• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
30 Ocak 2011 Pazar

Duruş, duyuş, deyiş

Felsefede 'duruş' dersin Hoca, manası ne demektir?- Einstellung.
- Şimdi anladım, neden 'duruş' diyorsun? Ben de onu hep yerinde sayma olarak anlıyorum! Elbette, şaka! Birbirimizle yabancı sözcüklerle mi anlaşacağız? Açar mısın biraz?

- Felsefe sorunlarına bakış tarzın, onlara yönelme biçimin, tavrın, tutumun.
- Peki, bu duruş, savunduğun felsef” görüşten bağımsız mıdır?
- Tümüyle değil! Örneğin, çözümleyici felsefeyi benimsemişsen duruşunun 'anlamı' belirleniyor; elbette bu hareket alanı içinde farklı duruşlar olabiliyor. Örneğin Quine'in tutumu ile Carnap'ın tutumu, duruşu farklı olabiliyor. Hele Wittgenstein, çok farklı! Galiba duruş, sanattaki üsluba benziyor. Felsefede de üsluplar var. Bu konuda yazılmış kitaplara bakabilirsin. Kant'ın üslubu ile Spinoza'nınki farklı. Derrida ile Rorty de farklı duruşların insanı. Chomsky'nin Derrida'ya yönelttiği ağır eleştirilerin ardında duruş farkı var. Bunu anlayamazsanız, takım tutar gibi filozof tutarsınız. Yıllar önce Rorty bu duruş körlüğünü giderecek dönüşümler önermişti.

***
- Duruş, söylemek istediğinizin içeriğiyle ilgili midir?
- Benim görebildiğim, bütün 'büyük' filozoflarda bu 'ilgi' var. Anlatmak istediğinle, anlatma biçimin kolay kolay ayrılmıyor. Bu, ancak böyle anlatılabilirdi diye düşünüyorsun, okuyunca.

***
- Peki, 'duyuş' dediğin nedir?
- Bak ne zaman Nietzsche'ye dokunsam, ondan gelen ses düşündürür beni. Benzer durum Wittgenstein için de öyledir. Bu 'büyük' filozoflar, kapalı, yer yer edeb”, aforizmalarla dolu bir anlatımla yazmışlardır. Neden? Nietzsche neden, analitik felsefenin en uçtaki savunucularının yazdığı felsefe tarihi kitaplarında vardır? Neden Nietzsche'yi unutarak, tutturduğu yolda yürüyüp gitmiyor felsefe? Anglo-Amerikan felsefeye giriş kitapları yazarlarının bir bölümünün kolayca aforoz edebileceği üslupta yazan, Wittgenstein ve Nietzsche'nin felsefedeki ağırlığı (kimilerine göre hafifliği) nereden geliyor? Felsefe yapmayı belli sınırlar içine tutsak ettiğinizde, şu an yüzlerce felsefe dergisinde yazan, ufuksuz, dar kafalı felsefe yoksunu felsefeciler yetiştirirsiniz. Elbette bunun tersi doğru değildir; her alanda, bilimde, sanatta disiplin önemlidir. Benim savunduğum, birçok papağan felsefecinin sanabileceği gibi disiplinsizlik, gerekçesiz yazma, 'kafa yumuşaklığı' değildir. Felsefe yapmanın farklı yolları var, bir zenginliği var. Disiplin adına bu zenginliği, zenginlik adına bu disiplini yok etmemek gerek.
- Sana bunları sormadım ki Hoca, bakıyorum pek dolusun bu konuda, yoksa yarana mı dokundum? Sana felsefede 'duyuş'un ne olduğunu sordum.
- Gerçekten, tutamıyorum kendimi. Elbette derdini anlatamayanların sıkıntısı var bende. Kırk yıldan fazladır yazıyorum hala sesim gökkubbede yitip gidiyor.
***
- Bırak bu duygusallığı. Nietzsche'de ne gördüğünü anlatıyordun.
- Duyuş. Duyuruş. Böylesi filozoflar, Wittgenstein'ı da katabiliriz, felsefedeki yürüyüş ufukları geniş olan, bu ufukta, kendilerinden önce ve kendileriyle birlikte yürüyen nicelerinin göremediklerini gören filozoflardır. Gören ve gösteren filozoflardır. Ufuk açarlar, yeni yollar görür, önerirler. Felsefeyi sürekli çözümlemeci kafayla okuyanlara malzeme sağlarlar. Öncüdürler. Gözümüzün önünde durduğu halde göremediklerimizi bize gösterirler. Duyamadığımızı, duyururlar. Yalnız edeb” görünen felsefede değil, örneğin mantık alanında, Kurt Gödel, von Neumann, Frege, Russell böyle göz açıcı filozoflardır.

***
- Öyleyse, söylediklerinden yola çıkarak, duruş, duyuş, deyiş arasında bir bağ kurabiliriz.
- Bu da sizin duruşunuza bağlı!
- Nasıl yani?
- Duruş, duyuş, deyiş (söyleyiş, anlatış biçimi, üslup!) arasında bağı görmek, bu bağı önemsemek, dert edinmek, yine felsefeye duruşumuzla ilgili. Birçok felsefecinin bu konulardan haberi bile yok.
- Senin gibi durmayanlara kızma Hoca. Uslu dur. Ona buna sataşma.
- Benim duruşum, öncelikle kendime sataşmamı gerektirir.
- Hah, işte, tam orada dur!

<p>Merakla beklenen Bayraktar AKINCI Taarruzî İnsansız Hava Aracının (TİHA) 3'üncü prototipine PT-3ü

Selçuk Bayraktar bu sözlerle paylaştı: Yuvadan uçmadan önce son selfie

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Bakanlar Gül ve Karaismailoğlu, Gaziray Projesi'nde incelemelerde bulundu

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında