• $9,6153
  • €11,2367
  • 553.564
  • 1479.93
22 Şubat 2016 Pazartesi

Türkiye saldırı altındadır

Türkiye dört bir taraftan saldırı altındadır. Bu ifadeyi sadece coğrafi bir niteleme olarak görmemek gerekir, bu aynı zamanda farklı düzeylerde ortaya çıkan, Türkiye karşıtı tutum ve politikaları da kapsamaktadır.

Bugün karşılaştığımız sorunlar, Ankara’daki katliam, Güneydoğu’nun çeşitli yerlerinde yaşanan olaylar aslında Suriye’de devam eden iç savaşın Türkiye’ye yansıtılmak istenen bir yönüdür. Suriye’de BAAS rejimine karşı mücadele eden mazlum sivil halkın, sadece insan haklarına dayanan yaşama taleplerinin, kendi halkını yok etmeye dönük ‘devlet terörüyle’ karşılanmasıyla başlayan çatışmalar, şimdi BAAS rejimini ayakta tutmak için Rusya ve İran’ın da desteği ile farklı bir yöne doğru ilerlemektedir.
Her iki ülkenin de Suriye yönetimine verdikleri desteğin sebebi açıktır: İran mezhep üzerinden bir siyaset ortaya koyarak, bu ülkeyi ele geçirmenin veya kontrolünü sağlamanın hesabını yaparken; Rusya, Suriye sayesinde Akdeniz’de bulduğu nüfuz alanını genişletmek istemektedir. Suriye diktatörlüğünün buradaki hesabı ise, bu kargaşa ortamında toparlanarak kendisini garanti altına alacak bir düzen kurmaktır.

Kimin işi, kimin planı?

Türkiye, Batı’nın yaklaşık yüz yılı aşkın planını bozma konusunda uğraş vermektedir. İlginçtir, Batı’nın bu planı ile Rusya’nın ve İran’ın hesaplarının kesiştiği bir süreç ortaya çıkmıştır. Batının, İmparatorluğu çökertirken takip ettiği sömürgeci siyasetin içinde Kürtlerin Türkiye’den ayrılması önemli bir safhayı oluşturmasına rağmen, Milli Mücadelede büyük ölçüde(Musul ve Suriye hariç) bu siyaset başarısızlığa uğratıldı, fakat Batının Kürt kartı her zaman açıktı.
“Çözüm süreci işlerken üzerinde sıkça durulduğu gibi, maksat bu kartı Batının elinden alıp nihai bir ‘demokratik entegrasyonla’ o eski planı yırtıp atmaktı. Bunda epeyce mesafe katedilmişken, Suriye üzerinden bu planı devam ettirmek için PKK/PYD ve elbette ki BAAS/El Muhaberat yapıları Türkiye’nin toplumsal barış projesine karşı kanlı bir saldırı başlatmış oldu.” Bir anlamda Batı sistemi Türkiye karşıtı Kürt siyasetini, İran-Rusya-Suriye üzerinden uygulamaya sokmak istemektedir, DAEŞ’le mücadele ise bu siyaseti örtülü hale getiren bir araç, bir gerekçe durumundan öteye geçmemektedir. Türkiye NATO’nun 60 yılı aşan üyeliğine, ABD’nin stratejik ortaklığına, AB’nin üyelik sürecinde olan bir ülke olmasına rağmen, Suriye’de Rusya-İran-BAAS ittifakı karşısında bırakınız Batı sisteminin desteğini, hatta yalnız bırakılmayı, PKK/PYD terörü karşısında ikiyüzlü bir tavırla karşılaşıyorsa mesele büyüktür, üzerinde düşünülmesi gerekir.

Batı’nın hesabı Doğu'ya uyar mı?

“Bugün resmi yarım ağızla terörü kınadığını açıklayıp, arkasından PKK/PYD yapılanmalarının ülkeyi güneyden kuşatacak fiili bir durum yaratmasına destek olan Batı sistemi, meseleye bütünüyle Türkiye karşıtı bir yerden baktığını ortaya koymuş bulunmaktadır.” Bu durumun Türkiye’ye yansıyan iki etkisinden bahsetmek gerekir. Birincisi, terör örgütünün ülke içinde yarattığı vahşet boyutuna ulaşan saldırıları ve bunun sonucu içeride istikrarı sarsarak Türkiye’yi siyaseten bölge açısından etkisiz bir konuma sokmaktır. İkincisi, başta Kuzey Irak olmak üzere Ortadoğu’daki diğer ülkelere dönük tehditlerin büyümesi ve istikrarsızlığın bütün bölgeye yayılmasıdır.
Bunun anlamı açıktır: Aslında bugün Suriye’de BAAS rejiminin değişmesini önlemeye çalışanlar, bütün bölgenin istikrar ve barışa kavuşmasının yolunu kesmeye çalışmaktadırlar. Bundan şimdilik en fazla kazançlı çıkacak olan İran ve Rusya gibi görülse de, şimdilik Batı sistemiyle örtüşen PKK/PYD politikalarının onları hangi noktada karşı karşıya getireceğini tahmin etmek zor değildir. Batı tarafından Rusya’nın yeni durumda, yeni haritada belli bir yere konulup ikna edilmesi mümkün görünürken, Batı’nın Kürt kartının içine İran’ın da dâhil edilmeyeceğini kim söyleyebilir?

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

Nesli tehlike altındaki şah kartal, Ankara'da tüfekle vuruldu

Tavşanlı Höyük'te bölgenin 'endüstrileşmiş ticaret merkezi' olduğuna dair bulgulara ulaşıldı

Kesilen ağaçtan bir anda kan akmaya başladı!