• $8,4705
  • €10,2921
  • 501.151
  • 1441.33
05 Kasım 2015 Perşembe

Normalleşecek misiniz?

Aylardır Türkiye’nin kutuplaşmadan gerilimden bir an önce çıkması gerektiğinden bahsediliyor. Bunu söyleyenlerin, tartışanların dillerine bakıldığında, saldırgan üsluplarına dikkat edildiğinde aslında bütün meselenin bir normalleşme meselesi olduğunu görmemek mümkün değildir.

Öncelikle şunun kabul edilmesi gerekir; bir daha ‘o kaybedilmiş altın çağa’ dönüş olmayacaktır. Bütün bu kutuplaşma üslubunun, gerilimin kaynağında Türkiye’nin kaybetmiş ‘tarihsel iktidar blokunun’ sadece geçmişe özlemi değil, eskiye dönmenin mümkün olduğuna dair hastalıklı ve ancak gerici diye tanımlanabilecek kanaati yatmaktadır.

7 Haziran seçim sonucunu ‘galiba AK Partiyi devirmek mümkün olacak’ diye değerlendirenler seçim sonuçlarına odaklandıkları için, büyük değişimin toplumun sadece %40’ı tarafından değil yarısından fazlası tarafından benimsendiğini anlayamamışlardır.

Devşirilmiş aydınların afyonu

Bugünlerde tarihsel iktidar blokunun medya boyutu bir çeşit barış çubuğu uzatarak ‘biz durumu kabul ediyoruz’ gibi lütufkâr bir ifadeyle, Başbakan Davutoğlu’nun balkon konuşmasını onayladıklarını fakat zaten kendilerinin de bu kucaklanmayı beklediklerini, kabul ettiklerini belirtirken o üstenci pozisyonu vurgulamaktan da geri kalmadıkları görüldü. Tarihsel iktidar blokunun bütün kesimlerinin en önemli sorunu kullandıkları dil ve o dilin mantıksal yapısını oluşturan ideolojileridir.

Bu ideolojinin ancak bir tarihsel bağlam içerisinde anlamlı olduğunu, o bağlamın bütün yapıtaşlarının çöktüğünü, dağıldığını görmek gerekir. Kısaca vurgulamak gerekirse; bu ideolojinin dayandığı pozitivizm artık yeryüzünün her tarafında ancak ve ancak bilim tarihinin bir nesnesi haline gelmiştir.

Batı’nın mutlak üstünlüğünün yarattığı diğer bir ideolojik unsur olan oryantalizmin, artık Batı yayılmacılığının bir aracı olduğu ve daha çok sömürge sistemleri tarafından ‘devşirilmiş aydınların afyonu’ haline geldiği gerçeği saklanamaz hale gelmiştir.

‘Bizim özgün bir medeniyetimiz yoktur dolayısıyla biz Batı medeniyetindeniz’ gibi kaba tarih okumalarının yerini; bugün farklı medeniyetler ve bunlar arasında ‘dalgasal-devirli ilişkilerin’ bulunduğuna dair Halduncu ve Sorokinci yeni medeniyet anlayışları almıştır. Kısaca modernleşme anlayışı 19.yüzyılın ‘Batı merkezli dünya görüşünün’ içine hapsolmayacak kadar farklı boyutlar ve nitelikler kazanmıştır.

Demokrasiye rıza göstermek

“Herhangi bir ülkeden gelen bir sosyal bilimci Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun söylemine içerik analizi yaptığında, karşısında bulacağı gerçek; burada yeni ve farklı bir modernleşme tecrübesinin yaşanmakta olduğudur. Bu ülkede üniversiteye, medyaya, aydınlara hâkim olan önyargılar bu gerçeğin görülmesinin önündeki temel engel olduğu için, maalesef ülkenin sosyal bilimcileri gerçek anlamda bilim yapmak yerine politik tarafgirliklerini bilimsel kavramların arkasına gizleyerek bilimdışı bir zemine kaymaktan kurtulamamaktadırlar.”

O halde tarihsel iktidar blokunun bütün unsurları önce bu içine gömülü oldukları ideolojik saplantıyla hesaplaşmak durumundadırlar. Diğer bir mesele, şüphesiz bu iktidar blokunun içerisinde devleti ve sermayeyi elinde tutan zümrelerin fonksiyonlarının mevcut haliyle tarihi ömürlerini tamamladığının kabul edilmesidir. Devlet içindeki eski iktidar unsurları, bürokratik ve militer kadrolar siyasetin demokrasi sayesinde gücünün artışını ilk hissetmesi gereken gruplardır.
Kanaatime göre ideolojik saplantıdan kurtuldukları andan itibaren normalleşmeye başlayacak ilk zümre de onlar olacaktır. Aynı şeyi Türk sermayesinin eski geleneğinin temsilcileri olanlar için söylemek henüz mümkün görülmemektedir. Seçim sonrası TÜSİAD’ın açıkladığı bildirinin dili bunu açıkça ortaya koymaktadır.
Eski Türkiye’nin kadrolarının yaşadığı travmayı anlıyoruz ama tarih farklı bir yöne akmaktadır. Onların normalleşmekten başka çaresi olmayacaktır.

<p>İsrail'in aşılamaz dediği füze savunma sistemi Demir Kubbe'yi Hamas nasıl aştı?</p><p><span>ABD'n

İsrail'in hava savunma sistemi 'Demir Kubbe' çöktü mü?

Yer siyah, gök beyaz; şampiyon Beşiktaş!

Filistinlilerin evleri yerle bir oldu

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, emekli öğretmenlerle çevrim içi bayramlaştı