• $8,2647
  • €10,0724
  • 487.36
  • 1451.07
01 Eylül 2016 Perşembe

30 Ağustos’tan15 Temmuz’a

Türkiye Milli Mücadele’den bu tarafa her 30 Ağustosta Zafer Bayramı’nı kutlamıştır fakat özellikle resmi bayramların kutlanmasında zaman içinde giderek halktan uzaklaşan bir devlet dili hâkim olmuştur. Cumhuriyetin demokratikleşmesine karşı bir dilin, içten içe bu kutlamalarda resmi bir söylem üzerinden demokrasiye karşıt bir biçimde kendini göstermesi neredeyse alışkanlık halini almıştır. Bunun sebep olduğu en önemli sorun, Zafer Bayramı gibi büyük tarihi bir olayın Milli Mücadele’nin neticesinin zaman içinde devlet alanıyla sınırlı kalmasıdır.

Türk milletinin kazandığı büyük zaferin, yirminci yüzyılda sömürgecilik karşısında elde edilmiş ilk kesin zafer olduğu, bunun sadece biz Türkleri değil bütün dünyayı ilgilendiren sonuçları bulunduğu, arkasından başta Hindistan olmak üzere bütün dünyada bağımsızlık hareketlerine örnek teşkil ettiği düşünülünce bu kutlamaların anlamındaki derinlik daha iyi kavranacaktır. Bu bakımdan 15 Temmuz darbe girişimi üzerinden yapılan saldırıya Türkiye’nin verdiği cevabın aynı zamanda 30 Ağustos Zafer Bayramı başta olmak üzere resmi bayramlardaki ‘resmi üslubu’ millileştirecek bir neticesi olduğunu, olacağını belirtmek gerekir.

Eski zaman araçları

15 Temmuz FETÖ darbe girişimi Türkiye’ye karşı yapılan yeni bir saldırı, ülkenin bağımsızlığına karşı yeni bir işgal girişimi niteliğindedir. Aslında meselenin esasına bakıldığında 94 yıl önce kazanılan zaferle 15 Temmuz’da FETÖ işgaline karşı ortaya konulan tavır aynı bilince ve aynı ruha dayanmaktadır; bir anlamda ülkenin bütün sokaklarını, meydanlarını Kuvâ-yı Milliye ruhu doldurmuştur.

Meseleyi sadece bir cemaatin iktidar hırsı, kendi maksatlarını gerçekleştirmek üzere devleti ele geçirmek için hareket etmiş, darbe yapmaya kalkmış bir grup olarak görmek konuyu ya anlamamak ya da saptırmak, karartmaya kalkışmak demektir. Bu yapılanmanın uluslararası bir mücadelenin aracı olarak örgütlendiği, operasyonel bir araç olduğu, doğrudan doğruya Türkiye’ye saldırı için kullanıldığını dikkatten kaçırmak yaşanan olayın anlaşılmaması olacaktır.

Son zamanlarda sıkça sözü edilen ‘vekâlet savaşları’ kavramı tam da bu terör örgütünü kullanarak Türkiye’ye kimlerin savaş açtığının sorgulanmasını gerekli kılmaktadır. “Batı sistemi, sömürgelerin bağımsızlaşmasından sonra doğrudan savaşa girmek yerine, etnik, dinsel, ideolojik esaslarda örgütlenmiş unsurları kullanarak, Batı dışı ülkelere müdahale yapmayı Soğuk Savaş dönemi de dâhil çok sık kullanmıştır.” Vietnam, Afganistan ve son olarak da Irak savaşları, doğrudan işgal yoluyla netice elde etmenin maliyet/kazanç dengesinde negatif bir tabloyu ortaya koyduğu için savaşı terör örgütleri üzerinden yürütmeyi daha tercih edilebilir hale sokmuş görünmektedir.

Kimin bayramı?

Etnik, mezhepsel, ideolojik esaslara dayanan örgütleri kullanarak ülkeleri istikrarsızlaştırmak, iç işlerine müdahale etmek, iç savaş çıkarmaya çalışmak gibi siyasi maksatlara matuf girişimlerin ortaya çıkardığı en önemli sorun; terör yapılanmaları etrafında ‘şiddet kültürünün’ kendisini beslemesi ve yeni teknikleri kullanarak çoğalma eğilimi göstermesidir. “İletişim, hareketlilik, silah, örgütlenme bakımından kullanılan yeni teknikler, terör eylemlerinin bölgeselden küresele yayılmasını kolaylaştırıcı bir eğilimi hızlandırmaktadır. O halde terör üzerinden vekâlet savaşları yürütmek, artık terörü azdırmak, sorunu büyütmek anlamına gelmektedir.”

PKK/PYD, DAEŞ yapılarını kullanarak Türkiye’ye saldırılarına karşı bugüne kadar yapılan mücadelede 15 Temmuz’dan sonra başka bir aşamaya geçilmiştir; ülkenin bağımsızlığına yönelen işgal girişimi çökertilmiş, Suriye’deki kuşatma girişimine bizzat yerinde o ülkenin içerisinde cevap verilmektedir.

Bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramı 15 Temmuz’dan itibaren sadece devletin değil devlet ve milletin bütünleştiği bir bayram olarak asli karakterinde idrak edilmiştir; zaman artık resmi bayramların demokrasiye karşı söylemlerin değil, demokrasinin bayramı olarak kutlanacak bir dile sahip olma zamanıdır.

<p>Avrupa sevdalısı aydınların asıl derdi ne? Neden bir  Avrupalı'dan daha 'Avrupa'cılar'? Avrupa öz

Avrupa'yı bize ışıltılı tablolar gibi çizenler kimler?

Dereotunun az bilinen şaşırtıcı faydaları

NATO tatbikatına katılacak askerler yola çıktı

Demirspor, Süper Lig'e çıktı; Adanalılar çıldırdı!