• $9,6652
  • €11,215
  • 560.101
  • 1487.24
27 Mayıs 2015 Çarşamba

Batı, Türkiye muhalefetinin ortağı mı?

Bugün 27 Mayıs, 1960 yılında cumhuriyet döneminin ilk askeri darbesinin yapıldığı gün. Türkiye'deki askeri darbelerin Batı açısından iki boyutundan söz edebiliriz: Birincisi, darbeciler hep Batı’ya öykünmek için darbe yapmaya girişmişler ve darbe yoluyla ele geçirdikleri iktidarı, “çağdaş Batı uygarlığına ulaşmak için yapılan devrimleri devam ettirmek, bu yoldan dönüp geriye gitmek isteyenleri (o ünlü irticayla mücadele söylemini hatırlayalım) tasfiye etmek üzere” kullandıkları iddiasını savunmuşlardır. O halde hedef Batı uygarlığına ulaşmak, araç ise darbeler ve cuntalardır. Dolayısıyla Türkiye'nin darbecileri ideolojik olarak Batı’ya bağımlıdırlar, Batıcıdırlar. Bu sebeple 27 Mayıs’ta darbe yapıldığı ilan edilirken, 'Batı’ya, NATO'ya bağlılık' gösterisi yapılmıştır.
Meselenin ikinci boyutu Batı’nın kurumlarının doğrudan darbelerin yanında yer almış olmasıyla ilgilidir. Aslında Lozan'dan bu tarafa Türkiye Batı modelini esas alan bir politikayı benimsemiş, moda tabirle “Batı’nın vesayetine” girmiştir. NATO-Türkiye ilişkileri aslında, bu vesayet ilişkisinin merkezinin ikinci savaş sonrası dönemde Avrupa'dan ABD'ye kayması sonucuna yol açmıştır. Dolayısıyla Batı sistemi darbecilerle iş ortağıdır.

Batı ve demokrasiye karşı ortak cephe
New York Times gazetesi yakınlarda yazdığı bir başyazıda, daha önce The Economist'in yazdıklarına benzer iddiaları seslendirdi: Buna göre “Türkiye hızla otoriterleşmeye gidiyor, başta gazeteciler olmak üzere, herkese bir baskı uygulanıyor, herkes dışlanıyor; dahası her şeyin kötüye gittiği, her şeyin ötekileştirildiği, herkesin dışlandığı bir ülke haline gelmektedir, ülkenin üzerinde kara bulutlar dolanmaktadır.” Çözüm nerede? Başyazıya göre “durum vahim görünmektedir ve Türkiye üzerinde ABD, NATO müttefiki diğer ülkeler baskı yaparak bu kötüye gidişe dur demelidirler.”
Ne demokratik anlayış, Batı’nın ikiyüzlülüğü falan diye düşünmeyin, bu düpedüz Batı’nın emperyalist denetiminden çıkan Türkiye'ye karşı, demokrasi karşıtı cephenin arkasında kimin olduğunun açıkça ilanıdır. Batı sisteminin patronu bütün kurumlarıyla, NATO'su, CIA'sı, istasyon şeflerinden, bağlı ortaklıklarından sonra New York Times gibi medya unsurlarını dahi harekete geçirip, merkez medyayla, büyük sermaye kuruluşlarıyla, paralel yapıyla, çözüm sürecini engellemek isteyen yerli kriptolarla aleni işbirliği yapıyor ise durumları vahim demektir.
Batı sistemi, bütünüyle içeridedir ve Türk toplumunun nasıl karar vermesi gerektiğini belirlemek istemektedir. Kolay değil, Türkler yüzyıl sonra Batı’ya bağımlılığını, Batılı merkezlerde kararlaştırılan statülerini, demokrasi sayesinde, halkın gücüyle tasfiye etmeye çalışmaktadırlar.

Demokrasi ve bağımsızlık
Batı sistemi Ortadoğu'da demokrasinin bütünüyle bölge halklarının özgürleşmesine yol açtığını gördüğü için, bunun kontrol edilemez sonuçlarını Türkiye örneğinden tecrübe ettiği için, Suriye'de Baas gibi kendi halkına katliam yapan eli kanlı bir rejimin yanında, üstelik İran ve Rusya ile birlikte saf tutmuştur. Eski düşmanlarıyla ortak çıkarlar etrafında koalisyon kuran Batı’nın demokrasi karşısındaki konumu açık değil midir? Nerede Batı’nın değerleri, bütün bu süreçte ABD'yle aynı hassasiyeti paylaşan AB'nin, Avrupa Parlamentosu'nun demokrasi duyarlığı? Peki, Türkiye'deki AB fanlarının bütün bu süreç karşısında hala kutsal AB'ye teslimiyetlerine ne demeli!
Bugün 27 Mayıs, Cumhuriyetin ilk askeri darbesi üzerinden 55 yıl geçtikten sonra, NATO'nun, Avrupa'nın desteğini alarak bir darbe, bir müdahale arayışında olanlara sadece şunu hatırlatmak faydalı olur mu bilinmez, fakat nerede durduğumuzu belirtmek için Türkiye'de demokrasinin gücünü öğrenmiş bir halk olduğunu ifade etmek gerekir. Bu sayede insanlar kendi özgürlüklerini kazandıkları gibi, ülkelerinin de gelişmesinin de, bağımsız onurlu bir siyaset izlemesinin de arkasında demokrasinin gücü olduğunun farkındadırlar. Boşuna dış müdahaleye ümit bağlamayın.

<p class='MsoNormal'>Fatih'te arıza yapan İETT otobüsü, vatandaşlar tarafından  yaklaşık 300 metre i

İETT otobüsü arızalanınca 300 metre itildi

''Gıda Denetim Seferberliği'' kapsamında Trakya'da denetimler başladı

İstilacısı aslan balığı Ege'de de yayılıyor

Her sabah poğaça yiyenler dikkat! Bakın vücuda nasıl bir etkisi var