• $7,3517
  • €8,9317
  • 438.314
  • 1545.46
26 Temmuz 2012 Perşembe

Nasıl bir garibiz biz?

Bir yazımda anlatmıştım: Amerika'da uluslararası bir felsefe toplantısında 'Türk Kültüründe 'Garip' Kavramı' üstüne konuşacaktım. Oturum başkanı arkadaşımla salona girdiğimde, salonda kimsenin olmadığını fark ettim. Diğer iki salonda ünlü felsefecilerin konuşmalarını dinlemeye gitmişti herkes. Donakaldım. 'Garipliği' yaşadım, bir kez daha. Sonra gitti şaşkınlığım, doğal geldi bana bu durum. Türkiye'den garip bir adamın Türkiye'deki garip anlayışını kimse merak etmemişti. Türkiye'deki arkadaşlarım, siz okurlarım, hiç merak ettiniz mi? 'Gönül' kavramıyla birlikte, 'gariplik' yıllardan beri düşünüp, yaşadığım bir kavram.
Garipliğin fark edilmemesi garipliğe yakışmıyor. Arapça bir sözcük. 'Garabe' fiili, terk etmek, ayrılmak, yabancı, tuhaf olma, batıya doğru gitme (Garb: Batı, Gurub: Güneşin batışı!), yurdundan uzak olma, 'gurbete' gitme gibi anlamlara sahip. Garib, bu fiille ilişkili, yabancı, acayip, tuhaf, şaşırtıcı, eğlendirici, anlaşılması zor, belirsiz, alışılmadık... demek Arapça'da (Hans Wehr'in A Dictionary of Modern Written Arabic sözlüğünü kullanıyorum!) Aynı fiil, Batılı, Avrupalı olma anlamı da taşıyor: Kendi sılasından uzaklaşıp Batı yaşam tarzını önemseme. Arap, Batılı olmayı garipsiyor!
Türkçemizdeki garip, Yunus 'un, Karacaoğlan'ın garibi, daha duygusal, daha yalnız, yoksul, mahzun! Arapça'da pek vurgulanmayan gariplik duygusallığı, insanımızın temel kültürel özelliklerinden. Türkçe'de garibin anlamlarını, bir açıdan, yedi öbekte toplayabiliriz.
Garibi bir insan olarak düşündüğümüzde o:
1.
Tuhaf biridir, alışılmadık. Dünyaya alışılmadık baktığı için. Düşünme, anlama, alışkanlıklar içinde yürümez çünkü; bilir bunu garip, Aristo'nun 'hayreti' vardır onda. (Felsefe hayretle başlar!)
2. Bu tuhaflığı onun alışkanlıklar edinip, bir yere 'yerleşip', oraya 'kazık çakmasını' engellemiştir. Gurbettedir hep. Evinde bile.
3. Gurbete alışmış biri değildir. Yabancıdır, nerede olsa.
4. Tuhaflığı, gurbette oluşu, yabancılığı, onu yalnız kılmıştır. Garip yalnızdır.
5. Alışılmadık bir insan, alışılmadık bir yaşam onu yoksul kılmıştır.
6. Garip çaresizdir. Çare bulmaktan vazgeçmiştir çünkü.
7. Garip, duygusaldır, hüzünlüdür, dokunaklıdır.

Arapça aslına göre, bizim garibimiz düşündürücü farklılıklar taşıyor. Tuhaflık, gurbette olma, yabancılık, Arapça sözlüğün 'garib' betimlemesine uyuyor. Yalnızlık, yoksulluk, mahzunluk, çaresizlik daha çok bizim dilin vurgusu olarak görünüyor. Yalnızlık garibliğin sosyolojik yanını, yoksulluk ekonomik; mahzunluk, psikolojik boyutlarını gösteriyor. Çaresizlik, sosyolojik, ekonomik, psikolojik boyutların tümünü taşıyor.
Garip, ilk elde sanılacağı gibi, pısırıklığın, dünyadan el ayak çekmişliğin yansıdığı bir insan tipi değil. Avrupa Birliği'nin kapılarında bekleyen Türkiye'nin çok zengin kültürünün içinde, yüzyıllarca can bulmuş bir kavram. Arapçada Batılılaşana garip denebileceğini söylemiştik. Bir yorumla bunu kabul edebiliriz: Türk kültürünün garipliğinin, yenilenme, canlanma, yaratıcı olma gerekliliğinin bir işareti olduğuna söyleyebiliriz. Tuhaflık ve duygululuk boyutu, farklılığımızdan gelen yaratıcı atılımımız için bir potansiyeldir. Kendi kültür zenginliğimizi henüz ortaya çıkaramadığımız için garibiz, ama çaresiz değil: Garipliğin çaresizliği alışıldık çareleri benimsememesindendir. Onurlu bağımsız, saygın Avrupalı olmak, onları taklitle gerçekleşmez. Kendi kültür zenginliğimizi gerçekleştirebilir, köklerimizdeki garipliğin, aslında yaratıcı farklılıklar doğuran bir güç olduğunu ortaya koyabilirsek; bilimde, sanatta, felsefede Avrupalıya sözü olan bir ülke olarak girebiliriz aralarına.
Garip, bu çağın koşuşturma içinde yılgın, yorgun, bıkkın, sıkkın insanına bizim kültürümüzden gönderilen bir selamdır. Sürekli uyanık, sürekli olarak kendini, fikirlerini, siyasi görüşünü, ait olduğu topluluğu, inanç grubunu, tuttuğu takımı pazarlamak zorunda olan çağımız insanının garibi anlayamayacağını düşünebiliriz. Bu çağda belki de eksikliğini duyduğumuz saygın insan tipi bizim kültürümüzden gelen garipliktir. Sevginin, dostluğun, ardına düşmüş, kendini ortaya koymaktan, birilerine bir şeyler satmaktan kaçınan; kendinde insanlığın yüce değerlerini arayan, güzel insandır garip.
Elbette toplumda öne çıkmaz. Egemen olmaktan kaçınan kişiliği zaman zaman onu hatırlanır bir insan kılabilir. Hatırlanıp hatırlanmaması da çok önemli değildir onun için. Görünmeden görünmek ister. Alçak gönüllüdür, bencilliğini silmiştir. Düşünür, araştırır,verir, uyarır. Sivrilmez. Çekilir. Eleştirir, saldırmaz. Dinler, anlamaya çalışır. Gereksiz konuşmaz.
Garipliğimizin kıymetini bilirse Avrupalı, kendi kültürüne seçenekler sunabilecek. Türk kültürünün evrensel boyutundan beslenebilir. Bunun için, çoğunuza tuhaf gelecek ama öncelikle kendi garipliğimizin kıymetini bilip, üzerinde düşünerek kültürümüze taze kan getirebiliriz.

<h3>Başkan Erdoğan'dan esnafa kredi müjdesi</h3><h3>6 AY ERTELENECEK</h3><p>Başkan Erdoğan, Halkbank

25 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Mehmetçik yeni kamuflajlarıyla görev başında

Caddebostan Sahili kırmızıya bürüdü