• $7,4032
  • €9,0247
  • 440.069
  • 1530.78
03 Şubat 2011 Perşembe

Demokrasi küre

Sık sık kendime sorduğum sorudur: Biz nasıl bir ülkeyiz ki, böyle bir demokrasimiz, böyle iktidarımız, böyle bir muhalefetimiz var? Nasıl bir ülke olduğumuzu anlamada şu anki siyasetimizden ne öğrenebiliriz? Peki, nedir şu anki siyasetimiz?

İktidarın demokrasi havasını soluyamadığı giderek daha belirgin oluyor. Yıkmaya çalıştığı 'duvarlar', yıkmaya çalıştığı vesayetler, 'kendi gücünü sağlamlaştırmaya yarayacak yeni duvarlar, yeni vesayetler mi geliştiriyor?' sorusuyla dile getirilebilecek bir kuşku uyandırıyor.

İktidarı ve muhalefeti oluşturan insanların yaşam biçimi, demokratik bir dünyayı anlamaya, böyle bir dünyayı kurmaya uygun mudur? Demokrasi bir hayat tarzıdır. İktidar, 'muhafazakar demokratız' diyor, kendine. Muhafaza etmek, muhafaza ettiğimiz değerleri yeniden yorumlamakla olanaklıdır. Hangi değerleri korumaya çalışıyorlar? Kendileri herhalde 'milletin değerlerini koruduğumuz için millet bize teveccüh gösteriyor' diyebilirler.

***
Sorum hem iktidara hem de cumhuriyetin değerlerini korumaya çalıştığını söyleyen Cumhuriyet Halk Partisi'nedir: Cumhuriyetimizin temellerindeki hangi değerleri, hangi yeni yorumlarla, dünyaya yeni görüşler, buluşlar, ürünler ortaya koyacak biçimde korumaktadırlar? Siyaset dünyamızda sahip çıkılan değerler nelerdir? Hangileri etnik, ulusal, dinsel ya da evrensel ya da bunların dışındaki sıfatlarla dile getirilebilir? Hangi değerler adına siyasal bir mücadele veriyoruz? 'Onur', 'namus', 'şeref', 'edep', 'dürüstlük', 'insan olma'... Bunların dışında hangi sözlerle betimlenebilir, sahip çıkılan değerlerimiz?

Demokratmış iktidar. Eleştiriye tahammül, dinleyip anlama sabrı gösteremiyor. Hemen polemik. Hemen laf yetiştirme. Hemen haklı çıkma. Küfre, alaya varan sözler. (Muhalefet de ondan geri kalmıyor!)

İki parti olmalıymış. İstikrar böyle sağlanırmış. Otoriteyi ele alacak, demokrasiyi lütfedecek. Demokrat olma bir karakter özelliği, galiba. Kimilerinde bu karakter yok. Ağzı demokratmış gibi laf etse de, kalbi ütopyasında. Öyle şeyler söyleyecek ki, herkes ne büyüksün diyecek. Ona hak verecek. 'Herkes' ona hak verdiği için, onun yaptıkları demokratik olacak.

İç dünyanız çok sesli olacak, demokrasi yolcusu kardeşim. Sizin gibi düşünmeyene iç dünyanızda yer vereceksiniz. Vermediğinizde söyleyeceksiniz. Katlanacaksınız.
Öncelikle her türlü zulmü ortadan kaldıracaksınız. Zulmün olduğu yerde demokrasi olanaklı değil. (Yetkin anlamıyla demokrasiden söz ediyorum.)

***
Cumhuriyetin getirdiği, oluşturmaya çalıştığı değerleri görmezden geliyorsunuz. Demokrasiyi cumhuriyete karşıtmış gibi görüyorsunuz. Sorun, sizin deyiminizle 'çeteler'se, onlarla mücadele böyle mi yapılmalıydı? Geleceğin Türkiye'sini oluşturma çabaları, haksız yere hapislerde yatan insanların feryatları üzerinde mi gerçekleşecektir? ('Yargı kimin haklı kimin haksız olduğunu söyler' diyeceksiniz. Yazık ki Türkiye'de 'kimin yargısı?' gibi hukuk ruhuna aykırı bir soru hala sorulabiliyor?)
Sizden kuşku duyanlara paranoyak diyorsunuz. Cumhuriyeti kendi inançları doğrultusunda savunmaya çalışanlara karşı geliştirdiğiniz korkulara neden paranoya demiyorsunuz?

Demokrasi sizin egemen olduğunuz bir siyasal düzen içinde, halkın görüşü sunularak çıkarılacak yasalarla gerçekleşecek. Peki, sadece yasa çıkarmakla gelebilir mi demokrasi?

Baraj kalkmadıkça bu ülkede demokrasi olamaz. Parti içinde demokrasi olmadıkça bu ülkede demokrasi olamaz. Özel yaşamlarında dinleme, anlama, anlayarak edebince eleştirme isteği olmadıkça bu ülkeye demokrasi gelemez.

Demokrasi küre diye, ülkeyi saracak bir küre düşünelim. Hava küre, su küre sözlerine benzeterek söylüyorum. Ona demokrasi atmosferi de diyebiliriz. Demokrasinin olanca varlığıyla yaşanabileceği böyle bir kürede sürdüreceğimiz hayatı gönülden istiyor muyuz?

Bu ülkede nasıl bir hayat yaşanırsa demokrasi küre bu ülkeyi sarar, kuşatır? Ekonomik sorunlarımızı ödünsüz çözebileceğimiz bir dünyada, özerkliğimizi yitirmeden tarihimizle yüzleşebileceğimiz bir hayat... Ülkeyi oluşturan farklı hayat tarzlarının kendilerini ifade edebileceği ortak değerleri keşfetmeye olanak ve izin veren bir hayat... Demokrasi küre bu ülkeyi ne zaman sarabilir? Bir iki baskın, ufuksuz, sığ, siyasal, ekonomik görüşün egemenliğinde olmayan bir ülkeyi sarabilir demokrasi küre. Cumhuriyetin sürekli tazelenip, devingen biçimde yaşanan değerleriyle harmanlanabilen, geleneğimizin derin hikmetiyle yoğrulmuş, insanların özgürce sanatta, düşüncede, bilimde araştırmalar yapabildiği bir ülkeyi sarabilir demokrasi küre.

Bu ülke, eleştiren, eleştiriye açık, içten, tahammüllü, sebat sahibi, demokrasi çilesini çekebilecek, demokrasi denen bitimsiz yolculuğa çıkabilecek gönül sahibi insanlarla demokrasi küresini oluşturabilir.

Uçtum belki. Kim bilir demokrasinin uçanlardan da öğrenecekleri olabilir.

<p>Amerika Birleşik Devletlerinde 46. Başkan Demokrat Lider Joe Biden oldu. </p><p>ABD'de yeni

ABD'de yeni dönem başladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, yarıyıl tatili zilini çaldı

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında