• $8,276
  • €9,9987
  • 482.804
  • 1427.73
22 Eylül 2016 Perşembe

İnsanlık için bir manifesto

Birleşmiş Milletler’in kurumsal varlığının çöküşünü gösteren birçok olay yaşandı fakat hiçbiri o bebeğin kıyıya vuran masum bedeni, yıkıntılar arasından kan, barut, toz bulutu içinde bakan o mazlum yavrunun bakışından daha açık bu gerçeği anlatamazdı. Onların durduğu yer insanlığın bittiği yerdir; orada ne insanlıktan ne Birleşmiş Milletler’den ne de insani yardımdan söz etmenin bir anlamı kalmıştır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla bu gerçeği bütün dünyanın gözüne bakarak ortaya koymuş oldu. Evet, bugün Türk devleti, ekonomik bakımdan, tabii kaynaklar bakımından, askeri yönden, toprak büyüklüğü ve daha birçok özellikleri bakımından dünyanın en güçlü, en zengin ülkesinin devleti değildir. Fakat Türkiye insanlık ahlakının temsil edildiği, insanlık değerlerinin yaşadığı ve Cumhurbaşkanı’nın bunu bir ahlak ilkesi olarak en geniş dünya forumunda ortaya koyduğu bir ülkedir.

İnsanlık sorunu

Türkiye insanlık ahlakını savunmaktadır. Yaklaşık üç milyon mülteciye kucağını açan bu büyük millet bunu yaparken dört bir taraftan saldırı altındadır. Saldırıyı yapanlar aynı zamanda bu insanları yerlerinden yurtlarından süren politikaların sahipleridir; dünya sisteminin patronları Afganistan’da ve daha birçok yerde yaptıklarıyla insanlığı ayaklar altına alan bir vahşet durumunun ortaya çıkmasına sebep olmuşlardır. Bütün bu tabloyu ve müsebbiplerini görmeyerek, yok sayarak ‘Neden dünyanın bütün Müslümanları yoksulluk içindedir, savaşlarla, çatışmalarda neden Müslüman ülkelerin insanları ölmektedir; Müslüman ülkeler neden geri kalmışlığın pençesinde yaşamaktadır bunda dinin bir rolü yok mudur?’ türünden sorular soranlara, siz katilleri bir yana bırakıp cinayetin kurbanını sorgulamaya utanmıyor musunuz demenin bir anlamı olabilir mi?
Birleşmiş Milletler’de konuşan Türk lider işte bunu yaptı; tekrar ‘Dünya beşten büyüktür’ derken sadece yaklaşık iki yüz üye devletin temsilcilerine seslenmedi; O beşliye ‘siz bu kadar büyük bir dünyanın karşısında, bütün güç bizim elimizdedir, sizin varlığınızı tanımıyoruz’ derken utanmıyor musunuz demiş oldu. Meselenin ahlaki boyutu çok önemlidir. “Cumhurbaşkanının çağrısı, BM’nin yeniden yapılanarak insanlık sorunlarına duyarsızlıktan uzaklaşan, yeni bir kurumsal kimliğe kavuşturulması çağrısıdır.”

Değişim fırsatı

Daha önce de vurgulamaya çalıştığım gibi başta BM olmak üzere eski dünya sisteminin kurumları tamamen işlevsizleşip, bürokratik mekanizmalara bir çeşit ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’ne’ dönüşmüş bulunmaktadırlar. Bu kurumların insanlık değerleri açısından pozitif bir işlevi kalmamakla beraber ürettikleri negatif fonksiyon insanlığı tahrip etmekte, eski dünya sisteminin çıkarlarını devamı için mazlum milletlere ağır bir maliyet ödettirmektedir.
“Cumhurbaşkanı BM konuşmasında mültecilerden, dünya ölçeğinde giderek büyüyen göç dalgasının sorunlarından, en az gelişmiş ülkelerin açlık ve sefaletten kurtulması için yapılması gereken yardımlardan, geri kalmışlığın aşılması için kalkınmaya destek olacak politikalardan ve küresel bir tehdit haline gelme eğilimi yükselen terörden bahsetti.” Bunlarla mücadele edilmesi için neler yapılması gerektiğini vurguladı fakat bütün bunların yapılması için başta BM’nin yapısının değişmesi gerektiğinin altını çizerken sadece eleştiri yapmakla yetinmedi, bir model de önerdi.
Dünya sisteminin eski kurumlarının değişmesi için bir fırsat sayılacak bu önerinin, küresel süreçte bir yenilenme, bir yapı değişimi imkânı olduğunu görmek gerekir. Mesela Güvenlik Konseyi’nin üye sayısının artırılarak dönüşümlü sistemle bütün milletlerin katılımına açık bir yapılanmaya gitmesi oldukça önemli bir tekliftir. Netice itibarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan bütün dünyaya, uluslararası sistemin kurumsal olarak yenilenmesini kapsayan manifesto niteliğinde bir çağrı yaptı. Dünyanın beşten küçük olduğunu söyleyenler bunu duymamış olabilir fakat bütün insanlık duydu!

<p class='MsoNormal'>CHP'nin ve Genel Başkan'ın avukatı  Mustafa Kemal Çiçek, görevinden ve partiden

CHP'de 650 milyon krizi devam eder mi?

Yusufeli Barajı gövde inşaatında sona gelindi

Kahramanmaraş'ta heyelan sonrası oluşan Turkuaz Göl, turizme kazandırılacak

Mudanya Yat Limanı deniz salyasıyla kaplandı