• $7,3903
  • €8,9837
  • 440.907
  • 1545.43
03 Temmuz 2011 Pazar

Aldatmak

Aldanmasam, öğrenemezdim. İnsanın gizli, karanlık, bana çirkin gelen yüzlerini, acılı anlarımda, beni aldattığı zaman görebildim. Kendimi de diğer insanlara yalan söylerken, verdiğim sözü tutmadığım zamanlarda, özürlü yüzlerimle tanıdım. Aldanıp, aldattığımda önüme insanları tanıma olanakları çıktı. Üzüldüm, acı çektim, utandım. Öğrendim ama. Belki yeterince öğrenemediğim için aldanmayı sürdürüyorum. Kimseleri aldatmamaya çabalıyorum. Olmuyor. Aldanma ve aldatma sürüyor. Elbette öğrenmem de.
Lisede bir öğretmenimi hatırlıyorum. Sıraların üzerinde dolaşıp, kopyayı önlemeye çalışırdı. Ne denli çabalarsa çabalasın öğrenciler yine kopya çekerdi. Belki, böyle bütün sınav boyunca, sıraların üstünde, ayakkabılarıyla dolaşıp, öğrencilere tehditler yağdırmasa, öğrenciler kopya çekmeyecekti. Yarattığı gerilim, gerginlik, öğrencileri kopya çekmeye zorluyor olabilirdi.
***
'Beni kimse aldatamaz'' diyenlerin nedense kolay aldatılabilecek insanlar olduğunu düşünürüm. Sürekli olarak kuşku içinde yaşarlar, gergin, sinirli, tedirgindirler. Son zamanlarda yaşadığım bir alışverişte aldandığımı anlayınca bunları düşündüm. Hiçbir zaman 'beni kimse aldatamaz'' demedim. Her zaman aldanabileceğimi düşünürüm; hatta zaman zaman bunun önlenemez bir 'yazgı'' olduğuna da inanırım. İstediğiniz kadar tetikte, uyanık, gözü açık olursanız olun, ne denli önlem alırsanız alın, birileri sizi aldatıverir. Bu alışverişte de aldanacağımı bile bile aldandım. Aradan bir süre geçtikten sonra aldatanlardan biriyle, bir yerde oturup içki içtik. Ona aldandığımın farkında olduğumu, bunun için mahkemeye ya da herhangi bir kuruma ya da bir avukata başvurmayacağımı söyledim. Çoğu insana garip gelebilecek bir konuşmaydı, sanki beni aldatan adama teşekkür ediyordum. 'Beni aldattınız. Sizin nasıl bir insan olduğunuzu anladım. İnsan denen varlığın hala tanıyamadığım yanlarını gösterdiniz bana. Elbette arkamdan ne salak adam olduğumu söyleyip, gülmüşsünüzdür. Ben sizin bu gülüşünüze gülüyorum şimdi. Elbette benim için yoksunuz artık. Değersiz insanlarsınız. Sizi bana soranlara olumsuz şeyler söyleyeceğim. Yitirdiklerimi nasılsa bir biçimde telafi edebilirim. Siz de beni yitirdiniz. Bir önemim varsa telafi etmeye bakın.''
***
Galiba, konuşmamdan hiçbir şey anlamayan bu kişi içinden 'hem salak hem de kendini bir şey sanıyor zavallı'' diye düşünmüştür.
Keşke ona, bilimin de aldanmalarla yol alıp, yürüdüğünü anlatabilseydim. Varsayımlarını, savlarını, kuramlarını sınar, bilim. (Özellikle doğa bilimlerinden söz ediyorum!) Her sınama bir cesarettir. Varsayımlarınız olgulara uymayabilir. Uymadığında, yanılmışsınızdır. Cesur bilim insanı yılmaz. Yeni varsayımlar oluşturur. Nerede yanlış yaptığını, doğrunun nasıl olması gerektiğini düşünerek. Ola ki, yine yanılabilir. Doğruyu arama savaşı bitmeyecektir. Hakikat yolu sonsuza uzanır. Evrenin gizlerinin, ölümlü insanın, sınırlı yetisiyle çözülebilmesi, çok uzun zaman gerektiriyor. Hakikat araştırıcısı aldanmaya, yanlış yapmaya açık, sabırlı, dirençli bir insandır. Bilim, cesur, yılmayan, büyük heyecanlarla yeniden, yanıldığı noktadan kalkarak sorgulayan, araştıran insanlar ister.
***
Belki, insan ilişkilerinde aldanan insanların, bu açıdan bilimden öğrenecekleri vardır. Aldanmak, anlaşıldığında, yıkıcı, sarsıcı, büyük acılar, yaratıcı sonuçlar verebilir. İnsanı yılgın, çökkün, korkak, pısırık, çekingen, edilgen kılabilir. Sonuçlar olanca çıplaklığı ile yaşanacak, acılar çekilecek, uykusuz geceler geçirilecektir. Ama aldanmayı okumama aldanmasına düşmemek gerekir. Neden aldandım? Nerede yanlış yaptım? Nasıl bir insanım ki, başıma bunlar geldi? Bir daha aldanmamak için neler yapmalıyım? Aldanmayı okumanın temel sorusu: 'Aldanmam bana ne söylüyor?'' olmalı. Duyabildiğimde, aldanmamdan gelen sesi, ya da bana aldanmamın ilettiklerini okuyabildiğimde, belki de bana ulaşan ileti şöyle olacak: 'Şu şu yanların hala zayıf. İnsanlara fazla güveniyorsun. Onları tanımak için yeterince çaba harcamıyorsun.''
***
Nedense her insanın iyi olduğunu düşünürüm çoğu zaman. Aldandıkça puanını düşürürüm. Çok değer verdiğim biri ise çok acı çekebilirim. Öğrenmenin bedelidir. Çektiğim. Yine de her yeni tanıdığım insana beyaz bir sayfa açarım. Sayfanın bir gün kararacağını bilsem de, insandan umudumu kesmem. Öğretmenim bilimden öğrendim çünkü.

<p>Peki, doğru beslenme nasıl olmalı? Vücudu yeni haftaya nasıl hazırlamalı? Beslenmede doğru biline

Beslenmede doğru bilinen yanlışlar neler?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

En kötü yıl gerçekten 2020 mi? Bilim insanları, 536 yılına işaret ediyor

Dünyayı şok eden iddia! ''Yolcu uçağı lazer silahıyla vurularak düşürüldü!''