• $8,4362
  • €10,1935
  • 492.573
  • 1441.33
23 Kasım 2015 Pazartesi

Türkmen dağına düşen ateş

Suriye’de Bayırbucak Türkmenlerine dönük vahşi saldırılar sürüyor. Türkmen Dağı'nda direnen kahramanlara sadece BAAS’ın katilleri saldırmıyor, İran’ın milisleri, Hizbullah, PYD ve Rus uçakları işbirliği içinde bu mazlum halka karadan ve havadan hep birlikte hücum ederek, bin yıllık bu Türkmen yurdunu kana bulayıp, Türkmenleri vatanlarından sürüp çıkarmak istiyorlar.

“Türkmen Dağı'na düşen ateş, bu ülkede vicdanı olan, insanlığını kaybetmemiş herkesin yüreğine düşmüştür. Suriye’nin katilini ziyaret ederek onunla dayanışma içinde olduklarını söyleyenlerin, Türkmenlere yardım götüren tırları durdurup, operasyon yapan paralel çetenin, bu olayı ‘Türkiye teröristlere yardım ediyor’ diye manşet yaparak, uluslararası kamuoyunda ülke yönetimini baskı altına alamaya dönük bir propaganda aracı haline getirenlerin, Türkmen dağına düşen ateşe bigane kalmaları, sevinmeleri şaşırtıcı değil, fakat ey insanlık hiç olmazsa ses verip bu vahşete karşı ayağa kalkamaz mısın?”

Suçumuz Türkmen olmak

Türkmenler, İmparatorluk mirasının en mazlum, en zor durumda kalmış halkıdır. Onlar Orta Asya’dan çıkıp İran coğrafyasına, Suriye’ye ve Irak’a, Anadolu’ya yerleşmiş, bu toprakların mayasına canını, kanını katmış bir halktır. Suriye’de BAAS rejimi ve onun eli kanlı celladı Esed onları yok etmeye çalışmaktadır. Katlandıkları acılar ve zulüm yeni değildir; bunun tarihi yazılmadığı gibi, ne hikayesi, ne şiiri ne de sineması yapılmıştır. İran’da, Irak’ta, Suriye’de yaşayan Türkmenlerin başına gelenleri eğer başka bir halk yaşamış olsaydı, Onların hikayesini bugün bütün dünya ezberlemiş olmaz mıydı?
Suriye’de BAAS rejimi eskiden beri sistematik olarak Türkmenleri yok etmek için her türlü yolu denemiştir. Onlara soykırım dâhil her türlü insanlık dışı muamele yapılmış, bazen yaşadıkları şehir ve kasabalar topyekûn katliama maruz kalıp yerle bir edilmiştir. Ülkenin ikinci büyük etnik grubu olmalarına rağmen zaman içinde nüfusları veya ağırlıkları azalsa da, mevcudiyetlerini bugüne kadar korumayı bilmişlerdir.
“Suriye terörist devleti, şimdi iç savaş sürecini PYD/PKK, İran/Hizbullah hatta DAEŞ’la işbirliği yaparak, Türkmen varlığını yok etmek için fırsat olarak görmektedir. Türkmenlerin Türkiye ile olan derin bağları sebebiyle BAAS rejimi ve diğer işbirlikçileri, Türkmen varlığının yok edilmesi konusunda tam bir mutabakat içinde hareket etmektedirler.”

BAAS’ın dostları kimlerdir?

Bu sebepledir ki; PYD/PKK, Hizbullah ve DAEŞ kendi aralarındaki ihtilafları bir yana bırakıp, BAAS’la birlikte Türkmenlere karşı ortak bir cephede birleşmişlerdir. Konuyla ilgili olsun veya olmasın herkesin bildiği gerçek; Türkmen varlığına saldırının asıl sebebi Türkiye’ye olan düşmanlıklarıdır. Dolayısıyla aslında bugün Bayırbucak’a saldıranlar Türkiye’ye saldırmaktadırlar.
Batı sisteminin Suriye meselesindeki yanlışlarının, bugün terörün hızla küresel bir tehlike halini almasına neden olduğu açıktır. Meselenin diğer boyutu; Suriye’nin terör devleti vasıtasıyla yaptığı katliamların, göçü hızla bir insanlık dramı haline getirmiş olmasıdır. Buna şimdi, Türkmenlerin yok edilmesi suretiyle etnik temizlik eklenmektedir.
Batı’nın Suriye politikalarının amacı; bu ülkede rejimin değişmesi sonrasında kurulacak ‘milli hükümetin’ kendi çıkarlarına zarar vereceğine, Türkiye’nin bölgesel güç olarak yükselmesine uygun bir zemin yaratacağına dair muhtemel hesaplar olabileceği gibi, bölgenin daha geniş ölçekli bir kaosa sürüklenerek ‘siyasi haritalarının yeniden çizilmesine uygun bir tablonun’ hazırlanması da olabilir.
Sebep ne olursa olsun, BAAS’ın bir gün daha ayakta kalmasına fırsat vermek, vahşetin ve katliamların sorumluluğuna ortak olmak demektir. Hey insanlık, Türkmen Dağı'nda bir halk katlediliyor, duymuyor musun?

<p>Bedir Acar, 'Görüntüler öyle acımasız ve vahşi ki 21. Yüzyılda devlet terörünün kitabını yazıyorl

İsrail aslında neyden korkuyor?

Şırnak Valisi Pehlivan, Cudi Dağı'nda konuşlu üs bölgelerinde incelemelerde bulundu

Bayram alışverişinin kalbi Eminönü ve Mısır Çarşısı sessiz

Toroslar'da baharla yeşile bürünen yaylalar görenleri kendine hayran bırakıyor