• $9,262
  • €10,7921
  • 526.391
  • 1409.56
16 Ekim 2014 Perşembe

Barbarlık ölür, Ziya Gökalp yaşar!

Diyarbakır’ın yetiştirdiği milli, yenilikçi ve yerli düşünürü Ziya Gökalp, barbarlar tarafından saldırıya uğradı. Hem de ne zaman? 21. yy’ın ilk çeyreğinde Gökalp’ı neden hedef seçtiler diye sormaya gerek var mı?

Ziya Gökalp büyük bir imparatorluğun çöküş sürecinde bir çıkış yolu olarak ortaya atılan birçok fikir arasında çareyi “Türkleşmek, İslamlaşmak ve çağdaşlaşmak”ta gören bir düşünürdür. Onun Türkleşmek dediği, bugünkü anlamıyla “milletleşme sürecini” ifade etmektedir. Gökalp Türklüğün bir “etnisite ya da bir ırk olarak telakki edilmemesi” gerektiğini, tam tersine İmparatorluk bünyesinde yer alan, daha da geniş bir zeminde İran’dan Anadolu coğrafyasına uzanan bir alanda yaşayan çeşitli etnik toplulukların, halkların akrabaların “yeni bir teşkilatlanması” olarak görür. Bir yönüyle Gökalp’ın millet anlayışı “dindaşlık, tarihtaşlık” temeli üzerine kurulur fakat onunla sınırlı kalmaz bu coğrafyadaki bütün toplukları kuşatacak bir mahiyet kazanır.

Kin ve ırkçılık

Ziya Gökalp kendisi de Kürt etnisitesine mensup olmakla beraber Kürt-Zaza-Türkmen-Tatar ve benzeri bütün halkların ortak bir tarih zemininde, İmparatorluğun çöküş sürecinde “yeni bir siyasi meseleyle” karşı karşıya olduğunu düşünür ve bu siyasi meselenin çözüm yolunu milletleşmekte görür. Türk dediği millet, bu sebeple bir ırka, bir etnisiteye değil akraba halkların ortak tarihi içerisinde farklı kültürlerin oluşturduğu birlikteliğe dayanır. Bugün Diyarbakır’da “Ziya Gökalp Müzesi” ve onun adını taşıyan lise aslında sembolik olarak bu topraklardaki kardeşliğin, birliğin sembolik varlıklarıdır. Bunlardan kim rahatsız olur?
Gökalp, nasıl bir etnik kimlikte bir millete değil ancak bir ırka ulaşılır, bunu savunanlar da ırkçı olur anlayışına sahipse, Gökalp’ın sembolik varlığına saldıranlar da bu anlayışın düşmanlarıdır. Onlar her etnisiteden bir millet çıkarmanın, dolayısıyla ırkçılığın peşindedirler.
Geçtiğimiz hafta ülkemizde yaşanan olay, bütünüyle böyle ırkçı bir anlayışın eseri olan, bir vahşet tablosu yaratmıştır. Bu ırkçı, totaliter, bir çeşit Baas hareketini andıran bu anlayışın yarattığı katliamın kurbanları arasında, şüphesiz ki bu barbarlığa boyun eğmeyen Kürtler ilk sıradadır. Onların Ziya Gökalp düşmanlığının temelinde de, onun “bu kardeş halklardan bir millet oluştuğu” fikrine duyulan öfke yatmaktadır.

Barbarlık mı insanlık mı?

Gökalp’e saldıranlar, bu şiddeti savunanlar veya döktükleri bu kana mazeret arayanlar aslında bu topraklarda yoğrulmuş bir mayayı, tarihin yarattığı bir gerçekliği zorla baskıyla katliamla değiştirebileceklerini zannetmektedir. Onlar hâlâ bir “etnisiteye dayalı bir ırk devleti” kurmayı, kendi geri anlayışlarına göre bir araya getirdikleri birtakım sosyalizan kavramlarla meşrulaştırmaya çalışırken, öncelikle bu ülkenin kardeşlik hukukun en önemli unsurunu oluşturan Kürtleri sindirmek istemektedirler.
Türkiye’nin “çözüm süreciyle” başlattığı inisiyatifin yarattığı atmosferi, Güneydoğu bölgesinde istismar edenler, belediyeler ve siyaset üzerinden elde ettikleri örgütlenme üstünlüğünü, halkın üzerinde baskı düzeni oluşturmak için, her yolu denemiş bulunmaktadırlar.
Bu çerçevede KCK yapılanması adı altında Türkiye çapında başta büyük şehirler olmak üzere gerçekleştirilen “terör yapılanmasının” nasıl büyük bir kin ve düşmanlık duygusu ile hareket ettiği ve Türkiye’nin neredeyse bütün şehirlerinde iç savaş kışkırtıcılığı mahiyetinde eylemler yaptığı kısa bir sürede kendini göstermiştir.
Diyarbakır’ın oğlu Ziya Gökalp’e yapılan bu saldırı “yüzyıllık bir kinin”, ırkçı bir anlayışın bugün sokaklara yansımış halidir. Barbarlar unutmasınlar ki Ziya Gökalp yüz yıldır yaşıyor ve yaşamaya devam edecektir. Barbarlığın ve vahşetin ise bir geleceği olmayacaktır.

<p>Şişli Ermeni Kabristanındaki anmaya Akşam Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Kartoğlu ve Kült

Markar Esayan'a vefa... 'Bugüne kadar geri adım atmadı, Markar yalnız değildir'

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Angela Merkel ortak basın toplantısı düzenledi

Sel felaketinin çevre sorunlarına da yol açan izleri 3 aydır silinemedi

Cevizi 1 gece suda bekletip içerseniz... Faydasını bir bilseniz