• $8,4733
  • €10,2731
  • 499.368
  • 1441.33
12 Kasım 2015 Perşembe

Muhafazakâr modernlik

Muhafazakâr modernlik dediğimiz olay AK Parti’nin kendisini muhafazakâr demokrat olarak tanımlamasıyla doğrudan ilgili olmaktan öteye bir şeydir. Bu durum, toplumsal gelişme aşamaları içinde AK Parti’nin siyaset sürecinde durduğu yer, temsil ettiği gelenekle ilgilidir.

Batılılaşma hareketleri başarısız olup, topluma karşı bir siyaset alanı olarak devleti tahkim ederek onun üzerinde bir zümre tarafından tahakküm kurulmasına fırsat verince, demokrasiye doğru atılan ilk adımla birlikte muhafazakâr modernlik süreci başlamıştır.
Batılılaşma politikalarının devlet zırhına bürünüp baskı altına aldığı toplumun kendi kültürünü ve kimliğini korumaya yönelik muhafazakâr tavrı, demokratikleşme sürecinde yenilik yaratarak kapalı/baskıcı siyasal yapıyı dönüştürecek politikaları harekete geçirdiği gibi, toplumun geleneksel farklılıklarını başta ekonomi olmak üzere her kurumsal yapıda yeniden farklılaştırarak üretmesine imkân sağlamıştır.

Demokrasi ve muhafazakârlar

Demokrat Parti ve Adalet Partisi bu sürecin ilk taşıyıcıları konumundadır fakat bunu bir siyaset haline getirme arzusu ancak Özal’ın siyaset sahnesinde yer almasıyla söz konusu olacaktır. Eski yapının güçlü kurumsal ilişkilerinin direncinin kırılarak, muhafazakâr modernliğin güçlü bir dalga halinde yükselmesi için 2000’li yıllara kadar beklemek gerekecektir.
“Türk modernleşmesinin muhafazakâr karakteri siyasette demokrasi, kültürde yerlilik, ekonomide büyüme ilkelerine dayanmaktadır. Bunun içindir ki; muhafazakâr modernleşmenin itici gücü doğrudan demokrasidir.”
Bu kavramın, modernleşmeye hâlâ Avrupa merkezli bir mesele, dahası Batıcılık gibi Avrupalı olmaya özenen, kendi halklarını devlet zoruyla birtakım ‘kültürel devrimler’ yoluyla Avrupa’ya benzetme idealine inananlar için hiçbir şey ifade etmediği açıktır. Muhafazakâr modernleşme kavramına eski ideolojik çerçeveden yapılan ve yapılacak itirazların hiçbir anlamı yoktur; çünkü onlar ‘çoklu modernleşme’ denilince, sadece Batı’ya inanmış adamın psikolojisiyle tepki verdikleri için böyle bir şeyin var olabileceğini dahi düşünemeyecek durumdadırlar.
Batı dışı toplumların modernleşme süreçleri; o toplumların tarihinin, kültürel varlığının, toplumsal geleneklerinin ürettiği olaylara bağlıdır. Bu bakımdan aslında ‘çoklu modernleşme çoğul tarihlerin neticesi sayılmalıdır’ fikri, bir anlamda yabancı olmadığımız ‘tarih boşuna yaşanmış bir şey değildir’ düşüncesini hatırlatmaktadır.

Kültürün gücü

Aslında muhafazakâr modernlik yeni bir olay değildir. Japon modernleşmesi Batı dışı toplumlar içinde bu konuda ilk tecrübe sayılabilir. Bundan yaklaşık yüz yıl sonra diğer dünyaların farklı modernleşme hareketleri arka arkaya yaşanmaya başlamıştır.
“Burada can alıcı soru şudur: Farklı tarihler, farklı kültürler neden farklı modernlikler yaratmasın? Bu soruya dünyanın farklı iklim ve renkleriyle verilen cevabı Türkiye’nin resmi aydınları, elitleri bir türlü anlamaya yanaşmamıştır; çünkü Tanzimat aydınlarından bu yana mesele modernleşmek değil Avrupalılaşmak daha sonra ise Batılılaşmak olarak tanımlanmıştır. Bu meselenin bir yönüdür. Diğer yönü ise Türkiye’de muhafazakârlık ve modernlik arasındaki ilişkide saklıdır.”
Batılılaşmacı siyasal kadro bir halkın kültürünü zorla değiştirince, o halkın gelişeceği fikrine sarılmıştır. Çağdaş kültür teorilerinden bilindiği gibi ‘kültür ikame edilecek bir nesne olmadığı’ gibi, ithal edilebilir bir şey de değildir. Bir kültürü değiştirmeye kalkmak, ancak onda tahribat yaratır, asla onu istenilen biçime dönüştürmez; değiştirilmeye çalışılan kültür güçlü bir yapıya sahipse direnir, farklı tepkiler verir, içine kapanır veya değiştirmek isteyenlerin götürmek istediği istikametin dışında yeni mecralar yaratabilir. Bugün muhafazakâr modernlik denilen olay tam da bunu anlatmaktadır.

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

Bakan Varank, Ankara Şehir Hastanesi Klinik Araştırmalar Merkezi'ni ziyaret etti

Tüm bildiklerinizi unutun! Seyahat ve deniz yolculuklarını kökten değiştirecek

Filistinli aileler, işgalci İsrail saldırılarından korunmak için okullara sığındı