• $8,2989
  • €10,0858
  • 489.97
  • 1444.87
16 Kasım 2015 Pazartesi

DAEŞ Paris’te ne arıyor?

Terörün küreselleşmesi denilen olay bu olsa gerek, Amerika’da ikiz kuleler vurulduğu, İspanya ve İngiltere’de katliamlar yaşandığı zaman bazı batılı stratejistlerin bu saldırıları ‘medeniyetler çatışmasının’ bir göstergesi olarak ele aldığı görüldü. Türkiye dahil, birçok Batılı olmayan ülkede yaşayan sözüm ona aydın yazar-çizer takımı , bu durumu fırsat bilerek, kendilerini batılı çevrelere yakınlaştırmak ümidiyle veya bu tezlere inanacak kadar konuyu anlamaktan uzak bir biçimde iddialara dört elle sarılarak sahiplendi.

“Oysa öncelikle görülmesi gereken; bırakınız medeniyetler savaşını, bugün söz konusu olan bütün medeniyetlere savaş açan ama öncelikle İslam medeniyetine saldıran, barbar, insanlık dışı bir anlayışın varlığıdır.” Mesele başlangıcından bu yana yanlış değerlendirildiği için, giderek büyüme eğilimi taşıyan ve yayılan bir hal almıştır.

Vahşetin adı terör

Eski dünyada terör örgütleri, ayakta kalmak için dış destekler arar, hedef ülkeye zarar verecek eylemler yaparak, kendi amaçlarını gerçekleştirmeye çalışırlardı. Bulunan dış destek, ya aralarında husumet bulunan bir komşu ülke ve onun gizli servisi ya da söz konusu bölgede çıkarları olan başka ülkeler ve servisler olurdu. Bu yaklaşımın bugün de belli ölçüde devam ettiği söylenebilir, fakat içinde yaşanılan küresel süreçte terör örgütlerinin, farklı bir şekilde hareket ettiği ve bu potansiyelin yüksek olduğunu görmek gerekir.
“İletişimin, paranın, uyuşturucu gibi kirli ticaret yollarının, muhtelif kapasitede yeni silahların küresel ölçekte hareketliliğinin artması, terör örgütlerinin etki alanını genişletmiş bulunmaktadır. Bunun neticelerinden biri; terör örgütlerinin, farklılaşarak yeni biçimler alarak, yeni ağlar oluşturarak kendilerine farklı coğrafyalarda alan açma ve yeniden örgütlenme imkânı bulmalarıdır; diğeri ise terör yapılanmalarının istikrarsız ülkelerin, Suriye veya Irak’ta olduğu gibi servisleri üzerinden başka ülkelere sızma, eylem transfer etme gibi çeşitli yolları kullanarak, kendileri için yeni fırsatlar yaratma arayışına yönelmeleridir. Bu durum, terörü bir ülkenin, bir bölgenin, bir inancın meselesi olmaktan hızla çıkarıp, küresel bir sorun haline getiren sonuçlara yol açmaktadır.

Zaman tükeniyor

Somut durum şudur: Suriye’de BAAS yönetimi devam ettiği müddetçe terörün kurutulması, yayılmasının önüne geçilmesi imkânsız hale gelmiştir. Bu konuda Türkiye’nin tezlerinin haklılığı bir kere daha ortaya çıktığı gibi, başka bir çarenin olmadığı da ümit ederiz ki anlaşılmıştır.
Yapılması gereken açıktır. Amerikan işgali ve sonrasında yaşananların Irak’ta yol açtığı istikrarsızlığın Suriye iç savaşı ile birlikte farklı bir yere evrildiği ortadadır. “Suriye’de rejim kendi halkını katleden bir terörist devlet haline gelerek, ayakta kalabilmek için DAEŞ ve PKK/PYD terör yapılarını, kendisine muhalefet eden halkın desteğini alan muhalif unsurlara ve başta Türkiye olmak üzere kendisine karşı olduğunu düşündüğü bütün ülkelere saldırtmaya dönük bir strateji izlemektedir.”
Bu durumu fırsat olarak gören terör yapıları ise, kendilerine göre bir siyaset olarak vahşeti yaygınlaştırma yolunu seçmiş bulunmaktadırlar. Katliamlar, korku ve dehşet ortamının yaygınlaştırılması, ülkelerin istikrarsızlaştırılması bunun bir parçasıdır.
Bugün bütün bu terör yapılanmalarına karşı topyekûn bir mücadelenin başarılı olması için önce BAAS/Esed’ın tasfiye edilmesi, Suriye’de bütün özgürlükçü muhaliflerin bir koalisyon halinde desteklenmesi gerekmektedir. DAEŞ, PKK, PYD gibilerine yaşama alanı bırakmayacak bu geçiş sürecinde, onlara karşı Türkiye başta olmak üzere koalisyon güçlerinin etkin bir mücadeleyle, kısa sürede duruma hâkim olma şansı yüksektir. Küreselleşme eğilimindeki teröre karşı, küresel tavır alma zamanını geçirmemek gerekir.

<p>İşgalci İsrail'in işgal altındaki Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik müdahalesi devam ederken,

Kudüs'te tepki çeken görüntü! Mescid-i Aksa'dan alevler yükselirken Yahudiler Kudüs Günü'nü kutladı

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı