• $8,1525
  • €9,7043
  • 454.362
  • 1369.07
06 Şubat 2014 Perşembe

Demokrasi tehdit altında

Ülke, yaklaşık yüz yıl sonra militarizmin baskısından kurtuldu derken, yeni bir sorunla karşı karşıyadır. Başbakan Erdoğan'ın militarizmi tasfiye ederken, bütün sivil unsurları yanına alması, sivil toplumun demokratikleşme sürecine katkı yapması işin tabiatı gereğidir.
Demokratik mücadelede, siyasal aktörler "sivil dinamiklere" dayandıkları ölçüde, demokrasi toplumsal destek bulduğu müddetçe kalıcı olabilir, kurumsal hale gelebilir ve başarı elde edilebilir.
Sorun, tam da bu noktada ortaya çıkmaktadır. Sivil toplumun içinde yer alan bazı grupların, bu aşamada devletin içinde "militer yapıdan boşalan alanı" kontrol etmeye yönelmesi,ciddi bir sorun oluşturmuştur. Burada cevaplandırılması gereken üç soru vardır. Birincisi, bu sivil unsurların böyle bir hakkı var mıdır? İkincisi, demokrasi zaten sivil topluma dayanıyorsa, buradan çoğul bir yapı çıkmaz mı? Üçüncüsü ise, iktidar ve muhalefet bu sorunu nasıl değerlendirmektedir?
Siyasete müdahale
Öncelikle şu meselenin ortaya konması gerekir. Demokrasi,sivil toplumun güçlü olduğu bir sistemdir. Sivil toplum, bütün toplumsal faaliyetlerinde devletten özerk bir alana sahiptir ve devletin bu özerk alana müdahale etmesine, demokratik sistem müsaade etmez. Bu durum, aynı zamanda sivil toplumun kendi örgütleriyle açık siyasal taleplerde ve eleştirilerde bulunmasını gerektirir. Bunu "devlet içinde örgütlenip" orada siyaset kurumuna rağmen, özerk bir alan edinecek bir biçimde bir girişimde bulunarak ele geçirme çabasına dönüştürmesi ise asla kabul edilemez. O zaman illegal bir faaliyete, gizli örgütsel bir çalışmaya yönelmiş olurlar.
Bu durum, sivil toplum-demokrasi ilişkisini gündeme getirmektedir. Demokrasinin, sivil topluma dayanan bir rejim olduğu doğru olduğu kadar, sivil olanın doğrudan doğruya demokrat olmayı gerektirmediğini de ortaya koymak gerekir. Demek ki bizdeki sorun, büyük ölçüde hem zihniyet hem de iç mekanizmalar itibarıyla, ilişkilerinde demokrat bir nitelik taşımamalarıyla ilgilidir. Bu nedenle toplumsal çoğulculuğu oluşturan sivil yapıların "anti demokratik yapılarıyla" devletin içinde kendilerine alan açması, bir yerleri ele geçirmesi, çoğulculuk değil, devletin en azından ele geçirilen kısımlarının, kurumlarını demokrasiye, seçilmişlerin iktidarına kapanması demektir.
Bu tartışma şekli yaşanan son olayları, "cemaat-hükümet çekişmesi" olarak değerlendiren yaklaşımları geçersiz kılmaktadır. Sivil bir yapılanmanın, demokratik sürece müdahale etmesini, siyasi olmayan bir varlığın, siyasetin meşru faaliyet sahasını siyasete kapalı, kendisine açık bir müdahale alanına dönüştürme girişimini, bu şekilde değerlendirmek eksik ve yetersizdir. Sorun doğrudan doğruya "demokrasiye karşı" bir tavırdır.
Siviller demokrat olmayınca
Muhalefet meseleyi "iktidara karşı bir saldırı", "bizim için bir fırsat" veya "cemaat - hükümet çatışması bizi ilgilendirmiyor" diyerek görmezden gelemez. Demokrasiyi ve bütün kurumlarını savunmak, iktidar kadar muhalefetin de varlık sebebidir. Sivil toplumun, devletin yani siyaset kurumunun herhangi bir sektörünü "kendisi için kapalı bir kompartıman" haline getirme girişimi, orayı sadece iktidara karşı kapalı hale getirmez, aynı zamanda muhalefete de, meclise de kapalı hale getirir. Yani millete kapalı hale getirir. Muhalefetin, buna rıza göstermesi nasıl mümkün olur?
Sivil toplum ve devlet arasındaki ilişkiler, demokratik süreçlerle, meşru bir biçimde tanımlanmış katılım mekanizmalarıyla yürütülmediği durumlarda, doğrudan doğruya bir müdahaleden, hatta bir darbeden söz edilebilir.
Türkiye'deki muhalefetin talihsizliğini, kendi siyasal yetersizliklerini "demokrat olmayan sivil unsurların yarattığı krizle" doldurmaya çalışmasıdır. Siyasetçilerin, kendi hukuklarına sahip çıkmaması, onların doğrudan doğruya demokrasiye sahip çıkacak bir bilinç sorunu yaşadıklarının da göstergesi sayılabilir.
Netice olarak diyebiliriz ki, Türkiye yeni bir olayla karşı karşıyadır. Sivil toplumun demokratikleşmesi önümüzdeki dönemin en önemli sorunu olarak durmaktadır.

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Petranboard'u kapan zirveye koştu

Muş'un yüksek kesimleri beyaz örtüyle kaplandı

Kaçak kazıda bulunan Roma dönemine ait 40 eser Çorum Müzesi'nde sergileniyor