• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
25 Şubat 2016 Perşembe

Sultan Hamit’ten bugüne Batı’nının politikası

Meseleye tarihsel değişme dalgaları açısından bakılmadıkça anlaşılamayacak konular vardır. Bizde yaygın bir yanlış olarak ortaya çıkan bazı kategorizasyonlar bunun en bilinen örneklerinden biridir. Abdülhamit Han İslamcıydı bu yüzden şu politikayı takip etti, İttihatçılar Turancıydı bu sebeple şu işleri yaptılar ve bu sonuçlarla karşılaşıldı gibi… Oysa bir dünya imparatorluğunun karşılaştığı değişim dalgalarını anlamadan, yaşanan olayları dönemin aktörlerinin ideolojik pozisyonları üzerinden açıklamaya çalışmak, büyük ölçüde yanıltıcı olduğu kadar bilim dışı bir mantığın ifadesi olarak görülmelidir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun 19. yüzyılda yaşadığı olay bir ‘çağ değişiminin yarattığı krizlerle’ ilgilidir. Yüzlerce yıl devam etmiş hem tarımsal toplumların döneminin kapandığı hem de klasik imparatorlukların sonunun geldiği bir süreçten geçilmekteydi. Kapitalizminin palazlanmaya başladığı günlerde sömürgeciliğin yıkıcı etkilerinin peşinden Sanayi Devrimi’nin gücünü arkasına alan Batı, dünyanın birçok yerinde klasik imparatorlukları sömürgeleştirirken, sıra zamanının en güçlü tarımsal imparatorluğu Osmanlının paylaşılmasına gelmişti.

Batı ve Ortadoğu

“Abdülhamit Han bir strateji olarak İmparatorluğun Müslüman coğrafyası ekseninde tutunabileceğini düşünerek, hiç olmazsa buraları kaybetmemek üzere yeni bir politika benimsemişti. Bu durum bir ideolojik tercih değil, somut şartların değerlendirilmesine dayanan stratejik bir tavırdır ki, bu daha sonra İslamcılık olarak nitelendirilecektir.”
Benzer biçimde Abdülhamit Han’la siyasi bakımdan karşıt yerlerde duran İttihatçıların da İslam coğrafyasında tutunmak için aynı tür bir strateji izlediklerini, bunu Enver Paşa’nın İslam anlayışında da görmenin mümkün olduğunu söyleyen, Enver Paşa Turancı değil İslamcıydı diyen araştırmacılar da vardır.
Burada üzerinde durulması gereken husus; Abdülhamit Han’ın, hatta Enver Paşa’nın İslamcı oldukları Müslüman coğrafyaya dönük Ortadoğu öncelikli bir strateji benimsedikleri için değil, somut durumun ortaya çıkardığı sorunları aşmak için, hiç olmazsa İslam coğrafyası üzerinde İmparatorluğu ayakta tutma arayışıyla hareket etmiş olmalarıdır. Bu coğrafyanın daha temel bütünleştirici, insanları kavrayıcı başka bir bağı olsaydı ona dayanan bir politika benimseyeceklerinden kimsenin şüphe etmemesi gerekir.

İdeoloji ve dış politika

Batı sömürgeciliğinin birincisi pazar olarak, ikincisi endüstrinin hammadde ve enerji kaynağı olarak, üçüncüsü tarihsel/kültürel bir düşmandan kurtulma fırsatı ve güç kazanma sahası olarak imparatorluğu paylaşma siyaseti zaten mevcuttu. Yoksa Abdülhamit Han İslamcılık hayali güttüğü için başarısız olmamıştır. “Nitekim ‘Suriye vilayetini olduğu gibi Arap Yarımadası’nı İslamcılık siyaseti kaybetti’ demekle ‘Musul vilayetini de Mustafa Kemal Paşa’nın laiklik siyaseti kaybetti’ demek gibidir.”
Batı’nın sömürgecilik çağındaki yayılmacılığının yerini daha sonra emperyalizm çağındaki bağımlılık ilişkileri ikame etmiştir. Şimdi Batı, Ortadoğu’yu küresel çağda kontrol etmenin arayışı içindedir ve kararlı olduğu hususlar açıktır: Bunlardan biri, başta Suriye olmak üzere bu bölgede Türkiye merkezli bir ekonomik kültürel işbirliği alanının, çekim gücünün oluşmasının önüne geçmek, bunu engellemek; diğeri bölge ülkelerinin demokratikleşme süreçlerinin mümkün olduğu kadar önünü kesmek ve bölge halkının iradesini, kontrol edilebilir anti-demokratik rejimler vasıtasıyla yok edip kendisine bağımlı kılmak.
“Batı, bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’nun siyasetini ‘İslamcı’ bulduğu için yapmıyor. İktidarda başka bir siyaset anlayışı da hâkim olsaydı, Türkiye’nin bölgesel güç olma eğilimine karşı Batı sisteminin cevabı yine aynı olurdu.” Bugün Türkiye karşısında, Batılı merkezlerin sözcülüğünü yapanlar, bu gerçeğin farkında değiller mi?

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!