• $8,2848
  • €10,0059
  • 482.904
  • 1427.73
11 Kasım 2015 Çarşamba

AK Parti kimlerin oyunu alıyor, kimlerin alamıyor?

Kitle partileri sadece bir grubun, bir ideolojinin, bir sınıfın veya bir zümrenin oy verdiği partiler değildirler. Onlar, bu tür tanımlanmış alanlara sığmadıkları için, daha doğrusu bu alanların her birinde geçişkenlik sağlayarak, farklı olanların siyasal eğilimlerini bünyelerinde bütünleştirdikleri için kitle partisi olmuşlardır.

Bu yönüyle bakıldığında AK Parti toplumun bütün kesimlerinden, bütün eğilimlerinden sınıf, inanç, etnik kimlik, vb. farkı gözetmeksizin, çeşitli düşüncelere sahip kimselerden oy alabilen bir parti hüviyetiyle, bir kitle partisidir. Bunu söylerken bu partinin muhafazakâr kesimleri, demokrat eğilimleri içinde topladığını görmezden geldiğimiz düşünülmemelidir; tam tersine muhafazakârlık da oldukça farklı renkleri olan bir kavramdır.
Her siyasi partinin dayandığı çekirdek bir grup vardır. Güçlü ideolojik partilerin dayandığı bu grupla aldığı oy arasındaki mesafe daha dardır; bir başka ifadeyle ideolojik partiler, kadro partileri kendi taraftarlarını daha iyi mobilize ettikleri için aldıkları oyla, dayandıkları çekirdek sayısal olarak birbirine oldukça yakındır.

Farklılıktan bütüne

Aynı şeyi kitle partileri için söyleyemeyiz. Kitle partileri dayandıkları çekirdekten daha fazla oy alırlar; zaten bu kabiliyetlerini yitirdikleri zaman varlıklarını sürdürmeleri imkânsız hale gelebilir. Bunun Türk siyasi tarihindeki örnekleri arasında ANAP, AP/DYP sayılabilir.
Partilerin başarısı, dayandıkları grubu muhafaza etmeleri değildir; ister küçük ister daha büyük her partinin dayandığı grubu muhafaza etmesi, onunla siyaset yapması zaten beklenen bir durumdur. “Partiler dayandıkları grubun dışında kendilerine siyaseten açık, sempatiyle bakan geniş bir grup, bir kitle yarattıkları zaman siyaseten etkili olma şansı yakalayabilirler. Şüphesiz partilerin ideolojisiyle veya ortaya koyduğu politik söylemle, aldığı tavırla kendi tabanının dışındaki kesimlere hitap etme imkânı, partinin etrafında ikinci bir halka gibi büyüyen bir kitleye ulaştığı zaman, o partinin, siyaseten etki gücü artmaya başlar.”
Partilerin muhatap olduğu ya da kendisine muhatap kılacağı üçüncü bir halka ise siyasete daha uzak duran, siyasi bir tutum sahibi olmaktan çok aktüel olarak yaşanılan sorunlara, konjonktürün ortaya çıkardığı meselelere hangi partinin nasıl yaklaştığına ve kamuoyunda bu yaklaşımın yarattığı yankıya göre tutum geliştiren seçmenlerden oluşmaktadır. Parti programları ve önerilen projelerin bu bağlamda etkili olduğu söylenebilir.

Çelişkiyi çözmek

AK Parti ortaya çıktığı günden, 1 Kasım seçimine kadar kurucu kadronun dayandığı grubun dışında farklı zümre, sınıf ve sivil yapılardan oluşan ikinci halkada yer alan kesimlerle, onların temel siyaset sorununa verdiği cevapla geniş bir ittifak kurmayı başarmıştır.
“Türkiye’de siyaset kurumunun temel çelişkisi olarak tanımladığım ‘devletin toplumun bütün kurumlarına müdahale etmesini olumlayan, devleti özne olarak gören, üstenci siyaset biçimiyle’; toplumun kendi çoğulluğu içinde geliştiği, ‘ toplumu özne, devleti nesne olarak gören sivil siyaset anlayışları’ arasındaki çatışmada, AK Parti’nin bu sivil siyaseti temsil etmesi, bahsettiğim ikinci halkanın parti etrafında yer almasını, tahkimatını sağlamıştır.”
Bu durum ayrıca darbe ve müdahalelerle iyice daraltılmış olan özgürlüklerin genişletilmesine, siyaseten krize açık yapının dönüştürülmesi beklentilerine de cevap olarak anlaşıldığından, siyasete göreli olarak mesafeli grupları da bu partiye yaklaştırmış bulunmaktadır.
1 Kasım seçiminde AK Parti’nin kimlerin oyunu aldığını birileri tartışadursunlar, meselenin arkasındaki gerçek AK Parti’nin birleştirici gücünün devam etmesidir. Kimlerin oyunu alamadığı sorusunu ise, diğer partilerin dayandığı çekirdek gruplara hapsolmalarına bakarak açıklayabiliriz.

<p>Irak kuzeyinde başlatılan Pençe-Şimşek ve Pençe-Yıldırım operasyonlarında PKK terör örgütüne ait

PKK terör örgütünün inlerine girildi

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı