• $ 5,7377
  • € 6,3583
  • 272.777
  • 103072
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Yenidünya-eski sömürgecilik

Bir filmin künyesinde Peter Jackson’ın adının yer almasının gerek izleyicinin aklında gerekse de gişede etkisi malum… ‘Yüzüklerin Efendisi’ ve ‘Hobbit’ serilerinin yönetmeni Peter Jackson’ın yapımcılığını üstlendiği, Philip Reeve’in kitap serisinden uyarlanan ‘Ölümcül Makineler’ Christian Rivers’ın yönetiminde (ki kendisi uzun yıllar Peter Jackson’ın yanında görsel efekt dünyasını hatmetmiş), yine Jackson’ın filmlerinden oldukça tanıdık gelecek, benzer tasarım ve imajinasyonlarla etkileyici bir yolculuğa bizi çıkarıyor. Hikâye, 21. yüzyılda yaşanan ‘altmış dakika savaşı’nın ardından medeniyetlerin yok olduğu ve insani yaşam koşullarının her geçen gün zorlaştığı yaklaşık 1000 sene sonrasının post-apokaliptik ortamında geçiyor.

GÜCE TAPANLARIN DÜNYASI

Hayatta kalabilmek için güçlünün zayıfı yuttuğu bu çağda, şehirler hareket edebilmekte ve varlığını sürdürebilmek için diğer şehirleri yutup o şehirlerin sahip olduğu güç kaynaklarını ele geçirmektedir. Filmin ilk açılış sahnesinde tüm görkemiyle karşımıza çıkan mobil Londra’nın küçük bir Bavyera şehrinin peşindeki sıcak takibi ve zayıf şehrin güçlü olan tarafından yutularak sömürüldüğü bu düzende, ele geçirilen şehrin insanları da sistem tarafından asimile edilir. Yürüyen büyük şehirlerden Londra’nın alt sınıfından gelen Tom Natsworthy’nin, annesini öldüren bilim adamı Thaddeus Valentine’dan intikam almak isteyen Hester Shaw ile tesadüfen karşılaşması, her ikisinin de hayatlarını bambaşka bir yöne doğru sürükler. İngiltere’nin çok bilinen şehir simgelerini füturistik öğelerle harmanlayan Christian Rivers göz kamaştırıcı görsel efektlerle izleyiciye soluk aldırmayacak bir serüven izletiyor.

Biraz ‘Mad Max: Fury Road’, biraz ‘Yüzüklerin Efendisi’nden tanıdık görsel dünya tüm etkileyiciliği ile sömürgecilik, kapitalist düzen, sınıf kavgası ve güce tapınma gibi alt metinde dikkat çekmeye çalıştığı konuların önemine rağmen, hikâye anlatımında sınıfı geçemiyor.

KARAKTER GELİŞİMİ ZAYIF

Hikayedeki yüzeysel anlatım ve karakterlerin varlık sebebinin yani kendi hikayelerinin tam oturtulamaması filmde güçlü bir antagonist-protagonist savaşı oluşturamıyor.

Filmin başkahramanlarından Tom’u canlandıran Robert Sheehan (bir dönem oldukça popüler olan İngiliz TV serisi ‘Misfits’te dikkatleri çekmişti) ve Hester Shaw karakteriyle Hera Hilmar’ın peformansı dikkate değer, ancak bu iki gencin kadersel ilişkisi ve bu serüvenle birlikte hayatlarının değişimi daha güçlü diyaloglarla verilebilirdi.

Bu bakımdan kötü karakter olarak Hugo Weaving seçimi ve filmde çizdiği etkileyici portre hikâye anlatımında karakterlerin daha az üstüne gidildiğinin bir miktar üzerini örtüyor. Son kertede, ‘Ölümcül Makineler’, bilim-kurgu ve fantastik film sevenlerin dikkatini çekecek görsel dünyası ve günümüz dünyasına dair sosyolojik göndermeleriyle filmi izledikten sonra Philip Reeves’in romanını merak edip okumaya teşvik edecek bir yapım.

Derya Canan Süter Diğer Yazıları

Boldi dörtnala

07.12.2018

Bohemian Rhapsody

09.11.2018

Müslüm Baba

26.10.2018

<p>Güvenlik kaynaklarından alınan bilgilere göre, Hakkari kırsalında çıkan çatışmada teröristlerden

Mehmetçik´e Teslim Olan Kadın Terörist: İmkan Bulduğunuz Anda Örgütten Kaçın

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Korkutan görüntü! Dünden bu yana artış gösteriyor

Yer: Gaziantep... Havadan böyle görüntülendi