• $8,4396
  • €10,0747
  • 492.239
  • 1392.91
8 Ekim 2014 Çarşamba

Batının stratejisi nedir?

Türkiye’nin Ortadoğu ülkeleriyle yani kendi kültür coğrafyasıyla kurduğu ilişkileri ve bakış açısını üç dönemde ele alabiliriz. İlki imparatorluğun çöküşünden soğuk savaşa kadar uzanır. İkincisi; soğuk savaşın bitiminden sonrasını kapsar. Üçüncüsü ise; son on yılda ortaya çıkan gelişmeler dönemidir. Bölgede yaşanan sömürgecilik ve bölge ülkelerinin nüfuz alanlarına ayrılması politikaları, Türkiye’nin bütünüyle kendi içine kapanmasına vesile olmuştur.

Bölge halklarının “batı sisteminin” baskısı karşısında uzun yıllar ortaya koydukları tepkisel davranışlar, zaman zaman “İslamcılık veya milliyetçilik” olarak nitelendirilen hareketlere yol açmış olsa da, uzunca bir dönem batı hâkimiyetinin ciddi bir sorun yaşadığı söylenemez.
Türkiye’deki geleneksel tutum ise “Ortadoğu bataklığının dışında kalmaya” özen göstermek ve batıya ters düşmeyen, mümkünse batıyla benzer bir tutum takınmak şeklinde özetlenebilir. Bunun yarı resmi söylemdeki gerekçesi bellidir: “Araplar bizi arkadan vurdu”.

Bölge halkları ne istiyor?

Son on yılda durum epeyce değişmiştir. Değişimin ilk belirtisi kendisini “bahar devrimleriyle” göstermiştir. Yaklaşık yüz yıl sonra, Ortadoğu toplumlarının hem toplumsal yapılarında, hem de ekonomik ilişkilerinde ciddi farklılaşmalar yaşanmıştır. Artık sömürgeciliğin psikolojisinden uzaklaşmış dünyadan haberdar olan, yeni aydınlar yeni girişimciler yeni iş adamları yaşanan şehirleşme hareketlerinin paralelinde ortaya çıkan yeni “orta sınıflaşma süreci” güçlenen bir burjuvazi oluşturmuştur.
Bu gelişmeler geleneksel Ortadoğu düzenlerinde sarsıcı etkiler yaratmıştır. Petrol ve enerjiye dayanan ekonomik faaliyetlerde sektörel farklılaşmalar yaşanmaya başlamış, sadece enerji sektöründe değil, turizmde finansta ve diğer sektörlerde ortaya çıkan yatırımlar dünyanın başka ülkelerinin de ilgisine yol açmış, Dünya ekonomisiyle yeni ilişkiler kurulmaya başlamıştır.
Sorun tamda bu noktada ortaya çıkmıştır: Toplumsal ilişkilerin aktörleri, yeni kurumsal ilişkiler ve sektörler “değişen toplumlarda” değişmeye direnen “siyasal yapıların” çelişkisini ortaya çıkarmıştır. Yeni taleplere, yeni toplumsal ilişkilere kapalı olan bu siyasal yapıların açılması “bahar devrimlerinin” siyasette değişim talebi olarak ortaya çıkmasına yol açmıştır.
Bölgenin en güçlü ekonomisi, devlet ve demokrasi tecrübesine sahip olan ülkesi olan Türkiye’nin itibarı ve takip ettiği politikaların bahar devrimleriyle “yolunun kesişmesi” bu çerçevede anlaşılabilir. Mısır’da, demokratik güçlere karşı Sisi’nin desteklenmesi, Suriye’de muhalefetin “yalnız bırakılması” bütünüyle bu coğrafyadaki “yeni toplumsal güçlerin” Türkiye çizgisindeki bir siyasal sürece yönelmiş olmasının önünü kesmiştir.

Batı neyin peşinde?

Şimdi bölgede terör yükselmektedir. IŞİD meselesinin bugün ulaştığı boyutların asıl sorumlusu, bölgenin sosyal ve siyasal değişme eğilimlerine karşı alınan tavır ve Suriye’deki Baas rejiminin ayakta kalmasına yol açan “yanlış adımların” Batı tarafından atılmış olmasıdır.
Batı sisteminin şimdi, IŞİD karşısında atacağı adımların şu ihtimaller etrafında şekilleneceğini tahmin edebiliriz: Bunlardan ilki; PKK, SURİYE ve IRAK’ı aynı çizgide IŞİD’e karşı batı koalisyonlarıyla ortak harekete zorlamaktır ki bu Türkiye açısından, kabul edilebilir bir şey değildir. İkincisi; IŞİD’e karşı mücadele etmenin Esed’e karşı tavır almadan yapılmasını talep eden bir hareket planıdır ki bunun Türkiye açısından kabul edilebilir bir tarafı olmadığı gibi, IŞİD’i besleyen sürecin devam etmesine neden olacağını söylemeye gerek yoktur. Üçüncü seçenek ise; BAAS, IŞİD ve PKK gibi unsurları, bölgedeki istikrarsızlık ve terörün bütün kaynaklarını birlikte değerlendiren kapsayıcı bir stratejiyle hareket etme seçeneğidir. Bu hareket planında, Türkiye Irak ve bölge halklarının ittifak yapabileceğini görmek gerekir.
Bu üç ihtimal arasında batının yapacağı tercih, Türkiye ve bölge halklarıyla ne kadar uzlaşacağını da ortaya koyacaktır.

<p>Başkan Erdoğan, 'Bizi çok çok çok duygulandırdın. Tarihi bir başarı aldın, seni gönülden tebrik e

Başkan Erdoğan, olimpiyat şampiyonu Mete Gazoz'u tebrik etti

Bakanı Kurum, Antalya'da incelemeler yaptı

İstanbul'da tramvay raydan çıktı

İstanbul'da mesire alanları ve tabiat parklarında piknik ve spor yapılabilecek