• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
17 Şubat 2014 Pazartesi

CHP'nin bitmeyen krizleri

30 Mart seçimlerini gidilirken başta aday belirlemeleri olmak üzere, siyasi partilerde çeşitli konularda birtakım sorunlar yaşanması olağandır. CHP'nin de bu sorunlarla karşılaşması normaldir, bu sebeple bunlar üzerinden siyasal analiz yapmayı elverişli bulmuyorum. Bu süreçte üzerinde durulması gereken iki husus vardır. Bunlardan biri CHP'nin İstanbul adayının daha önce bu partiden ağır ithamlarla atılmış olması, ikincisi ise Ankara adayının partinin siyasi geleneğiyle alakası olmayan, hatta bu siyasi görüşe karşıt olmasıyla ilgilidir. Burada sorun adayların şahıslarıyla ilgili değil, bizatihi CHP'yle ilgilidir. Türkiye'nin en eski partisi olan CHP'nin, kendi siyaset anlayışı içerisinden, Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde kendi kurumsal yapısı içinden gelen adaylarla seçime katılmaması ciddi bir konudur. Yapıdan gelen adaylarla, seçim kazanma ümidinin olmaması gibi sebepler, partiyi bu tercihlere götürmüş olmalıdır.
Bu durum ise, daha büyük bir sorunun varlığına işaret etmektedir. Siyasi partiler, özellikle siyaseti bir ideolojiye, bir siyasal doktrine dayanan partiler, politik süreçlerde kendi ideolojileriyle ülke sorunları arasında ilişkiler kurup, yeni politikalar ortaya koyarken, gündemi ideolojik-politik bir düzlemde yakalayıp, belirlemeye çalışırlar. Bunları yapan siyasal partiler aynı zamanda ideolojik yapılarını yeni siyasetçiler başta olmak üzere bütün kadrolarına aktarırlar.

İdeolojik kriz
CHP'nin seçim öncesi yaşadığı olaylar, partinin "dışarıdan gelenlerle" siyaset yapma tercihi bu partide siyasi kadroya sahip olma hususunda, ciddi bir sorun yaşandığını ortaya koymaktadır. Doğal olarak bu sorun CHP'yi daha farklı olaylara ve krizlere önü açık bir parti haline getirecektir.
Peki, bu durumu yaratan sebepler nelerdir? CHP bir siyasi yapı olarak kendisini eden yenileyememektedir?
Elbette Türkiye'nin en eski siyasi partisinin, kendi tarihsel-politik yapısından, bunun oluşum sürecinden, tek parti geleneğinden kaynaklanan problemleri vardır.1970'lerde sol ideolojiyle kurulan ilişkiden sonra, yaşanılan "değişim hareketinin" problemleri, bugünkü siyasi kadrolarda önemli tortular bırakmış olabilir. Yine "dünya solunun yaşadığı değişim" karşısında, bunları tartışmayan, hatta buralarda yaşananları anladığı dahi belli olmayan bir parti kadrosunun, yenilenme yapması ciddi bir sorun olarak ortaya çıkacaktır. Bütün bunlar kadar bir başka doğru da Türkiye'nin ana muhalefet sorunu, hatta muhalefet sorunu yaşadığıdır.
Objektif olarak bakıldığında, yani CHP'lilerin parti kimliklerinin içinden çıkıp baktıklarında görmeleri gereken "çıplak gerçek" CHP'de yaşanan olayın sadece "bir yönetim sorunu" olmayıp, ideolojik-politik bir mesele olduğudur. Bu sebeple bilhassa bu partinin yaşayacağı bir değişim için parti yönetimini aşan bir anlayışa ihtiyaç bulunmaktadır.

Sosyal demokrat olma güçlüğü
Türkiye'de kendisini "sol" olarak nitelendiren yazar, akademisyen, gazeteci, aydın olarak bilinen kesimin sosyal demokrat bir parti olarak CHP'yi tartışması, günümüzdeki "sosyal demokrat hareketin" problemleriyle Türkiye arasındaki ilişkileri yeniden ele alarak, solda bir açılım yapmanın şartlarını oluşturmaya çalışmaktan bir başka çıkar yol olmadığı anlaşılmaktadır. Esas sorunda bu noktada düğümlenmektedir.
Çünkü Türkiye'de sol-sosyal demokrat geleneği bulunmamaktadır. Bu nedenledir ki CHP, bir aydın grubundan beslenmekten çok uzaktadır. Bu durumda CHP ya sosyalist-radikal sol fraksiyonlara açılarak marjinalleşecek ya da geleneksel Kemalist-devletçi çizgisinde kalarak kabuğundan çıkamayacaktır. Bu ise Türkiye'nin demokratikleşme, kalkınma yolunda yaşadığı gelişimlerin gerisinde kalmak demektir ki, bununda Türkiye'ye maliyeti muhalefet eksikliği olarak yansıyacaktır. Bugün ortada sosyal demokratım diyerek dolaşan ve CHP'ye oy veren bir kitlenin gerçek anlamda sosyal demokrat ideolojiyle ilişkilerinin olmaması, sahte bir sosyal demokrat görüntü içinde toplanılması, partinin fiili durumda devletçi jakoben geleneğin etkisine daha fazla açılmasına yol açmaktadır. Kısaca CHP'de krizin bitmesi zor görünüyor.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü