• $9,292
  • €10,8364
  • 533.715
  • 1431.44
15 Şubat 2016 Pazartesi

Haydi kutuplaşalım!

Yeni değil, uzun zamanda bu yana ‘kutuplaşıyoruz, kutuplaştık, kutuplaştırıyorlar’ türünden sözde bir uyarıda bulunma alışkanlığıdır gidiyor. Bunların içinde şu veya bu düzeyde kendi endişelerini ifade edenlerin varlığından da bahsedilebilir fakat ağırlıklı olarak bu kampanyayı sürdürenlerin bunu bir suçlama, hatta politik saldırı maksadıyla yaptıklarını sanırım söylemeye bile gerek yok.

Yakın zamanlarda bu kutuplaşıyoruz edebiyatına bir yabancı kuruluşun araştırması da eklenince, kampanyayı yürütenlere gün doğdu. Araştırma diye ileri sürülen malzemenin ne olduğuna, niteliğine bakmadan hemen üstüne atılıp, oradan kutuplaşma iddialarını çoğaltacak yeni veriler bulma çabasıyla işe koyuldular.

Kim kutuplaştırıyor?

İşin ilginç tarafı; bu kutuplaşma araştırmasının birçok verisi, kutuplaşma iddiasıyla çelişen bir duruma işaret ediyor. Örneğin araştırma kapsamında yer alan 1024 kişinin ekonomiye bakış açısına bakıldığında, ülke ekonomisin durumunun iyi yolda olduğunu düşünenlerin yaklaşık %80 civarında bir orana ulaşması, meseleye kendi ailesi açısından bakanların %70’inin benzer bir iyimserliği paylaşması ortada kutuplaşmayı üretecek ekonomik bir sorunun olmadığını gösteriyor.
Söz konusu araştırmanın bütünü incelendiğinde ciddi bir yöntem sorununun olduğu da açık, bu kanaati oluşturan temel yanlış, sanki daha önce aynı sorularla aynı toplumsal kesimlere birkaç kere gidilmiş ve araştırma buradan bir değişme gözlemleyerek, daha önceki durumdan farklı olan yeni bir durum tespit etmiş gibi yorum yapılması. Bütünüyle araştırma tablolarına bakıldığında, bu verilere dayanarak buradan kutuplaşma sonucunu çıkaranlara şaşmamak mümkün değil.
“Kutuplaşma olayı, toplumsal olarak ‘haydi kutuplaşalım yahut kutuplaşmadan vazgeçelim’ bağlamında ele alınamaz ve bunu bir siyasi suçlama aracı yaparak ötekini dışlamaya çalışmak da dahil, bu tür kutuplaştırma potansiyeli taşıyan davranışların arkasında ne tür saikler bulunduğunu anlamak gerekir.”

Farklılaşma ve farklı zatiyetler

Toplumsal farklılaşmalar ve sosyal değişme süreçlerinin ortaya çıkardığı sorunlar anlaşılmadan kutuplaşmadan bahsetmek en basitinden sosyolojiyi yok saymak olacaktır. Nitekim söz konusu araştırmada ‘kızınızın o partinin taraftarlarından biriyle evlenmesini ister misiniz?’ veya ‘o partinin taraftarlarının biriyle iş yapmak ister misiniz?’ soruları neyi ifade etmektedir? Bu ve benzeri sorulara verilen cevapların oranı ne olursa olsun ne değişir? Bu sorulara 1955 yılında 1965 veya 1975 yılında ya da daha başka yıllarda ne cevap verilirdi? Siyasi partilerin sadece birer örgüt olmadıkları, siyasi eğilim ve zihniyetleri yansıttıkları da düşünülünce altını çizmeye çalıştığım bu konunun önemini kavramak daha kolay olabilir.
“Türkiye’de daha önce kutuplaşma yoktu, bunu Cumhurbaşkanı Erdoğan başlattı suçlaması aslında farkında olmadan sosyolojik/siyasi bir gerçeğin ortaya çıkmasına vesile olmaktadır.” Bu ülkede uzun yıllar boyunca tek düşünce biçimi, monolitik bir siyaset anlayışı, kamusal alanda tek bir hayat tarzı kabul edildiği, farklılıklar yok sayılıp baskıyla yok edilmeye çalışıldığı için farklılaşmamış homojen bir yapay toplum kurgulanmıştır ve elbette ki böyle bir yapıda kutuplar yoktur ve tek kutupluluktan söz edilebilir.
“Daha önce kendileri dışındakileri yok sayanların, elde ettikleri hegemonik konumla kendilerini toplumun tamamı olarak görenlerin, şimdi toplumsal değişimin gücünü arkasına alan demokratikleşme sürecinin yarattığı ‘farklılaşmaları kutuplaşma olarak tanımlamasına’ ne demeli bilmiyorum.” Toplumsal değişim ve farklılaşma diyalektiğinin yarattığı imkanları demokratikleşme reformlarıyla Türkiye’nin gelişmesi yönünde bir siyasete dönüştürenleri suçlamak kolay olabilir ancak bu kutuplaşma edebiyatının sakladığı gerçeğin mutlaka görülmesi gerekmez mi!

<p> </p>

Arabeskin 'Babası' kim?

Dev platform ''1915 Çanakkale Köprüsü''nün altından geçiriliyor

''Boncuklu Tarla''da 12 bin yıllık olduğu tahmin edilen tapınak bulundu

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları (21 Ekim 2021)