• $9,3122
  • €10,8415
  • 529.712
  • 1429.85
13 Haziran 2016 Pazartesi

İhanetin başka adı var mı?

Türkiye’ye yönelik terör saldırılarını sadece bir iç mesele olarak, o çokça söylendiği şekliyle ‘Kürt sorunu’ etrafında ele almak aslında olayın niteliğini anlamamak demektir. Hele ‘çözüm süreci şeffaf bir şekilde sürdürülmediği için başarısız olmuştur, bunun için yeniden çözüme dönülsün fakat süreç taraflar arasında bütünüyle şeffaf bir biçimde yürütülmelidir’ diyenleri gördükçe, insan terör örgütünün bu kadar şeffaflık merakı olduğunu bu adamların nasıl anladığını merak ediyor!

Dahası var, ülkenin Ana Muhalefet partisi çevrelerinde meselenin çözümü için sadece şeffaflık ihtiyacına vurgu yapılmıyor, CHP resmi siyasetinde çözüm için sorunun Meclis’te komisyon kurarak ele alınmasını, siyasi bir mesele olarak Meclis zeminine taşınması gerektiğini söylüyor. Sorunun çözülmesi konusu bir icraat meselesidir ve yürütmenin işidir. Yürütme meclise karşı sorumludur fakat görevini yasama organına devrederek sorumluktan kaçamaz. Eğer çözüm için yasal bir düzenlemeye gerek varsa ki zaten bu ihtiyaç hasıl olduğunda meclise gelindiği gibi yine gelinebilir.

Çözüm nerede?

CHP’nin meselenin mecliste çözülmesi önerisinin bir diğer problemi; terör sorununu Meclis’te bir siyasi mesele haline getirme yanlışıdır. Başından itibaren KCK/PKK örgütlenmesinin meseleyi meclise getirip tarafların Meclis’te konuyu müzakere ederek siyasi talepleriyle ilgili yasal ve anayasal düzenleme yapılmasını istedikleri dikkate alınınca, CHP’nin sorunu Meclis zeminine taşıma ve orada bir müzakere komisyonları kurma önerisinin yanlışlığının nereye uzandığını görmek daha kolay olacaktır. Ayrıca CHP’nin önerisinde yer alan ‘Ortak Akıl Heyeti’nin örgüt çevrelerinin seslendirdiği ‘İzleme Heyetinin’ kurulması arzusunu karşılayacak bir şekilde ‘izleme heyeti görevi yapması’ diye bahsetmesi de ilginçtir. Medyada, kamuoyunda çeşitli sıfatlarla konuşan, yazıp çizen birçok kimseye göre de terörün sebebi, ya anayasal yetersizlikler, ya yasal düzenlemelerin yapılamayışı ya da ‘mahalli yönetim’ yerine ‘güçlü merkezi yönetimde’ ısrar edilmiş olmasıdır. Bunları duyunca terör örgütünün yerel yönetimlerin etkinliğine veya verimliliğine çok düşkün olduğunu, mahalli yönetimlerde kaynak israfının önüne geçmek için şehirlere, kasabalara çukurlar, hendekler kazdırıp içine bombalı tuzaklar döşettiğini düşünebilirsiniz. Dolayısıyla derhal yerel yönetimler reformu yapılıp devletin işleyişinin şeffaflaştırılması yönünde ilerici adımlar atılarak işe başlanması gerekmektedir! Adlarına ve unvanlarına baktığınızda ciddiye alınması gerekli görülen bu zevatın söylediklerine, istihbaratın bütün faaliyetlerinin açıkça sürdürülmesi gerektiğini eklemek faydalı olabilir mi?

İhaneti görmek

Bir kısım fikir sahibine, siyasetçiye göre de terörün yeniden canlanmasının, saldırıların artmasının sebebi ‘başkanlık sistemine geçme konusunda ortaya çıkan arayışlar, bu konuda yapılan çalışmalardır’. Bu iddiayı ortaya atanlar, terör sözcülüğü yapmaktan öteye siyaset üretemeyen, cinayetler katliamlar karşısında tavır alacak cesarete sahip olmadığını kanıtlamış, çözüm sürecinin barış hedefine ulaşmasını engelleyen tavırlarıyla bilinen partinin ‘sizi başkan yaptırmayacağız’ lafına takılmış olabilirler.

Burada, terör örgütünün sanki parlamenter sistemi taraftarı olduğu ve parlamenter sistem değiştirilip yerine başkanlık sistemi geçirilmek istendiği için teröre başvurduğu gibi garip, elbette çarpık bir mantık yatmakta olduğunu görmek şaşırtıcı mıdır?

“Ortadoğu siyasal coğrafyasını yeniden çizmek isteyenler, yüz yıl sonra dahi Türkiye’nin kendi tarihsel-kültürel coğrafyasında etkinlik kazanmasına tahammül göstermeyen bir anlayışla, bu süreçte Türkleri devre dışı bırakmak üzere terör yapılanması üzerinden saldırıya geçmişlerdir.” Terör örgütünü yöneten akıl El-Muhaberat karargâhında PKK/PYD şeflerine talimat verenlerdir. Bu süreçte bir tarafta demokrasiden, Türkiye’den yana olmak vardır; diğer yanda ise, terörden, katliamlardan ve elbette ki Türkiye karşıtı koalisyondan yana olanlar vardır. Onların adı bellidir...

<p><span style='font-size: 1.6rem;'>Başkan Recep Tayip Erdoğan'a Angola ziyaretinde  eşlik eden eşi

“Geleceği kadınlar belirleyecek”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Togo'ya geldi

Bufalonun hatası canına mal oluyordu! İşte o anlar...

İsrailli dalgıç Akdeniz'de Haçlılardan kalma kılıç buldu