• $8,1342
  • €9,7084
  • 455.965
  • 1378.37
03 Şubat 2014 Pazartesi

Suriye'de Türkmen olmak

Suriye'de Türkmen olmak ne kadar zor bir durumdur. Yıllardır Suriye'deki "katiller iktidarı" tarafından potansiyel değil, fiili düşman muamelesi görüp her olayda başlarına gelmeyen kalmamıştır. Katliamlar, gözaltları, işkenceler, Suriye'deki Türkmenlerin yaşadığı sıradan olaylar sayılmıştır.
Tam da bütün bunların, en acımasız hale geldiği bir zamanda, Türkiye'de Suriye'deki Türkmenlere yardım götüren TIR'lar arka arkaya durduruluyor, aranıyor, engellenmeye çalışılıyor. Başta ana muhalefet olmak üzere, hükümetten bunların hesabının verilmesi isteniliyor.
Yıllar önce, resmi bir heyetle Suriye'yi ziyaretimizde Halep'te, halk pazarında konuştuğumuz bir esnaf "bize hep Türkiye'nin adamı gözüyle bakıyorlar, işimiz çok zor" diyerek okuttukları çocuklarının devlet kapısında bir yere gelmesinin imkânsızlığından söz etmişti. Halep Konsolosluğu o zamanlar bir kere düzenleyip, sonra pişman olduğu "bayramlaşma törenine" katılanların kırk- ellisinin bir daha kendilerinden haber alınamayarak ortadan kaybolduğunu öğrenince, nasıl bir hata yaptığını fark edip bayramlaşma işinden vazgeçmişti.

Suriye'de vurulmak
Türkiye işin başından bu tarafa, Suriye meselesinde doğru yerde durmuştur. Buna rağmen Türkiye bu haklı ve insani tavrından dolayı "uluslararası sistem" tarafından yalnız bırakıldığı yetmezmiş gibi bir de suçlamalara maruz kalmıştır. Türkiye'nin Suriye'ye karşı savunduğu politikaların birincisi tarihsel ve kültürel, ikincisi insani ve evrensel, üçüncüsü ise zorunlu stratejik gerekçeleri bulunmaktadır.
Türkiye'nin tarihsel ve kültürel bağlamda bu ülkenin insanlarına, halkına sorumluluk duyulması çok temel gerekçelere dayanmaktadır. Yüzlerce yıl birlikte yaşamış akraba halkların bir gün "uydurulmuş-yapay" sınırlarla bölünmesi, siyasi bir sonuç doğurabilir fakat bunun "tarihsel ve kültürel" olanı yok etmesi elbette mümkün değildir. Bu sebeple Türkiye Suriye'deki Türkmenlere, Araplara, Kürtlere ve onların yaşadıkları zulme karşı asla duyarsız kalamaz.
İnsani mesele bu duyarlılığın temelini oluşturur. Dünyanın, kendi ordusu tarafından katledilen bir halka karşı kör-sağır-duyarsız kalması Türkiye'nin sorumluluğunu daha da artırır ve bu konuda elinden geleni yapmak için daha yoğun bir çaba içerisine girmesine vesile olur.
Türkiye'nin, Suriye'deki olup bitene seyirci kalmasını bekleyenler, hatta utanmayıp bu katliamları işleyen "kanlı iktidara" destek olmasını isteyenler, aslında tarihsel kimliğini ve insanlığını terk etmesini talep ettiklerinin belki de farkında değillerdir.

Devletin içinde ihanet çetesi
Muhalefetin içinde "Suriye severlerinin" tavrını açıklamak, mazur gösterecek bir gerekçe aramak anlamsızdır. Türkiye'nin Suriye politikasına karşı, bir süredir dışarıda yürütülen kampanyanın hedefinde açıkça "El Kaide yanlısı gruplara yardım eden ülke" suçlaması bulunmaktadır. Bu kampanyayı yürüten Batılı çevreler, "bahar devrimleriyle" birlikte Türkiye'nin Arap coğrafyasında yeni bir işbirliği ve nüfuz alanı yaratmasından duydukları rahatsızlığı, bu şekilde ifade etmiş olmaktadırlar. Hatta Özgür Suriye Ordusu'nun doğrudan doğruya bu sürece hizmet ettiklerini düşündükleri için onu yalnız bırakmışlarıdır.
İşin ilginç yanı Özgür Suriye Ordusu, Esed'le ve El Kaide unsurlarıyla mücadele ederken yanında sadece Türkiye vardır. Peki, bu arada içerdeki "Suriye seveler korosu" ne demektedir. El Kaide'yle mücadele eden Türkiye'yi neyle suçlamaktadırlar? Türkiye'nin Türkmenlere yaptığı yardımı, "devletin içinde" kimler engellemeye çalışmaktadır. Türkmen köylerine saldıran El Kaide'ye karşı, Türkiye'nin mücadelesini, karşılık vermesini kim önlemeye çalışmaktadır?
Bu soruların cevabı açıktır. Türkiye bir ihanetle karşı karşıyadır ve Suriye'de Türkmen olmak zordur.

<p>Spor Toto Süper Lig'de Fenerbahçe konuk ettiği Gaziantep FK'yi 3-1 mağlup ederek şampiyonluk yarı

Fenerbahçe-Gaziantep FK Maç Yorumu

Güvenliğin dikkati, hayatını kurtardı

Polisin ikna çalışması sonucu teslim olan terörist ailesiyle buluşturuldu

Osmanlı döneminde padişahların iftar sofralarını süsleyen yemekler