• $8,4873
  • €10,0637
  • 494.006
  • 1413.8
15 Ekim 2014 Çarşamba

Çözüm sürecine kimler karşı

Çözüm sürecine karşı olanların kendilerine göre çeşitli sebepleri bulunmaktadır. Her şeyden önce çözüm sürecinin “milli bir proje” olması daha önce “Kürt sorunu” diye diye ortalığı inletenlerin, bu sorunun çözüme kavuşturulmasından korkmasının ana nedenedir. Onlar, Türkiye’nin bu sorunu çözmesini değil, “bu sorunun Türkiye’yi çözmesi” ümidiyle yola çıktıkları için, o günlerde Başbakan Erdoğan’ın “çözüm sürecini başlatıyorum” açıklamasıyla adeta şok yaşamışlardır. Bu panikten çıkmak, yeniden ümitlenmek için Türkiye’de terörün yeniden ortaya çıkmasını beklemeye başlamışlardır.

Bugünlerde IŞİD ve Kobani üzerinden ortaya çıkan tablodan oldukça heyecanlanmış olmaları bundandır. Şimdi ortalık “çözümü süreci başarısız oluyor, süreç çöktü çekecek” diye sevinçlerini dışa vurmaktan kendilerini alamayanlardan geçilmemektedir. Bunlardan söz ederken terör örgütü ve etrafındakilerden bahsetmeye gerek olmadığı için, onların dışındakileri zikretmek daha doğrudur.

Kim nerede kiminle?

Türkiye’nin çözüm sürecine, Batı’nın ve Batılı istihbarat örgütlerinin bakış açısıyla açıkça olmasa da, benzer perspektifi paylaşanların sayısı az değildir. Bu örgütlerin, çeşitli organizasyonlarıyla uluslararası kuruluşlarıyla, enstitüleriyle içlidışlı olanların, uluslararası faaliyetlerinde kıdemli davetli olarak yer alan gazeteci, yazar, akademisyen, aydın sıfatıyla bu platformlarda rol verilen birçok kimseden bahsedilebilir. Bunlar arasında Avrupa takımında kendilerine yer bulmuş olanların mutlu ve ümitli olduklarından kuşku duyulamaz.
Bu karoda bulunanların esas itibarıyla Türkiye ile “tarihsel- kültürel bağlarının” bulunmadığını, hatta “Batıcılık ideolojisi ve laisizm” üzerinden “yerli olan her şeyden” nefret ettiklerini düşünürsek, Avrupalı dostlarıyla birlikte hareket etmeyi bir “ihanet olarak” görmeyip içten gelen bir davranış olarak benimsediklerini söyleyebiliriz.
Hatta bu tutumlarını ahlaki bir tavır olarak açıklamaya kalktıklarına da sıkça rastlanabilir. İnsan bu noktaya geldikten sonra Batılı- Avrupalı kurumların “Kürt sorununun çözümü” diye ortaya koyduğu resmi politikaları, Türkiye’ye karşı açıkça savunmaya kalkmalarında da şaşılacak bir durum kalmaz.
Ülkeden ülkeye tutumları değişse de Avrupa ülkelerinin “Kürt sorunu” konusunda resmi politikalarının birbirine oldukça yakın olduğunu görmek zor değildir.

Kimin projesi?

Kısaca ifade etmek gerekirse, bu görüşler şöyle özetlenebilir: Türkiye’de imparatorluk tasfiye edilirken Batı açısından Lozan’da halledilememiş bir mesele Kürtlerin Türkiye’den ayrılması konusudur. Bugün “Kürt sorunun çözümü” olarak Türkiye’ye dayatılmak istenen bununla ilgilidir. “Türkiye’de Kürtlere önce anayasal bir statü verilsin, arkasında mahalli yönetimlerle özerklik sağlansın, kendi yönetim birimlerini oluştursunlar sonra siyasi olarak bölgesel bir özerklikte, gönüllü birliktelik yani ayrılma hakkı da arkadan gelecektir.”
Dün, Kandile gidip “mücadeleden vazgeçmeyiniz,konjonktür lehinize gelişiyor”, “barış yapmanın zamanı mı?” diyenlerin “ruh halini” bu bağlam içinde okumak gerekir. Onlar “Türkiye’deki Batılılar” veya “Batı’nın misyonerleri” olarak,“yıllardır sahip oldukları iktidarı kaybetmenin” psikolojik travmasıyla, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bu iktidar kaybının müsebbibi olarak gördüklerinden dolayı onu başarısızlığa uğratmak için çözüm sürecinin çökmesini çok arzulamaktadırlar.
Ayrıca belirtmek gerekir ki, bugün “Türkiye bölünüyor” şeklinde sevinenler, başka bir oyunun parçası, daha doğrusu başka bir oyun planına dâhil oldukları için, Türkiye’nin başarısından rahatsızlık duyabilirler fakat boşuna heveslenmesinler çünkü bu ülkenin Kürtleri, Türkmenleri, Alevileri, Sünnileri de onların kim olduğunu biliyor. Birlikte ve kardeşçe yaşamanın önündeki engelin, yıllarca hangi zihniyet tarafından konulduğunun da, savunulduğunun da bilincindedir.

<p class='MsoNormal'>Yusuf Güney, geçtiğimiz gün Antalya Manavgat'ta Çardak  Mahallesi Balamut mevki

Yangın söndürme görevlileri ile tartışıp gözaltına alınan Yusuf Güney olay anının görüntülerini paylaştı

Tarihi değiştiren araştırma: Machu Picchu'nun bilinenden daha eski olduğu ortaya çıktı

Kemerköy Termik Santrali'ne yaklasan yangin havadan görüntülendi

Evsel atıklar burada elektrik enerjisine dönüşüyor