• $8,5105
  • €10,2956
  • 498.658
  • 1441.33
14 Eylül 2016 Çarşamba

Mesele nedir: Türk solunun terörle sınavı

Uzun yıllar boyunca tartışılan konu işin bir ‘terör sorunu’ mu yoksa ‘Kürt meselesi’ mi olduğudur. Esas problem Türkiye’nin demokratikleşme meselesidir, eğer bir ülke demokratik bir siyasal yapıya sahip değilse orada toplumsal ya da kültürel sorunların büyümesi bir etnik meseleye dönüşmesinin önünün açılmış demektir.

Türkiye’nin siyasal kurumlarının katı, demokrasiye karşı dirençli yapısının kaynakları arasında “militarist ideolojinin, 27 Mayıs rejiminin getirdiği otoriter laiklik anlayışının, daha önemlisi de devlet mekanizmasını oluşturan kurumlar arasında hiyerarşinin siyasal partileri yani Meclis’i ve seçilmişleri etkisizleştiren düzenlemesi, cumhuriyetin demokrasi içinde sorun çözme gücünü etkisizleştirmiştir”.

Eğer Türkiye tarımsal bir toplum olma hüviyetini değiştirmeseydi, yani geri bir köylü toplum yapısı içinde kalsaydı, otoriter cumhuriyet toplumu belli ölçülerde baskıyla kontrol edebilir, sorunlar güvenlik konusu olarak ele alınıp bastırılıp ‘imtiyazsız sınıfsız bir toplum’ olarak belli bir süre daha yaşamaya çalışılabilirdi.

Otoriter zihniyet

Meselenin düğümlendiği nokta buradadır; toplumun giderek sanayileşmesi, pazarın genişlemesi, üretim yapısının değişmesi gibi ekonomide ama daha önemlisi; iki binli yıllardan itibaren yüzlerce yıllık tarımsal kurumları tasfiye eden insan mekân ilişkilerini değiştiren, eğitimden, meslekleşmeye, sınıfsal farklılaşmalara yönelen bir yapıya evrilmesidir. İşin düğümü böyle çözülmektedir; bu toplumsal değişme dalgası ne otoriter cumhuriyet anlayışının sürmesine ne de her ‘sosyal sorunu’ bir güvenlik ya da ‘asayiş sorunu’ olarak gören yaklaşımın devam etmesine izin verebilirdi.

“Seksenlerden sonra giderek yükselen temel problem, toplumsal yapıda yaşanan bu değişime karşı, siyasal sistemi oluşturan ideolojik, örgütsel ve kurumsal yapının eski ilişki biçimi sürdürme direnci arasındaki çelişkilerden beslenmektedir.”

Türkiye’nin demokratikleşmesini, bu çelişkinin çözülme süreci olarak tanımlamak mümkündür, fakat demokratikleşme sürecinin önünde birçok dirençli anlayış/zihniyet ve bunlarla beslenen mesele bulunmaktadır. “Militarizmden söz etmiyorum, çünkü AK Parti veya siyasal bir lider olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan yaklaşık on beş yılık bir iktidar döneminde devlet yapısında militarizmi tasfiye eden, gerçek anlamda siyasal devrimi gerçekleştirdikleri için siyasal tarihte ayrı bir sayfa açmışlardır.”

Sol: Olmak veya olmamak

Bahsetmek istediğim husus, doğrudan doğruya bir siyaset anlayışı, bir zihniyet biçimi ve etnik terör arasındaki ilişkiyle ilgilidir. Türkiye’nin değişimi karşısında yeni toplumsal tasavvurlar, yeni eleştirel söylemler, özellikle demokratikleşme sürecine katkı yapabilecek ‘demokratik eleştirel tutum’ geliştiremeyen resmi aydınlar zümresinin, eski egemen konumlarını kaybetme sürecinde kendi içlerinde belli başlı iki eğilim içinde yer aldıkları görülmektedir.

Birincisi, militarizmi eski kavramsal çerçevesi içinde savunmaktan ‘ulusalcılık’ diye adlandırılan bir anlayışa kaymaları; diğeri ise “sol perspektiften yani sınıfsal sorundan uzaklaşıp, bunun yerine etnik sorun etrafında Kürt sorunu diyerek siyaset yapma arayışına girmeleridir. Burada ‘ulusal sorun’ denilerek meselenin geçiştirilemeyeceğini, çünkü Lenin’in eklektik biçimdeki kavramlaştırması, tamamen Rusya’da yaşanan milletleşme sorunu üzerinde hegemonya kurma girişimi olan, aynı zamanda kapıları milliyetçiliğe açmaktan öteye bir anlamı olmayan çabadır.”

Netice olarak Türkiye solu içinde belli bir grubun, Türkiye’nin demokratikleşme sürecine, eleştirel katkı yapmaya dahi uzak olan bu tutumunun, düşünsel planda otoriter cumhuriyetin zihin kodlarından kurtulamamış olmanın sonucu olarak giderek etnik terör örgütüne eklemlenen bir yaklaşımı benimsemesine yöneldiği görülmektedir. Şiddeti kutsayan, şiddet kültürüne onun üreten otoriterizme mahkûm olan bir anlayıştan ne beklenebilir?

<p>Tarihçi-Yazar Koray Şerbetçi bu hafta Kestirmeden Tarih  programında Kudüs özel bölümüyle karşını

Medeniyetlerin aynası Kudüs… Kadim şehre kim ne getirdi?

NASA Mars'ın 3 boyutlu görüntülerini yayınladı

Düştüğü dere yatağında 5 gün mahsur kaldı

Mersin sahilinde bulundu! Sahil güvenlik hemen çalışma başlattı