• $7,4142
  • €9,0383
  • 442.576
  • 1542.45
10 Temmuz 2011 Pazar

Öteki göz

'Öteki'ni bir düşman gibi gören, ötekileştirmeyi bir sömürü, bir yok etme olarak anlayan bakışa karşı 'öteki'nin farklı anlamlarının da olabileceğini vurgulamak amacıyla 'öteki göz'e bakıyorum.
Yıldızlara bakıyorum, sırtüstü toprağa uzanmış. Yanımda birinin soluğunu duyuyorum. O da bakıyor. Yıldızlara bakışıyoruz. Birbirimizin bakışını fark etmediğimizde ayrı ayrı bakıyorduk. Gördüğümüz elbette farklıydı.
Ötekinin bakışı, bakışıma değdiğinde gördüğüm değişir.
Ağacı gördüğümde ağacı gördüğümü gören gözü de görürsem ağaç değişir.
Belki bakışlarımız hiç yalnız değil! Neye baksanız bir başkası da bakıyor ona. Bakmıştır. Bakacaktır. Yalnız benim baktığım bir şey, bir yer olabilir mi? Yalnız benim 'gördüğüm' şeyler elbette vardır. Öteki gözlerin göremediği.
Öteki gözü düşünmeden bakabilir miyim? Gördüğüm, görülecektir. Öteki göz, galiba gözümün içindedir.
Gördükçe, görenlerin gördüklerine baktıkça, anlıyorum ki gözüm yetmiyor. Neden çok gözüm yok? Mikroskobum, teleskopum, optik aygıtlarım var sayısız, yine de yetmiyor bana. Gerçeğin sonsuz göze gereksinimi var. Nasıl çoğaltabilirim gözlerimi?
Öteki gözlere giderek. Onları görerek. Gördüklerini. Göz göze gelerek. Göz göz olarak. Bütünleyerek. Yukarıdan görerek. İçeriden.
***
Gözler birleştirilebilir mi? Sen baksan, ben baksam. Biz baksak. Bakış büyüse. Çoğalsa. Dostluk bu mu: Bakışlarıyla bakışlarımızın çoğaldığı insanlar. Yoksa, bizi daraltırlar mı? 'Gözü, gözüme değdi, bakışlarım daraldı' dedikleriniz, dostunuz mu, düşmanınız mı? 'Sen öne bak, ben arkaya, önümüzü ardımızı görelim.' Peki nasıl? Nasıl ileteceğiz birbirimize gördüklerimizi? Öteki gözle nasıl haberleşeceğim?
Gördüğümü göstermeliyim. Kolay değil. Ötekini anlamak onun gördüğünü görmek demek, elbette bir açıdan. Kendi açımızdan. Görüşmek, anlamlı bir sözcük. Birlikte görmek demek olmasın?
Öteki göz, gözümde demiştim: Anamın gözü, babamın, öğretmenimin, medyanın gözü... Gör diyorlar bana, şunu, şöyle gör. Gördüğüm, ötekinin 'gör' dediği oluyor.
***
Benim kendime özgü gözüm olamaz mı? (Yeniden soralım soruyu!) Ötekiyle birlikte. Hiçbir göz yalnız bakmaz. Yapayalnız olduğunu sanan gözler bile. Kendi gözümü yalnızlıkta bulamam. Kendi gözümü öteki gözlerde aradım hep. Aramaktayım. Çoğul bakışı, çoğul gözü aradığım için. Sakın yanlış anlamayın: Çağımızda moda olan çoğulculuğun ardından gittiğim için değil. Bu ayrı bir konu. Ben gözümün çoğalmasını arzuluyorum. Kendi gözüm yetmiyor. Görüp, gösterdiklerime bakıyorum. Ne denli kısır. Ne denli dar. Ne denli tekrar. Açımın hep bilinen yerlere yönelmesine, 'yeterince' genişleyememesine kızıyorum. Çaresizliğim bu benim. 'Gözüm bu kadar. Bu kadar görüyorum' deyip, susabilirim. Susamıyorum. Susuzluğum gözümün dar açısını genişletecek 'su prizmalarına'dır.
Göremeyince ne yapıyorum? Uyduruyorum. Düşlüyorum. Öğreniyorum. Güvencem de yok, belki bir sanrı, gördüklerim. Belki neyi görmek istiyorsam, onu görüyorum. Düşlerim hep gözlerime karıştı benim. Kimi kez mucizeleri gördüğümü sandım. Anladım ki ötekide görüyor. Mucizeleri görüştük. Gördük birlikte. Yazıp duruyorum: Mucize vardır. Gözümüzün içine sokulan hayatın dışında hayat vardır. Öteki göze saygıyla öğrenilir bu. Öteki göze saygıyla öğrenilir, sevişme. Saygısız insanların sevişmeyi bildiğini sanmıyorum. Trafik kazaları hep onların yüzünden oluyor. Sevişmeyi bilebilseydik, bu denli çok trafik kazası olmayacaktı. (Kim demişti bunu bana? Hangi ötekim? Hangi öteki gözüm?)
***
Ötekinin gözü bir ayna olabilir bana. Korkmadan bakabilirsem gözlerine.  Onu görerek, onun görüşüyle, onun görüşünden görülen kendimi görebilirsem. Kendimi bir öteki gibi görebilirsem. Kendimi mülklendiğimi düşünmeyip. Ötekinin gözünü kendi gözümle karıştırmadan. Ötekini mülklenme gafletine düşmeden. Ötekine, eskilerin deyimiyle 'ali bir nazar' atfedip.
Nasıl bakacağım ötekinin gözüne? Bana nasıl baktığını görüp, ona göre bir tavır mı takınmalıyım yoksa? 'Beni sev', 'beni kabul et' bakışı mı olmalı bakışım? Ödün mü vermeliyim? Yoksa ödün vermesini mi dilemeliyim karşımdaki gözden?
Ötekinin gözü, ötekinin gözü! Söyle bana, nasıl bakayım sana? Nasıl göreyim seni? Gözüm ötekine açık. Öteki perdelerini kaldırdım gözümden. Kendimi ötekini görmeye odakladım. Sahi başarabilir miyim, ötekini görmeyi, incitmeden, okşar gibi?
Şimdiye dek hiç başaramadım. Ötekinin bakışı ulaşamadı bana: Ondan gelen ışığı, bana ulaşırken,  içimin prizmasından geçirdim de ondan. Öteki özürlüyüm hala. Ne gözümdeki ötekini, ne de ötekindeki gözümü görebiliyorum.
Sevgili öteki. Bu yazıyı senin için yazdım. Eksik oldu. Özürlü. Sen de yazsaydın, çoğalırdı, düzelirdi biraz. Uzat gözlerini. Öpeyim. Öpeyim de gözlerimin içine yerleştireyim.

<h3>Aşıda ikinci parti ne zaman gelecek?</h3><h3>BAŞKAN ERDOĞAN AÇIKLADI</h3><p>Başkan Erdoğan, Çin'

22 Ocak 2021 Güncel Haberler

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında

Malatya'da depremin izleri devletin yardım eliyle siliniyor