• $7,4126
  • €9,0363
  • 441.833
  • 1542.45
31 Mart 2016 Perşembe

Batı’nın davası

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin konsolosları herhalde Türkiye’de ‘basın’ yargılamaları nasıl işliyor, mahkeme sürecinde neler oluyor merakı üzerine, tesadüfen aynı mahkemeyi izlemek için toplanmış olamazlar. Hiç kimse bunda ne var mahkemeler herkese açıktır, o gün de söz konusu konsoloslar birlikte bir boş vakit bularak, bunca zamandır içinde yaşadığımız Türk toplumunda mahkemeler ‘gazetecileri’ nasıl yargılıyor diyerek, bizim hukuki süreçlerimiz hakkında bir değerlendirme yapmak üzere oraya gitmişler diye düşünmüyordur.

Peki, böyle bir olayın veya benzeri davranışların örnekleri var mıdır? Mesela konsoloslar hangi ülkelerin mahkeme süreçlerini merak etmektedirler ve bu mahkemelere cümbür cemaat pikniğe gider gibi toplanarak gitmişler midir?

Diplomatik selfie

Açık söylemek lazımdır ki AB konsoloslarının bu davranışı maksatlıdır, bir mesaj verilmek üzere ortaya çıkmıştır ve elbette siyasidir. Belirtmek gerekir ki işin hukukla, yargı sürecinin işleyişiyle ilgisi bulunmamaktadır. AB konsolosları ne diplomatik dile, ne nezaket kurallarına uyma, ne de Türkiye’deki yargı sürecine saygı duyma gereği duyarak, doğrudan doğruya siyasi bir tavır alarak ve ‘diplomatik poz’ vererek bir şeyler yapmaya kalkmışlardır.
Birincisi, Türkiye’nin yargı sürecine, demokrasisine dolayısıyla hukuk devleti olma kimliğine siyaseten müdahale etmeye, baskı yapmaya kalkışmışlardır; ikincisi, Türkiye’nin bağımsız bir ülke olmasına karşı saygılı davranmayarak, bağımsızlığı temsil eden yargıya baskı yapmaya girişmişlerdir; üçüncüsü, casusluk davası olarak bilinen bir iddianameyle mahkemeye yansıyan bu davada, esas itibarıyla sanıkların Türkiye aleyhinde bir iş yaptıkları, bu ülkenin askeri-gizli bir faaliyetini aşikâr ederken bu işi belli bir maksatla yani uluslararası düzeyde Batı sistemine duyurmak için yaptıkları bilinmektedir. Kısaca paralel yapı diye bilinen The Cemaat, Türkiye’ye karşı bu operasyonu üstlendiği Batı merkezinden, en azından onlardan habersiz yapmayacağına göre, iddianamenin suçladığı sanıkların yargılanması sürecine Batılı konsolosların katılması ne anlama gelebilir?
Batılı bay konsoloslar eğer Türkiye’ye ‘bu işin ucunda bizim şu veya bu örgütümüzün parmağı var dolayısıyla biz bu işe duyarsız kalmadığımızı göstermek için siyasi bir tavır aldık’ diyorlarsa bu anlaşılabilir fakat kabul etmek gerekir ki bu cevabın verilmesi, The Cemaatin operasyonuyla şu veya bu düzeyde ilişkili olmak, anlamına gelecektir.

Nerede durduğunu bilmek

Mesele şudur: Bu ülkenin yönetimlerine muhtelif dönemlerde Batılı merkezlerden çeşitli biçimlerde siyasal müdahaleler yapıldığı bilinen bir hakikattir. ABD Büyükelçisinin Dışişleri Bakanımıza ‘Sizin köylünüz neden haşhaş ekiyor? Haşhaş ekimini yasaklayın, kendilerine başka geçim yolu bulsunlar’ diyerek siyasi baskı yaparken, kendi ülkesinde yaklaşan seçimlerde dönemin başkanını tekrar seçtirmek üzere bunu yaptığını saklamamıştır. Onların derdi ‘ABD Başkanı o kadar güçlüdür ki bir başka ülkede yani Türkiye’de haşhaş ekimini yasaklatıp, ABD gençliğini uyuşturucuya karşı koruyor’ imajını yaratmaktır.
Unutulmaması gereken bir başka müdahale, Türkiye’nin Kıbrıs’ta katliam yapan ırkçı çetelere dönük hava operasyonunu engelleyici tavrıdır. Meşhur Johnson mektubundan söz etmekteyim. Bu müdahalelerin sadece Cumhuriyet dönemiyle sınırlı olmadığı, İmparatorluğun son döneminde ‘Düveli Muazzama’nın’ her fırsatta Bab-ı Ali bürokratlarına elçilikler üzerinden çeşitli direktifler verdiği unutulmamıştır.
Bugün meselenin Batılı merkezlerde olduğu kadar ‘Batıcı medya’ çevrelerinde tartışılıyor olmasının nedeni, artık Türkiye’nin bu siyasi müdahalelere en üst düzeyde Cumhurbaşkanı tarafından cevap vermesi ve tüm müdahalelerin reddedilmesidir.
Beyler devir değişmiştir, bu müdahaleleri yapabileceğiniz yer artık burası değildir!

<h3>Siyasetin gündemi reform ve ittifak çalışmaları oldu. Peki muhalefet neden reform ve ittifak çal

Siyasetin gündeminde ne var?

Türkiye'nin yeni nesil yerli silahları

Simpsonlar yine şoke etti! Bunu da bildiler

Hastane kapısında 5 gün sahibini bekleyen vefalı köpek Boncuk, dünya basınında