bir şiiri, çok şiiri var.
İnsan! Korkma, şiir var! Arayı şiirlediğinde bilimin de, düşüncenin de, teknolojinin de, inanç düzenlerinin de araya bakışı değişecek. Arada olduğunu anlayacak insan. Ağaca baksın önce: Gökle yer arasında. Hatırlasın sonra kendini: Göğü ve yeri duyuran araya şükrederim. Bana bunca cehennemi, cenneti nasip eden, acısını, sevincini, doğumlarını, ölümlerini, kazançlarını, kayıplarını yaşadığım araya borcumu ödemeye hazırım.
Ara beni arayınca, bu mektubu yazdım. İnsana arz ederim.

<p>Başkan Erdoğan: Türkçe'de kelime katliamı oldu </p><p>KÜLTÜR VE TURİZM ÖZEL ÖDÜLLERİ </

21 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

İzmir'de depremin ardından acil yıkılan 71 binada inşaat çalışmaları başladı

Merve Boluğur yalanlamıştı... Işın Karaca açtı ağzını yumdu gözünü