• $ 7,5742
  • € 8,9953
  • 475.548
  • 1111.96
Haber Hattı
Haber hattı
0530 708 54 54
Bip""/
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Milliyetçilik ve siyaset

Milliyetçilik tartışmaları daha çok partiler etrafında konuşulan bir konu olagelmiştir. Son zamanlarda MHP’de yaşanan kongre ihtilafı bunlardan sadece biridir. Önce kongrenin yapılmasının mahkeme süreci konuşulmuş, şimdilerde ise kongre tarihleri etrafında yoğunlaşmış bulunmaktadır. Burada ilk fark edilen husus, yaşanan olayda söylenenlerin ortaya siyaset için yeni bir şey koymuyor olmasıdır. Olayın taraflarına, onların söylediklerine dikkat edildiğinde meselenin neredeyse şahıslardan ibaret olduğu görülmektedir. Şüphesiz bu süreç MHP’nin iç meselesi olarak değerlendirilebilir fakat hem ülke siyaseti açısından hem de gelecek için önemli boyutları olan bir olaydır. Milliyetçilik meselesinin tartışma düzeyine bakıldığında sorunun daha derin olduğunu, bir parti etrafındaki tartışmaların çok ötesine uzandığını belirtmek gerekir. Hem kendisini milliyetçi olarak tanımlayanların, hem de ister karşıt bir yerde duranlar açısından, isterse daha farklı, mesela akademik düzeyde konuya bakanların ortaya koydukları problematik bakımından tablonun en azından yetersizliklerini görmek zor değildir.

Etnik meseleden milli meseleye

Milliyetçilik konusunu tartışanlar arasında öncelikli sorun, konunun etnik bir mesele olarak görülmesidir. Bunu tartışanlar arasında, etnik sorunu ‘klandan’ ‘kavime’ kadar uzanan her birinin farklı bir tarihsel kategoriye tekabül ettiğini, bunların hiç birinin diğeriyle ‘aynı şey’ olmadığını ne kadar anlatılsa anlamayacak olanlar bulunmaktadır. “Dolayısıyla milliyetçiliğin etnik bir mesele olarak anlaşılmasının geri bir anlayış, anakronik bir zihniyet problemi olduğunu belirtmek gerekir.”
Bu bağlamda milliyetçiliğin etnik kimlikler üzerinden tartışılmasının Türkiye’nin yaşadığı ‘Kürt sorunu’ diye adlandırılan konu etrafında ele alınmasının ne kadar tüketici ve olumsuz bir algıya dönüştüğü ortadadır. Oysa mesele etnik kökenlerin üzerinde tarihsel bir kategori olarak milliyetçilik düşüncesi, bütün etnik, dini farklı kimliklerin ortak paydasının oluşturduğu ‘yeni bir siyasi kimlikle’ ilgilidir ki burada tarihsel özne olarak ortaya çıkan ‘yeni aktörler’ söz konusudur.
Milliyetçilik meselesine karşıt bir yerde duranların eskiden beri söylediklerinde önemli, daha doğrusu yeni bir şey yoktur. Çoğu milli meseleyi, dil ve ırk gibi 19. yüzyıl antropolojik düşüncesinin etkisinde sürdüren geleneğin içinden konuştuklarının farkında değillerdir. İşin ilginç tarafı, kendisini ulusalcı diye görenlerin önemli bir kısmı da aynı bakış açısıyla maluldür. Bunlar arasında en ilginç olanı, Kemalist geleneğe sadık kalanlardır ki Cumhuriyetin ilk döneminde otoriter siyaset anlayışı içinde ‘monolitik yapay bir ulus’ oluşturma anlayışını bugün dahi savunmaya çalışmaktadırlar.

Tarihsel birikim

Bu bağlamda hatırlatılması gereken husus; “Osmanlı geleneğini, onun yarattığı çoğulluğu inkar ederek ‘yapay bir ulus kurmaya kalkmak’ ancak anti-demokratik bir siyaset anlayışının zeminini hazırlar ki Türkiye’de demokratikleşme sürecinin zor ilerlemesinin arkasında bu anlayışın önemli bir payı bulunmaktadır.” Bu sebeple olacak, son yıllarda milliyetçilik düşüncesinin problemlerinin üzerinde teorik/akademik tartışmaların yetersizliği, tarihi inkar temeline dayanan, çoğulculuğu reddeden anti-demokratik bu zihniyetin, siyaset sahnesinde milliyetçilik yerine ikame edilmesine dönük yoğun faaliyetine tanıklık edilmektedir. Bu ciddi bir sorundur.
Bu meselenin üzerinde durmayı siyasetin geleceği açısından da önemli görmemin sebebi, Türkiye’ye karşı yürütülen terör saldırıları, başta Suriye ve Irak olmak üzere bütün Ortadoğu’ya dönük Batı merkezli bir ‘yeni projenin uygulanmaya sokulduğu’ bir dönemde, bu tür bir anlayışın etnik ayrışmayı kışkırtan bir dil oluşturması ‘simetrik ayrıştırıcı bir siyaset’ halini almasıyla ilgilidir. “Türkiye’de etnik referanslı siyaset anlayışının karşısında milli kimliği savunmak, demokrasiyi savunmak, tarihsel olarak bütün birikimi savunmayı gerektirmektedir ki milliyetçilik düşüncesi teorik olarak bu kapsayıcılıktadır.”

Ekmek teknesini temizlerken Türkiye'nin gündemine oturdu

Ekmek teknesini temizlerken Türkiye'nin gündemine oturdu

Sivilceyle ilgili yıllardır doğru bilinen yanlışlar

Sivilceyle ilgili yıllardır doğru bilinen yanlışlar

Sonbaharda gezilecek en popüler yerler

Sonbaharda gezilecek en popüler yerler

Kıskançlıklara maruz kalabilirsiniz! 21 Eylül 2020 burç yorumlar&

Kıskançlıklara maruz kalabilirsiniz! 21 Eylül 2020 burç yorumları