• $7,4296
  • €9,037
  • 439.355
  • 1529.54
14 Temmuz 2011 Perşembe

Bir demokrat aranıyor

Bu ülke nasıl bir dönüşüm içindedir? Siyasal alanda kimilerine göre 'cümle eksiklikleri bitirebilecek' bir anayasa, bu dönüşümün dayandığı hukuksal bir temel olacaktır. Bir sihirli anayasa bekleniyor: Gelecek ve ülkeyi kurtaracaktır. Bizi geçmişteki her türlü vesayetin baskısından arındıracak, bu ülkeye demokrasiyi getirecektir. Ülke demokrasiyle imtihan olmaktadır. Bakalım bu yolculukta demokrasi adına neler yapılacaktır? Bu demokrasi arayışında ne kadar samimiyiz, ne kadar başarılıyız, göreceğiz.
***
Anayasa yapıp demokrat olacağız. 'Şu hırkayı giy. Giydin mi? Hah şimdi demokrat oldun.' Marifet hırkadandır. Hırkanın içindekinden değildir.
***
'Çoğunluğun sesi bizim sesimiz. Bu vesayetçiler, bu çeteciler, bu demokrasi düşmanları azınlıkta kalmaya mahkumdurlar. Halkı küçük görürler, onun inançlarına, yaşayışına, giyim kuşamına karışırlar. Demokrasinin sesi çoğunluğun sesidir.' Ne zaman söylüyorsunuz bunu? Çoğunluğun 'teveccühünü' kazanınca!
***
Azınlığın çoğunluğun üzerindeki tahakkümü ne olacak? Muhalefetin eleştirileri ne zamandan beri iktidar üzerinde bir tahakküm yaratıyor?
***
 Bu iktidar, başarısını muhalefet yetersizliğine borçludur büyük ölçüde. Muhalefet kadroları yeterince rafine değildir. İktidarı sarsacak güç hiçbirinde yok henüz. Özellikle ana muhalefetin bireyleri arasında partiyi demokratik eleştiri yapabilme açısından güçlendirebilecek bir dayanışma yok. Her zaman bireysel, uyumsuz sesler çıkabilmekte. Yeterince birbirlerine kenetlenmiş, amaçları, hedefleri konusunda yeterince kararlı görülmüyorlar. Demokrasi, sözü olanların, bir dayanışma içinde çalışmasını gerektiriyor. Düşünsel derinliğin, siyasal eyleme geçirilebilmesi, sosyo-psikolojik açıdan muhalefeti oluşturan bireylerin, liderlerine ve birbirlerine güvenmeleriyle olanaklıdır. Yazık ki, henüz ana muhalefet bu aşamada değil. Belli bir süre çatışmalar ve anlaşmalarla yaşanacak bir serüven bekliyor onları.
***
İktidar, ne kadar demokrasiye yatkın bir partidir? Genel olarak sorarsak, bu ülkenin siyaseti, demokratik bir siyasal yaşamı oluşturabilecek ne kadar bir yaşantı zenginliğine ve olgunluğuna sahiptir? Henüz demokrasiye yatkın olmayan bir siyasal hayatımız olduğu, bana açık geliyor. 
***
Siyasetimiz, büyük ölçüde kopyacı; kapitalist düzenin işletmeci mantığıyla kopya projeler üretiyor. Belki bu yüzden, bu ülkeye demokrasi kültürünün gelmesi çok zor. Siyasetimizde sanatın, düşün, teorinin yeri yok. Daha önce de yazdığım gibi, hüzün yok. Gerginlik var. Özellikle iktidar kendini hep bu gerginlikle var kılıyor. Bu, ülkenin demokrasi iklimini yaşaması önünde büyük bir engeldir. Ülkeyi gerip, gündemi kendi belirliyor. Muhalefet de yazık ki onun oyuncağı oluyor kolayca.
***
Demokrat olmaya çalışan bu ülke insanın önünde en azından dört büyük engel var. Ülkenin siyasetine egemen olan zihniyet, ezmekten, baskı kurmaktan yana: Söke söke almak, eze eze yola getirmek, haklı olduğunu, haklı olduğu halde hakkını bir türlü alamadığını ileri süren bir kafa yapısı. Her zaman haklı. Her zaman doğru düşünen. Bu kafa değişmedikçe demokrasi bize haram.
İkinci engel hayat tarzımız: Bizden olan ve olmayan duygusunun giderek yoğunlaştığı bir hayatı yaşamaktayız. Birbirimize güven, farklı dünya görüşlerinde isek, giderek azalmaktadır. Halkın yarısından oy alan iktidar, diğer yarısını anlama isteğinden yoksun görünüyor. Şimdi bu eleştirime şöyle bir şişinme ile cevap da verebilir: 'Bizi eleştiriye tahammülsüz olduğumuz için eleştiriyorlar, şaşarım onların akıllarına, bakın nasıl da açığız eleştiriye, her eleştireni huzura çağırıp dinliyoruz.' Her eleştirene bir sözü var. Eleştiriyi dinliyor olmasından bile övünülecek malzeme çıkarabilen bir anlayışı besleyen hayat tarzı. Muhalefet de farklı değil.
***
Üçüncü ve dördüncü engeller, bireylerin ruh yapılarından ve o ruh yapısının dayandığı ruhsal ve kültürel geçmişlerinden geliyor. Bir demokrat insanda olması gereken şu özelliklerden yoksunlar: Edepli olma (dürüst saygılı, haddini bilen, değer yaşayan insan olma) karşıt düşünceleri, eleştirileri, dinlemeye, anlamaya hazır, başkalarından öğrenen, içten, çalışkan, sorumlu, toplumuna bağlı, evrensel değerlere açık, özerk, yılgın olmayan, coşkulu, estetik ve etik incelikleri olan insan olma.
***
Demokrat insan, herhangi bir dünya görüşünden çıkabilir. Yeter ki kendi dünya görüşünün yobazı olmasın.
***
Sözlerimi Orhan Şaik Gökyay'ın 'Bu Vatan Kimin' şiirinden esinlenen iki dörtlükle bitireyim:
 
BU DEMOKRASİ KİMİN?
Bu demokrasi, bu ülke uğruna
Garibin yanında olanlarındır
Hakkın, özgürlüğün aşkın yoluna
Korkusuz başını koyanlarındır
Ahmed'im demokrasi bir muamma
Sakın ola ucuz çözüme kanma
Bir anayasa yapılacak amma
Bu vatan hep kardeş kalanlarındır 

<p>Bir önceki PPK toplantısında faizler yüzde 15'ten yüzde 17'ye yükseltilmişti. Ekonomistler, Merke

Merkez Bankası faiz kararını açıkladı

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında

İğneada'da 250 tekne hamsi peşinde! Kasalar dolusu hamsiyle dönüyorlar