• $8,3002
  • €10,1263
  • 489.435
  • 1444.87
07 Eylül 2016 Çarşamba

G20 ve diğerleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın G20 Zirvesi’nde en çok dikkat çeken lider olmasını, yaptığı görüşmelerin yalnızca Türkiye tarafından değil hem Batılı hem de Batı dışı dünya açısından ilgiyle karşılanmasını, sadece 15 Temmuz darbe girişimini milletle birlikte mağlup etmiş bir siyasetçi olmasına bağlayamayız. Elbette bu darbenin ‘herhangi bir cemaatin kendi başına bir organizasyonu olmadığını’ işin içinde bugüne kadar sadece Türkiye’de değil, başta Güney Amerika olmak üzere yeryüzünün neredeyse bütün kıtalarında darbeler yaptırmış, yaptırmakta olan uluslararası bir güç merkezinin ve onun istihbarat servislerinin bulunduğunu bilmeyen yoktur.

Bu bakımdan Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimini mağlup eden siyasal sürecin ‘demokratik devrimin’ bütün dünyada nasıl bir yankı yaptığını görmek şaşırtıcı olmadığı gibi bu siyasetin lideri olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da G20 liderleri içinde ayrı bir yerde durduğunu da anlamak lazımdır.

Demokrasiyi savunmak

Türkiye’nin yaşadığı siyasal devrimin ülkenin demokrasisini başka bir yere taşıdığını, yıllardır demokratik devrimden söz edenlerin bunu anlayıp anlamadıklarını zaman gösterecektir fakat ister dost olsun ister düşman bunun dünya tarafından anlaşıldığını görmek gerekir. O ağızlarını her açışta Türkiye karşısında ‘demokratik standartlardan’ bahsedenler bir askeri darbeye karşı zafer kazanmış bir liderin karşısında arsızlıktan mahcubiyetlerini göstermezlerse de, ezik tavırlarını saklayamamışlardır.

Cumhurbaşkanının G20 Zirvesi’nde durduğu yerin farkı sadece bununla ilgili değildir, yaptığı konuşmada ve süreç içinde verdiği mülakatlarda ortaya koyduğu tavır neredeyse bu zirvede söylenmeyeni söylemek anlamına gelmektedir. Bu tavır neyi ifade etmektedir? Birincisi, Türkiye sadece gelişmiş ülkelerin değil bütün yoksul ve mazlum milletlerin sözcülüğünü yapar konumdadır. Küresel yoksulluk büyümektedir; eski dünyanın kurumlarının daha da önemlisi anlayışının bırakınız bu sorunu çözmesini daha çok artırıp büyütmesi ciddi bir insanlık meselesidir. Bu bakımdan kapsayıcı büyüme talebi, sadece işsizlik sorunu, durgunluk gibi gelişmiş veya belli ölçüde gelişmekte olan ülkelerin sorunlarına dönük bir yaklaşımın ötesinde mazlumların, yoksullaştırılmış sömürülmüş ülkelerin de büyüme imkânlarına dâhil edilmesi meselesine işaret etmektedir.

Başka bir dünya mümkün

İkinci mesele, küresel bir sorun haline gelen teröre karşı mücadelenin yeni bir yaklaşımla ele alınması konusudur. G20 içinde üst sıralarda yer alan ülkelerin, terör örgütlerine o eski alışkanlıklarıyla, onları kullanarak belli ülkeler veya bölgeleri istikrarsızlaştırma, parçalama ve kontrol etme gibi bir anlayışla bakması ciddi bir mesele haline gelmiştir. ‘Senin teröristin kötü benimki iyi’ gibi bir tutum, Cumhurbaşkanının söylediği ‘iyi terörist-kötü terörist’ ayrımı yapmak anlamına gelir ki esas tehlike bu noktada başlar; terör hızla yaygınlaşır, şiddet kültürü genişler, dünyanın her yerinde, her köşesinde insanlık değerlerini tahrip edecek bir hüviyet kazanır. Bu bakımdan Türkiye’nin tereddütsüz bir şekilde terörle topyekûn mücadelesi, küresel terör eğiliminin yükselme tehlikesi karşısında ülkenin konumunu farklılaştırmaktadır. Üçüncü mesele bölgesel savaşların sebep olduğu yerinden yurdundan koparılmış, göç etmek zorunda bırakılmış başta Suriye olmak üzere ülkelerinden kaçan insanlara yapılan yardımlar meselesidir. Türkiye yaklaşık üç milyonluk göçmen grubuna sadece ülkesini açmakla kalmamış, onlara her türlü insani yardımı yaparak, ahlaki ve hümaniter değerleri yücelten bir iş yapmaktadır.

G20 Zirvelerinin resmi teması ne olursa olsun, katılan ülke yöneticilerinin birbirleriyle görüştüğü, diyalog imkânı bulduğu, katılan liderlerin kendi problematiği etrafında gündem yarattığı bir ortam niteliğindedir. “Cumhurbaşkanı Erdoğan bu zirvede Türkiye perspektifini ortaya koyarken bir gerçek daha ortaya çıkmıştır ki artık bu tür zirveler, Batı hegemonyasının üretildiği yerler olmaktan uzaklaşmaktadır.” Evet, yeni bir dünya kuruluyor, bunun işaretleri hızla çoğalıyor, bunu hazır olmak gerekmektedir…

<p>İsrail polisi Mescid-i Aksa'da Filistinlilere saldırıyor! Bölgedeki son durumu TRT WORLD Kudüs Mu

Kudüs'te son durum ne?

Demir yoluyla taşınan bor, seramik ve mermer miktarı arttı

Bakan Karaismailoğlu, Trabzon'da inceleme ve ziyaretlerde bulundu

Osmaniye'de tarlada bulunan yaban kedisi yavruları bakıma alındı